No love, no feelings
I choke on the air I'm breathing
Undone, unhealing
Ain't nobody stopping the bleeding
Deaf with demons on both sides
Can't think, no angel left insight
Chained to this static in my mind
And I can't hide
@VisenyaPrewett çocukluklarından beri oynadıkları kovalamacaların tadını taşıyordu. Stella’yı mızıkçılıkla suçlamamıştı bu kez, çünkü işin eğlencesi zaten onun inatla koyduğu sınırların etrafında dolanmakta gizliydi.
@VisenyaPrewett Gözlerinde belli belirsiz bir parıltı vardı, kızın gözlerini yakalayıp kaçırmamasını ister gibiydi. “Merak etme, midene saldırmayacağım. Bu kadar kolay mı sanıyorsun? Benim yöntemlerim daha yaratıcıdır. Sen fark ettiğinde çok geç olacak.” Onun bu tehditkâr ama oyunbaz tonu, -
You made me insecure
Told me I wasn't good enough
But who are you to judge
When you're a diamond in the rough?
I'm sure you've got some things
You'd like to change about yourself
But when it comes to me
I wouldn't wanna be anybody else
@RoweRoKrum sana denk geldiğini sen bilirsin.”
Bakışlarını çok uzun süre tutmadı ama ses tonu netti. “Seninki biraz fazla doğrudan çarpıyor, onu da söylemeden geçemem.”
[Okul zamanı - Quidditch sahası]
*Güneş, kışın kısa günlerinde bile Quidditch sahasının üzerine altın tozu serpiyormuş gibi batıyordu. Tribünlerin ahşap basamakları, soğuğu iliklere kadar işleyen bir sertlikteydi. Rüzgâr, bayrakların kenarlarını hırçınca titretiyordu. -
@RoweRoKrum “pek de şaşırtıcı değil. Ama alışmakla yetinmek sana göre mi, ondan emin değilim.”
Ellerini cebine soktu, gözlerini kısa bir an yere indirdi, sonra tekrar ona çevirdi.
“Mesajlara gelince…” omzunu silkti. “Bazen herkes duysun diye söylenir, bazen de yalnız birine. Hangisinin -
@VisenyaPrewett gülümseyen Stella’ya baktı. Dudaklarının kenarı bu kez istemsizce yukarı kıvrıldı. "Tamam," dedi kısık bir sesle, bakışlarını kısa bir an kilitleyerek. "Bunu unutmayacağım."
@VisenyaPrewett arasındaki çizgi derinleşirken. "Benim uykumla uğraşacak kadar boş musun gerçekten?" Ama gözleri, kızın sırıtışındaki kıvılcımı yakaladığında öfkesinin yerini başka bir şey almaya başladı. Geriye yaslanıp derin bir nefes aldı, sanki kendini frenliyormuş gibi. Göz ucuyla hâlâ-