BASINA VE KAMUOYUNA;
Herkese Merhabalar
Ben Dr Larin Kayataş.Türkiyenin ilk açık kimlikli trans kadın doktoruyum. Sağlık Bakanlığı tarafından “mahkeme kararına” rağmen 2.defa devlet memuriyetinden men edilip,kamudaki doktorluk görevime son verildi.Bununla da yetinilmedi,hemen ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hakkımda suç duyurusunda bulunuldu,adıma ceza davası açıldı ve bugün hapis istemiyle yargılanıyorum.
Yalnızca doktorluk mesleğim değil;özgürlüğüm,geleceğim,varlığım kısaca hayatımın bütünü hedef alındı.
4 yıl Vehbi Dinçerler Fen Lisesi, 6 yıl Çapa Tıp Fakültesi olmak üzere en az 10 yıllık çok ciddi bir emekle elde ettiğim doktorluğumun kamudaki görevine tek taraflı ve hukuksuz biçimde son verildi.
Ben bir trans kadın,bir doktor ve bir insan olarak bütün bunlar karşısında çok öfkeliyim! Çünkü burada yalnızca bir idari işlemden söz etmiyoruz.Burada çalışma hakkının gaspı,sistematik dışlama,kurumsal cezalandırma ve insanlık onurunu zedeleyen çok ağır bir süreç söz konusu. Bunun adı açıkça zulüm!
Üstelik yaşadığım süreç yalnızca idari yaptırımlarla sınırlı kalmadı,Sağlık Bakanlığı tarafından atanan bir müfettiş ile hakkımda 10 ay boyunca eklerle birlikte 924 sayfa rapor hazırlandı. Kişisel verilerime erişilmeye çalışıldı.Çalıştığım kurumda çok sayıda sağlık personeliyle benim hakkımda görüşmeler yapıldı.Etek boyuma dair ifadeler rapora geçirildi.Özel hayatım ciddi bir mesai harcanarak incelendi ve bütün bunların ardından ceza süreci başlatıldı.Bana yönelik bu yaklaşım:sistematik,ısrarlı ve ağır sonuçlar doğuran bir dışlama,yıldırma pratiğine dönüşmüş durumda.
Sağlık Bakanlığının görevi bir doktorun özel hayatını ciddi bir mesai harcayarak incelemek değil,bu ülkenin sağlık politikalarını geliştirmektir.
Bu mesele yalnızca beni ilgilendirmiyor,bu mesele başta translar olmak üzere tüm Lgbti+ları,bu ülkenin doktorlarını,kadınlarını ve hak ihlaline uğrayan herkesi ilgilendiriyor.
Bu açıklamayı yalnızca yaşadıklarımı anlatmak için değil,gerçeği görünür kılmak için yapıyorum. Kamuoyunun bu hukuksuzluğu bilmesini,buna sessiz kalmamasını ve dayanışmayı büyütmesini istiyorum.Çünkü bana yapılanların normalleşmesini kabul etmiyorum.Çünkü bu ülkede bir hekimin,bir trans kadının ve bir insanın hayatı bu kadar kolay hedef alınmamalıdır.Önümüzdeki günlerde bu süreç nedeniyle uğradığım hak kayıpları ve işsiz bırakılmam karşısında maddi desteği de içeren bir dayanışma kampanyası başlatacağım.Bu hukuksuzluk karşısında sesini,dayanışmasını ve imkanı olanlar için maddi desteğini esirgemeyen herkese şimdiden teşekkür ederim.
Saygılarımla
Dr Larin Kayataş
#drlarinkayataş #standwithdrlarinkayatas
En tepedekinden bireyseline, yaşlısından gencine herkes LGBTI+ bireylerle uğraşıyor. Bırakın insanlar kendi bedeninde istediği gibi yaşasın. Buna bari müdahale etmeyin. Sırf kendi boktan hayatlarına bakmak yerine başkalarının bedenine, yönelimine laf uzatan, karışmaya çalışan ve bunu marifet sayan böcekler yüzünden bugün bir arkadaşımı kaybettim. Etrafa neşe saçan, hep cıvıl cıvıl ve daima pozitifliğinle aklımda kalacaksın. Herkesin yargılanmadan özgürce aşkını yaşayabildiği bir dünya diliyorum. Umarım bu yolda solan son çiçek sen olursun Zeynebim. Işıklar içinde uyu...
🔴#SONDAKİKA | Özgür Özel:
Ben milleti ne zaman sokağa davet edeceğimi bilirim. O gün sen ne hale düşeceğini kendin düşün.
Bana bu milleti sokağa davet ettirme.Aklını başına topla. https://t.co/kTRIswKK45
LEWN DROP KIYINA VURDU! 📢
Yeni sezon şerefine 1x 11000vp ve 2x 5350vp hediye ediyorum.
Yapman gerekenler:
💠Beni ve @BBL_esports'u takip etmek.
💠Bu gönderiyi yeniden paylaş.
💠Ve iki kişiyi yorumlara ekle.
Sonuçlar 7 Temmuzda açıklanıyor!
Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ihraç edilen 5 Teğmen'in ettiği yeminin metni:
• Ant içeriz ki laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, yüce Türk ulusunun namus ve şerefine, aziz vatanın bir karış toprağına uzanacak eller karşısında bizi bulacak ve kılıçlarımız daima keskin ve hazır olacaktır.
• Bizler Türk istikbalinin evlatlarıyız. Şerefimizle doğduk, şerefimizle yaşayacağız. Ne mutlu Türküm diyene
ÇAĞRIMIZDIR!!!
Son dönemlerde halk nezdinde gücünü kaybeden iktidar, anayasa değişikliği için vekil transferlerinden tutun da yargıyı sopa gibi kullanmaya kadar her yolu denemeye başlamıştır. İktidarda kalabilmek ve ülkenin dinamiklerini değiştirecek son adımları atabilmek için freni patlamış kamyon gibi davranmaktadır.
Bu kapsamda Cumhur İttifakı paydaşlarından ciddi bir biçimde oy alan Zafer Partisi’ni paralize etmek için Genel Başkanımız Sayın Ümit Özdağ’ın tutuklanmasına giden yolun taşlarını döşemişlerdir. Ancak partimiz dimdik ayakta bir biçimde Cumhuriyet, demokrasi, adalet mücadelesini sürdürme kararı almıştır.
Bu noktada daha önce Sayın Ümit Özdağ’ın katılımıyla yapılması planlanan İzmir Mitingimiz onun manevi varlığıyla gerçekleştirilecektir.
Son dönemlerde parti Genel Başkanlarından Gençlik Kolları Başkanlarına ve Belediye Başkanlarına uzanan bu baskı rejiminden kurtulmanın tek yolu, Atatürk çizgisindeki Türk Milliyetçilerinin, tüm demokratların birbiriyle değil, bu iktidarla ortak mücadele etmesidir.
Bu kapsamda; 26 Ocak 2025 Pazar günü gerçekleştirilecek İzmir Mitingimize, Çağlayan Adliyesi'ne gelerek Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ’a destek veren siyasi partilerin Sayın Genel Başkanlarını, her fırsatta yanımızda olduklarını belirten Sayın Belediye Başkanlarını, sosyal medyada çığ gibi demokrasi duruşu gösteren değerli sanatçı, bilim adamı, yazarları,
Ve ilk günden itibaren yanımızda duran Yüce Türk Milletinin aziz vatandaşlarını, diğer partilere gönül veren saygıdeğer halkımızı kendi partilerinin bayraklarıyla bu mücadeleye ortak olmaya davet ediyoruz.
Gelin omuz omuza ülkemizi bu iktidardan kurtaralım.
Kamuoyuna Saygılarımızla. #ÜmitÖzdağaÖzgürlük
Ümit Özdağ tutuklandı!
Adalet tutuklandı!
Asgari ücretle geçinmek zorunda kalan işçi tutuklandı!
Açlık sınırının altında yaşayan emekliler tutuklandı!
Sığınmacı ve kaçaklarla vatanını paylaşmak istemeyen vatanseverler tutuklandı!
Terörist başı, bebek katili Öcalan serbest kalmasın diyen şehit anaları tutuklandı!
Tribünlerde "Ne mutlu Türk'üm diyene" diye bağıran taraftarlar tutuklandı!
"Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diye haykıran milyonlarca Atatürkçü tutuklandı.
Beni tutuklayabilirsiniz ama öldürmeden susturamazsınız!