Dün sahada iki farklı karakter gördük.
Bir tanesi futbolculuk hayatında gölgesiyle bile kavga etmiş, ortama ayak uydurmak bir yana ortamı yok etmiş, kimseye boyun eğmemiş görünürde sorunlu bir profil.
Diğeri hep uyumlu, işinde de başarılı, etliye sütlüye bulaşmayan ve profesyonel bir tip.
Bir tanesi Trabzonspor’un onu yollamasına rağmen Trabzonspor’u yendiler diye soyunma odasında ağlayan bir tip diğeri ise başka takıma imza atarken, göbek bağı sanki orada kesilmiş gibi tüm aileye forma giydiren bir tip.
Bir tanesi döneminin en iyi futbolcusu olmasına rağmen asla daha çok parayı ve İstanbul’u tercih etmemiş, başarının zorla alındığı yerde kalmış. Gitme zamanı gelince de rakip olmamak için yurt dışına çıkmış.
Diğeri net olarak en iyi yerli kaleci olmasına rağmen artık tartışılmak ve başarıyı zorla alanı değil başarının bahşedildiği yerde olmak istediği için İstanbul’u tercih etmiş.
Futbol artık en düşük seviyede bile ciddi bir maddi kazanç getiriyor. Futbolcular çok ciddi para kazanıyor. Normal hayatın içinde olamayacak kadar. İki takım arasında alacağı para hiç olmasa bile bir şey kaybetmiş olmazsın en fazla kardan zarar dersin. Para öyle büyük zira.
Ülkemizde futbol insanların haftalık iki saatliğine aldığı terapinin ismidir. Herkes kendi hayat hikayesine göre bir takım belirler ve kendi hikayesini o takım üstünden kurar. Kendi elde edemediği başarıyı orada görmek ister. Kendinden olanların kansız savaşında sürekli yeni zaferler ister.
Baba Hakkı’yı Galatasaray’a, Metin Oktay’ı Fenerbahçe’ye, Lefter’i Beşiktaş’a, Dozer Cemil’i Fenerbahçe’ye yazarsan ortada hikâye kalmaz. Hikâye yoksa artık futbola da gerek yok. Bilgisayardan gayet iyi oynanıyor artık ne gerek var bunca strese?
Takımların efsane kaptanları diğer tüm camialardan saygı görür. Onun bir hikayesi vardır ve herkes aslında o hikâyeye saygı duyar. Yukarıda saydığım isimler hangi camia tarafından saygıyla karşılanmaz?
Dün hikayesini sosyeteye hoş görünmek, aralarına girmek, başarıya kolayca elde etmek için kalede duran bir adam vardı. Kendi yazdığı hikâyeyi hiç etmiş, saygınlığı değil beş senelik bir bohemliği tercih etmiş.
Diğer tarafta bir adam vardı futbolculuk döneminde şampiyonluk görmemiş, her defasında engellenmiş, önü kesilmiş, hakkı yenmiş, kendi içinde dahi nice sıkıntılar yaşamış ama pes etmemiş, hikayesine sahip çıkmış, kendinden olanla başarısız olmanın bile keyfine varmış biri. Şu an tüm futbol camiası ondan bahsederken saygıyla bahsediyor. Ağzını bile eğemiyor. Saygınlık kolay kazanılmaz ama tek bir cümle tek bir hareketle kaybedilir.
Sen bugün yayınlarda konuşan futbolcu artığı şaklabanlara bakarak gelecekteki hikayeni görebilirsin.
Hikayesine sahip çıkanlar ise ömürleri boyunca omuzlarda ve saygınlıkla kalacak.
Memleketinde kafana göre bir çay ocağında durup çay içemeyecek haldesin. Alacağın tüm başarıların tam olarak ne önemi var?
Para kazandırma durumu var bir de… Sen boğaz seçmeden gitmek istemişsin. Başkan ya seni kadro dışı bırakıp zarar edecek ya da seni satıp küfür yiyecek. Başkan elindeki malı pazarlayıp sattı bu maddi girdi onun başarısıdır senin değil. Ailen bile 10’dan fazla etmeyeceğini düşünüyordu. Yani burada riski alan başkandı. Kulübü zarar mı ettireyim yoksa küfür mü yiyeyim dedi? Sevdiği takım için küfür yedi. Senin anlayacağın şeyler değil bunlar.
Evet bu iki karakter aslında hayatın içinden. Her yerde bunlardan görebilirsiniz. Ama ben size hikayesi olan yerlerde kendi hikayenizi yazmanızı öneririm. Başkalarının hikayesinde figüran olacağınıza kendi hikayenizde ipe gidin.
Selametle.
Yayıncı kuruluşun koreografiyi yayınlamaması için baskı yapanların salağa yattıklarını görüyoruz.
Anlamadıysanız kulübünüze para akışını sağlayan şaibeli sponsorluklarınıza, yürütülen soruşturmalara, “kendi çevresinden” topladığı paralarla astronomik transferlere imza atan ve şuan hapisteki yöneticilerinize, kulüp üyelerinizin ifşa ettiği karaborsa rezaletinize, sizin için çıkan kartlara, çalan düdüklere, yani tamamen karanlık bir şekilde beslenen aslanınızı görebilirsiniz.
Diğer görselde de aslanınızı maç sonunda olduğu gibi arkasında taraftarının, camiasının gücü bulunan şanlı kulübümüz karşısındaki yerini görebilirsiniz.