Kütüphanede hukuk okuyan alt sınıf bir kız gördüm. Ticaret hukuku çalışıyordu, sana notlarımı atayım mı dedim birden ağlamaya başladı. Derste çok zorlanıyormuş ne yapacağını bilemiyormuş. Kesin beni hızır zannetti
Talâk suresindeki şu ayetin mükemmelliğini anlatmak isterim bugün size. "O, ummadığı yerden ona rızık verir." Ne tuhaf değil mi? İnsan çoğu zaman çözümün nereden geleceğini hesaplamaya çalışıyor. Bir kapıya bağlanıyor, bir ihtimale tutunuyor, bir insandan medet umuyor. Sonra hepsi birer birer tükeniyor. Tam her şey bitti sandığı anda, bu ayet çıkıyor karşısına. Subhanallah ayetin çarpıcılığına bakar mısınız?
Çünkü Allah'ın yardımı, insanın kurduğu hesaplara bağlı değildir. Bazen bir dua ile, bazen bir karşılaşma ile, bazen de hiç beklemediğin bir ferahlıkla gelir. Sen sadece önündeki duvarı görürsün; Allah ise duvarın arkasındaki yolu da bilir.
Doğru kişi, burnunu da sever, gıdığını da makyajsız halini de, uykulu sesini de, dağınık saçlarını da. Sivri sözlerini, kriz anında iken anlık parlamalarını bie sever. Çünkü bilir, senin özün iyi, niyetin temiz..