@DrTugrulcan Teşekkür ederim. Az önce denedim; aldığım api ile Vs Code + Continue üzerinden isteklerin çalıştığını gördüm.
Ancak yeni kurulmuş olmasının bazı sorunlarını da görmüş oldum. Token/sec performansı çok dalgalı.
Bildirime göre bu ay sonuna kadar sınırsız kullanım var.
@guzun4rgoksu Data var, karmaşık yapı can simidine ihtiyacımız da yok, mesâimiz dâim Kur'an içindir.
Data hadis ehlinin zihnindedir, eserindedir. Bunu sizin anlayacağınız gibi sunmak ya ihtiyaç yoktur ya sunmamak evlâdır.
Yüksek ilimlerin avâmın eline düşmesi makbul değildir.
@guzun4rgoksu Ancak şu var ki bir ilmî puanlama usûlü ile ulemâ kendi sistemlerini kurduklarında ilerleyen süreçte bir zemin oluşturulabilir.
Bunun hakkında Prof. Dr. Halis AYDEMİR bir çalışma yürütmektedir.
Eğer niyetiniz tüm bu ilmi avucunuz içinde görmek arzusu ise bu asla mümkün olmaz.
@guzun4rgoksu Hadis usulü, rivayeti salt veriye indirgeyen kaba determinizmle kavranamaz.
Sıhhat tasnifi; ravi idraki, metin ve bağlamı cem eden derûnî bir hermenötiktir; algoritmik indirgemeciliğe sığmayacak bir usul derinliğidir.
Sıdk ile meşgul olan mertebe kat etse de bitirdim diyemez.
@guzun4rgoksu Hadis usulü, rivayeti salt veriye indirgeyen kaba determinizmle kavranamaz.
Sıhhat tasnifi; ravi idraki, metin ve bağlamı cem eden derûnî bir hermenötiktir; algoritmik indirgemeciliğe sığmayacak bir usul derinliğidir.
Sıdk ile meşgul olan mertebe kat etse de bitirdim diyemez.
@malatyevi44 İftira sû-i zandan doğar. Sû-i zanna düşmemek için "şunu mu demek istediniz" "eğer şunu demek istediyseniz" gibi ifadeler kullanmanız gerekir.
"Ayan beyan olan videolar" işte zan. "Her gördüğümü duyduğumu anladım, şüpheye kalmadım" bu insan üstü bir vasıftır.
@malatyevi44 "Videolarında bir şey söylüyorsun, eleştirilince zıddını savunuyormuş gibi davranıyorsun."
İlk açıklamaya sû-i zan etmişsiniz, eleştiride bulunmuşsunuz. İkinci açıklamada görmüşsünüz ki zannınız tutmamış; özür dilemek yerine "aslında ilk anladığım gibisin" zannını devam ettirdnz
Kelâm ulemâsı akâid meselelerinde zannî delillerle amel edilemeyeceğini hükme bağlamıştır.
Batının zayıf zekâsı ise Vâcibü-l Vücudu yüzdesel hesap ile zannîliğe indirgemiştir.
Bizden gördüğümüz bâzı zâtlar ise bundan bîhaber gibi hâlâ bu zayıf ideolojiyi ithal etmektedirler.
Zorunlu varlık ve Epistemoloji Üzerine Birkaç Not:
1. Allah'ın zorunlu varlık olduğunu söylemek, O'nun var olmaması mümkün değildir demektir. Bizim gibi diğer varlıklar olumsal ya da mümkün varlıklardır. Varız ama var olmayabilirdik. Zorunlu varlık ise varlığını başka bir şeyden almaz ve yokluğu metafizik bakımdan mümkün değildir. Bu modal bir iddiadır ve Allah ezeli ve ebedi'dir demekten fazlasıdır.
2. Buradaki zorunluluk, normalde dar anlamda mantıksal zorunluluk değildir. "Allah vardır” önermesi yalnızca mantık kurallarından çıkarılan bir mantık önermesi değildir. Kastedilen daha ziyade metafizik zorunluluktur. Gerçeklik başka türlü olabilirdi ama Allah’ın hiç bulunmadığı bir gerçeklik metafizik olarak mümkün değildir. (bu mümkün dünyalar semantiğinde: "Allah'ın var olmadığı mümkün dünya yoktur" şeklinde ifade edilir.)
3. Ben dahil çağdaş teist felsefecilerin büyük çoğunluğu Allah'ın zorunlu varlık olduğunu kabul eder. Tabi buna Plantinga da dahildir. Hatta Plantinga modal mantık kullanarak belli bir genel tanımda ve tutarlılık varsayımında Allah'ın zorunlu varlık olduğunu ispatlar (bakınız Plantinga'nın modal ontolojik argümanı. Evet Plantinga Tanrı'nın varlığı ile ilgili argümanlar savunur. Hem de 2 düzine argüman! Ona fideist diyenler bilmez bunu tabi).
4. Zorunlu varlık fikri hem İslam, hem de Hristiyan düşüncede birbirinden bağımsız olarak çıkmıştır. İslam düşüncesinde bu kavramın en net ve erken formülasyonu İbn Sina'da vardır. Diğer taraftan Hristiyan düşüncede Iustinus ilk tanımı vermiş, İbn Sina'nın çağdaşı Anselmus ise ontolojik argümanında savunmuştur.
5. Allah'ın zorunlu varlık olduğu iddiası ontolojik bir iddiadır. Ama bu Allah'ın varlığı ile ilgili kimsenin inkar edemeyeceği mantıksal olarak zorunlu bir argüman ile gösterilebileceği anlamına gelmez. Argümanlar insan üretimidir ve epistemolojiktir. "Bütün çift sayılar iki asal sayının toplamı olarak yazılabilir" (Goldbah varsayımı) iddiası doğru ise mantıksal olarak zorunlu bir şekilde doğrudur. Ama bunu hala ispat edemedik.
Burada Allah'ın nasıl bir varlık olduğu ile Allah'ın var olduğunu nasıl kanıtladığımızı ayırmak gerekir. Bir kişi Allah'ın var olduğunu ve varlığının zorunlu olduğunu kabul ettiği halde, bunu kanıtlamak için öne sürülen belirli bir kozmolojik veya ontolojik argümanı başarısız bulabilir.
6. Evet İbn Sina böyle bir argüman geliştirdiğini iddia eder. Bunu savunanlar olabilir tabi. Ama çok sayıda Müslüman düşünür bu argümanı makul bulmamıştır.
Üstad Gazzali, İbn Sina’nın zorunlu–mümkün ayrımından hareket eden delilinin özellikle parçalardan bütüne geçişini sorgular. Her bir mümkün varlığın bir sebebe muhtaç olması, mümkün varlıkların toplamının da kendi dışında bir sebebe muhtaç olduğunu tek başına göstermez (benim de bir space odasında hatırlattığım gibi). Ayrıca İbn Sina başlangıçsız bir olaylar dizisini kabul edebiliyorsa, sonsuz bir sebepler dizisinin neden imkansız olduğunu ayrıca göstermeleri gerektiğini söyler. (İlginçtir kendisini Gazalici ya da kelamcı olarak niteleyen bazı dostlar bu eleştirilerin farkında değiller.)
İbn Rüşd de İbn Sina’nın delilini mevcut formuyla başarılı bulmaz. Özellikle mümkün kavramının farklı anlamlarda kullanıldığını düşünür. Mümkün bazen gerçekten var da olabilecek yok da olabilecek şey, bazen ise sadece sebebi bulunan şey anlamında kullanılmaktadır. İbn Rüşd’e göre bu anlamlar birbirine karıştırıldığında sebepler zincirinin zorunlu olarak sebepsiz bir varlıkta sona ereceği gösterilmiş olmaz.
Şehristani’nin eleştirisi ise daha radikaldir. O yalnızca delilin adımlarını değil, İbn Sina’nın Zorunlu varlık anlayışını da hedef alır. Ona göre İbni Sinacı kavramsallaştırma Allah'ın mutlak aşkınlığını yeterince koruyamaz. Allah varlık–yokluk, birlik–çokluk gibi karşıtlıkların ve insanın kavramsal kategorilerinin ötesindedir.
Buradan çıkarılacak ders belli. Bir argüman size kesin öncüllere dayanan kesin bir ispat gibi görünebilir. Ama aynı öncüllere başkası itiraz edebilir. Aslında öncüller de bu yüzden epistemik anlamda olasılıksaldır.
7. Bu teistik argümanlara özgü değildir. Ateistik argümanlar için de geçerlidir. Allah'ın var olmadığını gösteren argümanlar olduğunu, hatta bunların kesin olduğunu söyleyen ateistler olmuştur. Ama onların öncülleri de itiraza açıktır ve olasılıksaldır. Siz ben sizin olasılıksal argümanlarınız ciddiye almam çünkü bende kesin argüman var derseniz, o da size ben de sizin olasılıksal argümanlarınızı ciddiye almam çünkü bende kesin argüman var der.
8. Tanrı'nın zorunlu varlık olduğunu gösteren kanıtlar sunmak tek başına kötülük problemini çözmez. Elbette lehte ve aleyhte argümanları beraber değerlendirmek gerekir. Zaten benim savunduğum birikimsel yaklaşımın mantığı budur. Bence de Allah'ın varlığı lehinde çok ciddi argümanlar var ve bunlar ateistik argümanlara göre çok daha güçlü. Ancak bu ateistik argümanlara cevap vermek değildir. Onlara rağmen inanılabileceğini iddia etmektir. Bu iddia makuldur ama kötülük problemini çözmek değildir.
Tabi Allah'ın varlığı lehindeki argümanların ateistik argümanlardan güçlü olduğu da savunulması gereken bir pozisyondur. Bence doğrudur ve savunulabilir... Ama bunun için bu argümanlarla yüzleşmek gerekir.
@fatihkaymaz0@enis_doko Kelâm uleması akâid meselelerinde zannî delillerle amel edilemeyeceğini hükme bağlamıştır.
Batının zayıf zekası ise Vâcibü-l Vücudu yüzdesel hesap ile zannîliğe indirgemiştir.
Bizden gördüğümüz bâzı zâtlar ise bundan bîhaber gibi hâlâ bu zayıf ideolojiyi ithal etmektedirler.
@enis_doko Şehristânî'nin, İbn Sînâ’yı eleştirisindeki tavır, felsefî bir tereddüt yahut şüphe değil; Cenâb-ı Hakk’ı beşer zihninin dar ikiliklerinden ve soyut metafizik kalıplarından tenzih eden kâmil bir tevhid şuurudur.
@a23604512@AltayCemMeric Video çekilen hususların tamamı İslamî ve imanî. Sizin nazarınızda hakîr olan bizim nazarımızda en âlâ hakikatlerdir. Estağfurullah Azîm.
@ibrabah_realism@enis_doko İlmin vakârı tahkirle değil, tahkikle korunur. Madem ilmî yeterliliğiniz var; sosyal medyanın öfkesiyle değil, usulünce, hüccet ve hikmetle reddiye yazınız. Şahsiyatla değil, sağlam delille itiraz ediniz. Zirâ muhâtabınız ancak bu dilden anlar, bu yol ile ekarte olabilir.
@AltayCemMeric Modern din felsefesinin açmazı, Hakk'ı ontolojik zemin yerine bir 'hipotez' saymasıdır. Oysa Mutlak Hakikat, ihtimal hesabı değil; aklın, ahlâkın ve vicdanın bizatihi kurucu zaruretidir.