Allahım çok yoruldum çok bıktım sürekli anlaşılmamaktan sürekli küçük düşürülmekten ve azarlanmaktan ezilmekten hakaret işitmekten. Bıktımmmmmmm. Bende değer görmek istiyorum
Bekledi bekledi bekledi ve gitti çocuğun üstünü örttü. Sırf bana “sen bunu düşünemiyorsun, yetersizsin” gösterişi yapabilmek için.
ÇOCUĞUN ÜSTÜNDE doğduğundan beri uyku tulumu var geceleri. Örtülmeye ihtiyacı yok. Ama sorsan… ben ne anlatım ki? Her şeyi ben mi bilecem?
Çocuk uykusundan uyanıp “su su” diyor. Su şişesi hep benim yanımda ve kendisi de benim tarafımda uyuyor zaten. Kalkıp ben veriyorum uyuduğumuz zaman. Su an ikimiz de uyanık telefonla uğraşıyoruz. Çocuk uyandı su istedi. Koşa koşa yataktan fırladı tüm yatağı turladı hızlıca.
Birbirimize destek olup birbirimizi tamamlamak yerine neyin yarışı bu? Neden hayatımızı zorlaştırıyorsun?
Verdim çocuğa suyu. İçti ve emziğini verdim sonra. Gözünü kapat dedim. Ona da çekil diye işaret ettim çocuklar göz göze gelip uykusu kaçmasın diye. Yatakta yerime oturdum.
Sırf benden hızlı olup çocuğa ulaşabilmek içiniz. Lan zaten su benim yanımda. Zaten sen fosur fosur uyurken de uyanıp ben veriyorum. Neyin yarısı bu. Biz yarış içinde olmamalıyız. Biz evliyiz ve bu bizim ortak çocuğumuz. Kime
Neyi ispatlıyoruz? Aksine biz bi takımız.
Benimle anneliğimin yarısını yapıyor. Kendisi benim iyi bi anne olduğumdan daha iyi bi baba mı yarışı bu. Ve bu beni çok yoruyor. Ve üzüyor. Anneliğimi ispatlamak zorunda gibi hissettiriyor. Her yaptığımı eleştirmeye kadar gidiyor.
Ben sana bakınca içim erirdi. Her şeyine hayrandım. Gülümsemene, bakışına, göz kırpmana, konuşurken elini saçına götürüp saçlarının dalgalanmasına, düşünürken ağzını yamultmana, beni öpmene. Durduk yere gelip beni ensemden öpmene koklamana.
Çok özledim sevdalı zamanlarımızı. Çok sevdalıydık biz. Birbirimizle alakalı her şeyden mutlu olurduk. Niye bunu kaybettik? Neden geri kazanamıyoruz? Bunun çözümü ne? Bilen varsa söylesin lütfen. Ben çok mutsuzum. Eskisi gibi olsun istiyorum. Mutlu olalım istiyorum.
Nefret ediyorum beni “hizmetci” gibi görmesinden. Ben onun için yemek yapmayı seviyorum ve bazen tabağa koyup önüne servis etmediğim zaman dünyanın en özensiz ve üşengeç insanıymışım gibi davranıyor. Ya bende insanım. Yorulurum, kötü hissederim veya çok basit canım istemeyebilir.
Yine hayal kırıklığı yaşıyorum. Nefret ediyorum hayat şartlarımızı bana bir şeylerin bahanesi olarak sunmasından. Nefret ediyorum çalışıyor olmasını tüm yorgunluklarına ve ev içerisinde yapmak istemediği şeylere bahane olarak kullanmasından.