Kuzenime 170 gram altın verdim. Gramı 7.500 TL’den bozdurdu. Aradan zaman geçti, gram 6.150 TL’ye düşünce gidip 170 gram altın alıp geri getirdi.
Siz olsanız ne yapardınız?
@DoraOzsoy Gerçekçi demedim ki tatlış uWu 2d pembiş oyunlar yerine 3D daha atmosferik olsun yani.
Bak neydi o mesela bi tane casino roguelike oyunu vardı kol çekip ölmeceli.
O tarz gayet yapabilirsin baktığın zaman. Hani illa flashoyun çöplüğünde oyun oynamamıza gerek yok sanki
@wiesdante@ZiyadMisali Hayır onu geçtim TÜRK OYUN ŞİRKETİNİN 2 YILDIR GELİŞTİRDİĞİ MMO diye reklamlar patır patır basılıyor da..
Bir MMO için 2 yıl geliştirdiği demek bile rezalet çok az bir süre MMO için.
@wiesdante@ZiyadMisali Koskoca Amazonun bile beceremediği MMO olayını, random Türk bir şirket nasıl başaracak gerçekten merak ediyorum. Bu nasıl cesaret yani
SON DAKİKA | Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı:
Son günlerde Ege Adalarının Silahsızlandırılmış Statüsü hilafına yapılan açıklamaları gayriciddi, talihsiz ve zamansız buluyoruz.
1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması çerçevesinde gayriaskeri statü altına alınan Doğu Ege Adaları ve Oniki Adaların objektif hukuki statüsünde tartışmaya açık bir husus bulunmamaktadır.
Hal böyleyken, bölgemizde yaşanan son gelişmeleri fırsata çevirmek isteyen ve her vesileyle NATO müttefikimiz Yunanistan'la ikili ilişkilerimizi zehirlemeye gayret gösteren bazı çevrelerin yeni bir oldubitti teşebbüsünde bulunmaları esasen şaşırtıcı değildir.
Türkiye’yi revizyonizmle suçlayan bu çevrelerin uluslararası hukuk hilafına atacakları her adım yok hükmündedir. Daha da ibret verici olan husus ise bu zihniyetin geçmişte Kıbrıs Adasının ortak sahibi olan Kıbrıslı Türkleri toplu halde yok etmek isterken bugün onları da koruyacaklarını iddia etmeleridir. Bilinmesini isteriz ki, Kıbrıslı Türkler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan ve Garantör Türkiye’nin de desteğiyle kendi güvenliğini sağlamaya muktedir olup başka hiç kimseye muhtaç değildir.
Bölgemizde yaşanan gelişmeler barış ve istikrara olan samimi bağlılığın önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. İç politikaya yönelik saiklerle mesnetsiz iddialarda bulunmayı ve ülkemiz aleyhine dezenformasyon yapmayı adet haline getiren çevrelere, oldubittilere izin vermeyeceğimizi bu vesileyle tekrar hatırlatıyor ve kendilerini sağduyuya davet ediyoruz.
Bir adam, hedeflerini gerçekleştirmek için kullandığı ‘yazma’ metodunu anlattı:
"2026 yılında insanların hala sihir ve büyüye inanmıyor olmasını anlamıyorum ya.
Ben bir iki yıl önce yeni bir yeteneğimi keşfettim. Belki size de gelir diye anlatmak istedim.
Bir tane beyaz bir tahta alıyorsunuz. Sonrasında birkaç renk kalem alıyorsun kendine, sonra yazıyorsun.
Diyorsun ki ben şunları yapmak istiyorum. Bunları bu kadar süre içinde yapmak istiyorum. Önceliklerim bunlar. Bunları gerçekleştirdikten sonra da bu şekilde devam edeceğim. Altı ay, bir yıl, iki yıl yazıyorsun.
Sonra onlar gerçekleşiyor. Deneyin."