Çerçeve yasaya imza atanlar :
Demparti, 56 vekil 20 imza
MHP, 46 vekil 45 imza
Hangisi Türk milliyetçisi hangisi kürt milliyetçisi anlayan beri gelsin...
Performans sistemi olmalı.
Dosya sayısı ve karar hızına göre teşvik
Üst mahkemeden dönen sayisina göre ceza puanı
puanı
Duruşmayı zamanında başlatma teşviği
Bu bir saldırı ! Kıyılarımıza direkt olarak sistematik bir saldırı…
Turizm etkilenmesin diye sessizce,Kemer belediyesi ile birlikte elimizden geleni yapmaya çalıştık.El kol gücüyle başa çıkılamayacak kadar büyüdü.Akdeniz’de çığlık oldu.Ülke gündemine gelmedi.Kaynağını soruyoruz!
Karayolları Genel Müdürlüğünde çalışan kadrolu sürekli işçiler 2026 yılı giyim yardımı 116.050 TL
Tarım bakanlığı memurlarına giyim yardımı 19.000 TL
Hekime verilen giyim yardımı 1 corap parası...
🔴 Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçimlerinde yaşanan bir tartışma:
+ AKP'li üye: "İtiraz ediyorum."
- CHP'li üye : "Neresine itiraz ediyorsun?"
+ AKP'li üye : "Ediyorum. Açıklama yapmak zorunda değilim."
Sayın bakan belge olursa, kim olursa olsun üzerine gideriz demişti.
Sayın bakan sizden,Tuzlada olanlar için İBB’nin tespitleri sonrasında,aksiyon bekliyoruz.
@Akingurlek_
Tuzla'daki milyar dolarlık imar vurgununun belgesi!
* Müfettişlerin hazırladığı ekteki tablo, 'imar hakkı transferi' adı altında büyük bir vurgun yapıldığının kanıtı.
* Tablonun anlamı kabaca şu: Kamuda kalacak olan bir parsele başka bir yerde inşaat yapılacak bir parsel verilmesi gerekirken, aynı parsel onlarca kez 'takas' edilmiş.
* 'Alıcı parsel' yazan bölümdeki sayılar, parsellerin kaç kere takas edildiğini gösteriyor. Mesela; 18 Nisan 2017 günü belediye kararı ile bir parsel tam 148 kez takas edildi.
* Bir dairenin 148 kişiye satılması gibi..
* Bu şekilde müteahhitler yüzlerce 'kaçak konut' inşa etti. Vatandaşa sattı. Lüks villalar, iş yerleri vs. sayesinde birileri fena zengin oldu.
(@bahadir_ozgr )
Milletvekili Emine Zeybek'in gelini G.M. seçime günler kala işe alındı.
Sahte diploma ile işe alınan gelin yargılandı ve 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Tek gün hapis yatmadı.
Aldığı maaşları iade etmedi.
Bu suçu ortaya çıkaran @fatmakaplan gizli tanık ifadesi ile tutuklanarak cezaevine evine atıldı.
Siz hangi yüzle hala hukuktan adaletten bahsediyorsunuz?
@herkesicinCHP@yenipartiyiz@izmitbelediye
Sağlık sistemiyle ilgili her tartışmada tüm sorunların sorumlusu olarak hekimleri görenlere birkaç hatırlatma:
• Hekimlerin büyük çoğunluğu ayrıcalıklı ve zengin ailelerden değil, orta ve alt gelir gruplarından gelmektedir.
• Bugün alt sosyoekonomik düzeyden bir öğrencinin tıp fakültesine ulaşması, eğitimdeki fırsat eşitsizlikleri nedeniyle geçmişe göre çok daha zordur.
• Tıp eğitimi yalnızca yüksek zekâ değil yıllarca süren disiplin, emek, sabır ve fedakârlık gerektirir.
• Bir hekim, 6 yıllık tıp eğitimi, uzmanlık ve yan dal süreçlerinden sonra ancak mesleğinin karşılığını almaya başlayabilmektedir. Bu duruma gelene kadar hayatının en verimli yıllarını eğitim ve çalışma ile geçirir.
• Hekimlik, çoğu zaman aileden, sosyal yaşamdan ve kişisel zamandan feragat etmeyi gerektiren bir meslektir.
• Çok çalışmak her zaman çok kazanmak anlamına gelmez. Sağlık sistemindeki ücretlendirme sorunları bunun en açık göstergelerinden biridir.
• Hekimler uzun yıllar boyunca büyük ölçüde mesleki sorumluluk ve vicdani motivasyonla çalışmıştır. Karmaşık teşvik sistemleri yerine adil ve öngörülebilir bir ücret politikası daha sağlıklı olacaktır.
• Çok yüksek gelir elde eden az sayıdaki örnek üzerinden tüm hekimleri değerlendirmek gerçekçi değildir.
• Sağlık sisteminde yaşanan sorunların önemli bir bölümü; planlama, yönetim, finansman ve organizasyon kaynaklıdır. Hekimler bu sistemin kurucusu değil, çoğu zaman uygulayıcısıdır.
• Ve unutulmamalıdır ki hayatın herhangi bir anında herkes bir hekimin bilgi ve emeğine ihtiyaç duyabilir.
Eleştiri elbette gereklidir. Ancak sağlık sistemini tartışırken hekimleri günah keçisi ilan etmek, sorunları çözmez; sadece gerçek nedenlerin görünmesini engeller.
“Bana ‘Arap mısınız, kısmen mi Türk’sünüz‘ diye sorarak saygısızlık yaptılar. BBC’ye söyledim, Arapça konuşmuyorum, Kürtçe konuşmuyorum, ben Türküm.
Mardin’de doğmuşsam, Cizre’de de doğmuşsam, Kars’ta da doğmuşsam ben Türküm.”
- Aziz Sancar
18 yaşında tekte tıp fakültesini kazan
6 sene uzatmadan bitir 24 yaşında mezun ol
random bi ilçede/doğuda zorunlu hizmet yap
ilk tus'tan pediatri kazan 4 sene uzmanlık eğitimi al tez yaz 28 yaşında uzman doktor ol
yine doğuda/random bi ilçede 2 sene zorunlu hizmet yap hiç uzatmadan tekte yan dal uzmanlık sınavına gir yenidoğan kazan 30 yaşında yan dal asistanlığına başla
3 sene yan dal eğitimi al bitir 33 yaşında yan dal uzmanı ol
2 sene daha zorunlu hizmet yap 35 yaşındasın
hayatın boyunca 5 dakika dinlenmeden bu konuma gelmek için en genç yaş 35. bi sene mezuna kalamazsın, 1 staj bile uzatamazsın, sonraki tus kazanayım diyemezsin, yoğun çalışırken tezini zamanında yetiştirmek zorundasın, yan dal sınavını da tekte kazanmak zorundasın.
90 milyon insanın arasında bu alanda senin kadar bilgili 200 tane insan yok ama 23 yaşında özelde asgariye çalışırken atanıp 120 bin lira maaşla başlayan adam bunun maaşını azaltıp bana verin diyor. devletin memurlarını bu kadar şımartmaması gerekiyordu.
İlginç bir tespitim var:
Voleybol Milli Takımı, özlediğimiz Türkiye’ye benziyor.
Farklılıklarıyla bir arada durabilen, başarıyı paylaşan, birbirine saygılı, disiplinli, mütevazı ve eğlenmeyi bilen bir ekip…
Futbol Milli Takımı ise yaşadığımız Türkiye’nin özeti gibi.
Başarıdan çok imajın konuşulduğu, egoların takımın önüne geçtiği, en küçük eleştirinin kriz olarak görüldüğü, sürekli polemik üreten, aidiyet duygusunu zayıflatan bir atmosfer…
Belki de bu yüzden voleybol izlerken sadece bir başarı hikâyesine değil, içimizde uzun zamandır hasretini taşıdığımız Türkiye ihtimaline de alkış tutuyoruz.
-İstiklal Mahkemeleri 30 bin kişi asmıştır! (Ahmet Altan)
-İstiklal Mahkemelerince 120 bin kişi asılmıştır! (Abdurrahman Dilipak)
“-Kemalist İnkılapları yerleştirebilmek için 500 binden ziyade insan telef edilmiştir! (Kadir Mısıroğlu)
Yani salla salla vur duvara...
✍️🏻Peki gerçek ne?
-İstiklal Mahkemelerinin 1920-1927 yılları arasındaki toplam idam sayısı 2.076`dır. (iki bin yetmiş altı)
-İdam edilenler: Israrlı asker kaçakları, asiler, casuslar, bozguncular, ırz düşmanları, soyguncular, hırsızlar, halka eziyet eden görevliler, işgalcilerle işbirliği yapan Rumlar, Ermeniler ve gizli Tarikat-ı Salahiye Cemiyeti, “şapkayı bahane ederek halkı ayaklanmaya kışkırtma olayları… (İskilipli Atif Efendi vb.leri).”
(Prof Dr. Ergün Aybars)