2022'den bu yana sistematik olarak tecrit, tehdit, taciz ve işkenceye maruz bırakılan komünist tutsak Seda Baykan, başka bir hapishaneye sevk ya da bulunduğu hapishanede politik tutsaklarla kalma talebiyle başlattığı süresiz açlık grevinin 100. gününde.
Seda Baykan'ın, hapishanelerde tecride ve işkenceye direnen tüm devrimci tutsakların sesi olmak için mücadeleyi büyütelim. Onların direnişini sokaklara taşıyalım, taleplerini sahiplenelim.
Süresiz açlık grevinin 100. gününde yineliyoruz:
Seda Baykan'ın talepleri derhal karşılansın!
Devrimci tutsaklar onurumuzdur!
İstanbul |
"NATO karşıtı mücadelemiz engellenemez" diyerek bir kez daha sokaklardayız.
Savaş örgütü NATO için harcanan onca bütçe, kapatılan yollar, boyanan duvarlar, onlarca operasyon, gözaltı ve yüzlerce tutuklama işbirlikçiliğinizin kanıtıdır!
Katil NATO ve işbirlikçileri hesap verecek!
Ev hapsinde olmasına rağmen 3 Şubat siyasi kırım operasyonuyla tutsak edilen MYK üyemiz Ezgi Gürbüz’ün duruşması, yarın saat 10.10’da Çağlayan Adliyesi’nde görülecek.
Eşitlik ve özgürlük mücadelemizi engellemek için gözaltı ve tutuklama saldırılarını sürdüren erkek devlete karşı tüm kadınları ve LGBTİ+’ları Ezgi’yle dayanışmaya çağırıyoruz.
7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılması planlanan NATO zirvesi öncesinde Kadıköy Khalkedon meydanında eylemdeyiz.
Kadınlar ve LGBTİ+’lar olarak emperyalistler ve işbirlikçilerinin yaşamlarımıza, bedenlerimize ve emeğimize yönelik saldırılarına karşı meydanlarda olmaya devam edeceğiz.
Emperyalist savaş politikalarına karşı bedenimiz, emeğimiz, yaşamlarımız bizimdir!
7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilmek istenen NATO Zirvesi öncesinde Söğütlüçeşme'den sesleniyoruz.
Eli kanlı emperyalistler Ankara'da yeni savaş planları yapmak için bir araya gelirken, Ortadoğu'da halklar katlediliyor; işçiler ve emekçiler emperyalist savaş politikalarının bedelini yoksulluk, sömürü ve güvencesizlikle ödüyor.
Emperyalistlerin savaşlarının ortağı değiliz. Katil NATO'yu istemiyoruz!
Herkesi 7-8 Temmuz'da alanlara çıkmaya, NATO'ya karşı mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
Bu sabah saatlerinde Ankara’da gerçekleştirilen ev baskınlarında, aralarında yoldaşlarımızın da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.
7–8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen bu operasyonlar, halklara ölüm, yıkım, işgal ve göçten başka hiçbir şey vaat etmeyen NATO’ya karşı yükselen mücadeleyi bastırma girişimidir. Emperyalist savaş düzeninin işbirlikçileri, baskı ve gözaltılarla halkların öfkesini ve direnişini susturabileceklerini sanıyorlar.
Ancak ne baskılar ne de gözaltılar bizi yıldıramaz. Savaşın, işgalin ve emperyalizmin karşısında; halkların eşitliği ve özgürlüğü için NATO’ya ve işbirlikçilerine karşı mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.
Gözaltına alınan tüm arkadaşlarımız serbest bırakılsın!
33 düş yolcumuzu yitirdiğimiz Suruç Katliamı’nın faili IŞİD’li Deniz Büyükçelebi’nin fotoğrafı 11 yıl sonra açığa çıktı.
Yıllardır katliamın faili olduğunu ve yargılanması gerektiğini söylediğimiz Deniz Büyükçelebi hakkında hiçbir etkin soruşturma yürütülmedi, mahkemeler tüm taleplerimizi reddetti.
Bu fotoğrafa iyi bakın! Başka bir IŞİD’linin teşhis tutanağı aracılığıyla ulaşabildiğimiz bir katliam failinin fotoğrafıdır bu. 2015’den bu yana dosyadaki tüm gelişmeler, katliama dair tüm deliller ve detaylar bizim mücadelemizle açığa çıkarıldı ve erişilebildi.
Tutsak Eş Genel Başkanımız Hatice Deniz Aktaş, hakları için Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası (@ogretmensendika) öncülüğünde direnen öğretmenlerin mücadelesini Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi'nden selamladı.👇
Deniz Poyraz, 5 yıl önce HDP İzmir İl Binası’na yönelik silahlı saldırıda katledildi.
5 yıldır bu siyasi cinayete dair etkin bir soruşturma yürütülmedi. Katil Onur Gencer cezalandırılmadı.
Deniz için adalet sağlanana dek mücadelemizi sürdürecek, katillerden hesap soracağız.
NATO’ya karşı tutarlı anti-emperyalist mücadele çizgisinde ısrar edenlerin bu saldırıların hedefi olması elbette tesadüf değil. Gençliğe düşen görev, faşist saldırganlığa karşı birleşik mücadelede daha fazla ısrar etmektir.
Yoldaşlarımıza ve mücadele dostlarımıza özgürlük.
3 Şubat’ta devrimci sosyalistlere dönük siyasi kırım saldırısında tutsak edilen MYK üyemiz Okan Danacı'nın ilk duruşması 18 Haziran'da Çağlayan Adliyesi'nde görülecek.
Devrimci dayanışmayı büyütmeye, mahkemeyi takip etmeye çağırıyoruz.
Okan Danacı'ya Özgürlük!
📅18 Haziran Perşembe
⏰10. 40
📍İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi
12 Haziran'da Amed merkezli gerçekleştirilen siyasi kırım saldırısında gözaltına alınan yoldaşlarımız Fethiye Ok ve Soner Çiçek tutuklandı.
Ardı arkası kesilmeyen siyasi kırım operasyonları sökmedi, sökmeyecek.
Faşist ablukayı dağıtacak, özgürlüğü kazanacağız.
Fethiye ve Soner'e özgürlük, devrimci tutsaklara özgürlük!
Devrimci sosyalistlere yönelik siyasi kırım operasyonu devam ediyor. Amed merkezli gerçekleştirilen siyasi kırım saldırısında yoldaşlarımız Fethiye Ok ve Soner Çiçek gözaltına alındı.
Eskişehir'de ise SGDF'liler gözaltına alındı.
Devrimci sosyalist mücadele suç değildir. Yaşasın örgütlü mücadelemiz.
Bu abluka dağıtılacak, özgürlük kazanacak!
Yoldaşımız Şahin Tümüklü'nün tutukluluğunun devamına karar verildi.
ESP eş başkanı olduğu dönemde, eş başkanlığını yaptığı partinin ilçe binasına gitmesi iddianamesinde suç olarak yer alıyor. Dosyanın hazırlanma biçimi apaçık ortada.
Savunmasında bir bir anlatıyor.👇
3 Şubat saldırısında tutsak edilen, partimizin önceki iki dönem eş başkanlığı görevini üstlenmiş yoldaşımız Şahin Tümüklü'nün bugün görülen duruşmasında tutukluluğunun devamına karar verildi. Yoldaşımız, tekli ring dayatmasını reddettiği için mahkeme salonuna getirilmedi.
Şahin Tümüklü'ye özgürlük, devrimci tutsaklara özgürlük!
Yoldaşımızın savunmasından:
“Yıllardan beri önünüze benzer dosyalar geliyor. Rejime karşı çıkan kuvvetlerin politika yapmasına, örgütlenmesine yönelik bir saldırı. Bu kuvvetler bertaraf edilmeye çalışılıyor, eğer bertaraf edilemezse de zayıflatmak için operasyonlar yapılıyor.
Sayısız kez gözaltına alındım, sayısız kez tutuklandım. Son iki yılda çok daha özel bir saldırı dalgasıyla karşı karşıya kalıyoruz. Her yıl 10 Eylül yaklaşırken, her kasım ayında bir soruşturma açılıyor, oradan bir operasyon geliyor. Biz hakkımızdaki soruşturmayı öğrenince, soruşturmaya dair ifade vermek için dilekçe verdik. 10 gün geçmeden evimiz basıldı, kapılarımız kırılarak, işkenceyle gözaltına alındık. Dosyada tutuklama olacağı önceden belli. Operasyon oluyor, medyaya yaygın bir biçimde servis ediliyor. 24 saatlik avukat kısıtlaması getiriliyor, bu 24 saatte itirafçılaştırma baskısı uygulanıyor. Sorgu hakimliğine girdik, tek bir soru bile sorulmadı. Amaç toplumda bir korku, kaygı ve biat örgütlemek.
Eş Başkanımızın duruşmasını takip etmişim. Hemen orada arkadaşlarımız bu duruşmayı takip ediyor. Orada polisler arkadaşlarımızın fotoğrafını çekecek, 'hakkında örgüt üyeliği dosyası olanların duruşmasına katıldınız' denilecek. Biz bu duruşmalara katılıyoruz, duruşmalara çağrı yapıyoruz. Bunu açık bir şekilde yapıyoruz, bu bir hak. Bu rejimin yaratmak istediği belirsizlik, keyfilikle ilgili bir şey. Suçlanan biziz, suçlu olmadığını ispatlaması gereken de biziz.
Biz her yıl 12 Mart'ta Gazi'de yapılan anmaya katılıyoruz. Biz bayrağımızı açar, her sene yürürüz, bunu saklamıyoruz. Biz oraya binlerce kişiyle katılıyoruz. ESP'nin bayrağıyla katılınca suç oluyor. Suçsa o zaman gözaltına al! Neden almıyorsun, devlet vatandaşına tuzak mı kuruyor? Bu toplumda korku, baskı yaratmak için yapılıyor.
Çıkınca yine bu eylemlere katılacağız. Burada söylüyorum, 15-16 Haziran'da eyleme gideceğim, 20 Temmuz'da Suruç Oturumu'na gideceğim, 7-8 Temmuz'da NATO Zirvesi'ne karşı eylemlere katılacağım.
Dosya her şeye hakim olduğunu söyleyip hiçbir şey söylemiyor. Telefon görüşmelerinde hiçbir şey yok. Siyasi bir parti, varoluş zorunluluğu olarak eylem yapar, propaganda yapar ki örgütlensin. Biz toplumda özgürlük, eşitlik isteyenlerin yanındayız; bu mücadelenin her alanında yer almaya çalışıyoruz."
3 Şubat saldırısı kapsamında tutsak edilen yoldaşımız Berkan Balcı, bugün görülen duruşmasında tahliye edilmedi.
Baskılar, gözaltılar, tutuklamalar nafile. Tüm yoldaşlarımızı faşizmin zindanlarından alacağız.
Berkan Balcı'ya özgürlük, devrimci tutsaklara özgürlük!
Yoldaşımızın savunmasını paylaşıyoruz:
"ESP siyasi bir parti, ben de 15 yıldır siyasetin içerisinde olan, sosyalist dünya görüşüne sahip bir insanım. Sadece ESP binasına gitmek suçlama konusu yapılıyorsa, bu devletin kendi verdiği kararları tanımadığını gösterir. Devlet, Yargıtay onaylı bir partiye gitmeyi suç görüyorsa, yarın her parti için bunu yapabilir. Bunu darbe dönemlerine özlem duyanlar ister yalnızca.
Bir sonraki iddia, 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya katılım sağladığımın tespiti. Fezleke yazılmadan sanıkların kim olduğu araştırılsa, o mahkemede tutuksuz sanık olduğum anlaşılırdı. Bana SGDF ile dayanışmak için oraya geldiğimi söylüyorlar ama esas ben kendi mahkememe geldim ki SGDF yasal bir dernek zaten. Tüm duruşmalarıma katıldım. Süreklilik devam eden suç derken sanırım kendi mahkememe düzenli katılmamı kastediyorlar.
Baktılar ben kaçmıyorum, mahkememe geliyorum; mahkemeyi benden kaçırarak savunma hakkımı da gasp ettiler. Kendi mahkememe katıldığım suçlaması bir yana, ülkede yaşanan genel durumdan da üzüntü duyuyorum.
MASAK raporları ve HTS kayıtlarında hiçbir suç unsuru yok. İlk tutukluluğumdan bile eski tarihli kayıtlar. Ev sahibime gönderdiğim kira parası dosyaya konulmuş.
Gözaltında ters kelepçe yapmak, yere yatırıp sırtına basmak suç değil, açlık grevi mi suç? İnsanlık onuruna aykırı muamele esas suçtur. Susma hakkını kullanmak suç sayılıyor. Adı üstünde, susma hakkı. Hak mı değil mi?"
Genel Sözcümüz Tanya Kara'nın ve yoldaşımız Şükran Yaren Tuncer'in duruşması başladı.
Duruşmayı takip etmek üzere adliyeye gelen kadınlar duruşma salonuna alınmıyorlar.
Tüm engellemelere karşın kadın dayanışmamızı büyüteceğiz.
3 Şubat'tan bu yana tutsak edilen Genel Meclis üyemiz Berfin Polat, bugün görülen duruşmasında tahliye edildi.
Tüm saldırıların karşısında kadın özgürlük mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.
Hoş geldin yoldaş!