Belediye başkanlarını, gazetecileri, muhalifleri şafak baskını, hukuksuz tutuklamalarla hapse atan Saray hükümeti, “Kara Düzen” aldatmacalarını sunuyor:
-Bakan yardımcısı emekliliğini istemiş,
-SPK Başkanı istifa etmiş,
ASRIN SOYGUNU FON VURGUNCULARI siyasi ve bürokrat faillerini kaçıramazsınız, millete çatır çatır hesap vereceksiniz!
-Esenyurt kayyımı görevden alınmış,
MİLLİ İRADE VURGUNCULARI yolsuzluklarınızı, para kulelerinizi gizleyemezsiniz, hesap vereceksiniz!
-Adalet vurguncuları, fon vurguncuları; skandallarınız her gün milletin başına bela…
Çekin elinizi milletin cebinden, hürriyetinden, geleceğinden!
Millet ayakta, yeter artık!
Düşün milletin yakasından!
Murat Ağırel’in tutuklanması ile fon vurgunu sonrasında tutuklanan gazeteci, yorumcu sayısı 3 oldu.
Fatma Betül Sayan ise gözaltına bile alınmadı, sadece ifade verdi. Komedi ülkesi.
İBB davasında yargılanan Ekrem İmamoğlu, savunmasını tamamladı:
"Devriniz bitmiştir. Türkiye geçmişte de ara dönemler yaşadı. Bu dönem de tarihe bir ara dönem olarak geçecek. Zorla ayakta kalmaya çalışan, yorgun, gözünün feri bitmiş, muhakemesi zayıflamış, yürümekte zorlanan bir ara dönem
Halktan, sokaktan, meydandan, pazardan, camiden, milletten kopuksunuz. Milletin dışındasınız. Kendinize uygun bir muhalefet inşa etmeye çalışıyorsunuz. Rakibinizi sandıkta değil, adliyede yenmeye çalışıyorsunuz. Diplomamı iptal ediyorsunuz, kurultayı iptal ediyorsunuz, partiyi kapatıyorsunuz. Sonra yaptığınız millî irade hırsızlığını kutluyorsunuz
Bu bir bitiştir. Bu, sandıktan korkan iktidarın milletten korktuğunun daniskasıdır. Allah kimseyi sizin düştüğünüz bu acınası duruma düşürmesin. Hz. Ali’nin sözünü tekrar ediyorum: 'Eğer zalim ısrarla zulme devam ediyorsa bil ki sonu yakındır. Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bil ki zafer yakındır'" (ANKA)
🗣️ Özgür Özel'den yeni iddia:
💬 Binbin şirketinin sahibi Üsame Erdoğan, Erdoğan'ın kardeşi Mustafa Erdoğan'ın oğlu. Binbin'i halka arz eden firma Bulls Yatırım, ortağı ise Lidya Holding. Hepsi doğrudan bağlantılı
💬 Erdoğan'ın yeğeni Üsame'nin şirketine koşun demişler, herkes para yatırmış, işi bilenler çekilmiş. Bugün 200 lira koyan zavallının hissesi 47 liradan işlem görüyor
💬 Lidya Holding, sahibi Enver Çelik. Bulls Yatırım, sahibi Kemal Akkaya. Bunların kulaklarına kim ne fısıldadı? Bunlar savcılıktan serbest bırakıldı. Bunlar tutuklanamayacak kadar büyük lokmalar!
https://t.co/zd2RrtgljA
https://t.co/EVuqivGTz0
Liyakat değil hayli tartışmalı bir sadakat karşılığı oturtulduğu koltuk sayesinde elde ettiği gücün sınırsız olduğuna inanan Akın Gürlek’e sesleniyorum:
Ellerini ailem, dostlarım ve arkadaşlarımın üzerinden çek.
Tam karşında duruyorum.
Benimle uğraş ki dövüştüğüm kişi mert mi değil mi anlayalım…
Bu paylaşım kişisel gibi duruyor. Ancak benim, ailemin ve dostlarımın başına gelebilecek her türlü kötülükten sorumlu olacak olanların kim olduğunu kamuoyuyla paylaşıyorum. Paylaşmaya da devam edeceğim.
Öte yandan konu AKP ve devlet bürokrasisinden isimlerin de dahil olduğu fon soygunu ile ilgili olduğu için her şeyden önce siyasal ve toplumsal yanı olduğu kuşkusuz.
Fon soygununun ortaya çıkmasından sonra, konuya dair edindiğim bilgileri/iddiaları önce soru önergeleriyle sonra da sosyal medya üzerinden duyurmaya başlamamın ardından yoğun bir saldırı başlatıldı.
Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon lağımı kuran Adalet Bakanının danışmanlarından Furkan Torlak tasmasını tuttuğu trolleri, iktidar yanaşması medya mensuplarını, bunların yetmediği ortaya çıkınca da muhalif görünümlülerin pazarından satın aldığı ve “saygınlığı kendisi kadar olan” bazı isimleri devreye soktu.
Yanıtı hak eden kimse de yok açıkçası. Ailemi de hedef alarak hakkımda ortaya atılan iddialara yanıt vermeyi zaten zül sayarım.
Ancak, dostluğundan hiçbir zaman şüphe duymadığım Ahmet Saymadi bu saldırıların parçası olarak bugün tutuklandı. Çok uzun yıllara yayılan ve defalarca başımıza gelen kötü zamanlarda sınanmış bu dostluk şimdi de içi boş bir uyuşturucu suçlamasıyla bir kez daha sınanmaya çalışılıyor.
Yılardır restoran işletmeciliği yapan Ahmet Saymadi ile ortak olduğumuz iddiaları üzerinden geçen cumartesi günü Kadim isimli meyhanesine narkotik ekipleri tarafından baskın yapıldı. Gerekçesi ise söz konusu mekânda “uyuşturucu temini ve kullanımına” yönelik iddia dile getirilen sahte bir eposta ihbarıydı. Bu ihbarı kimlerin kimlere yaptırıldığını tahmin etmek güç değil!
Yapılan aramada iddialara konu herhangi bir suç unsuru bulunamadığı gibi o gece müşteriler dahil herkese yapılan GBT yoklamaları da temiz çıktı. Yani herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığına dair tutanak tutuldu. Buna rağmen Ahmet Saymadi sırf benim dostum olduğu için gözaltına alındı. 2 günlük gözaltıdan sonra sahtekarca “uyuşturucu kullanımına yer temin etmek” suçlamasıyla savcılığa sevk edilen Ahmet Saymadi çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.
Mali hesaplarına ilişkin yapılan MASAK incelemesinde, banka havalesi üzerinden aramızdaki para transferlerine ilişkin soru ise esas hedef ve amacı ortaya koyuyor. Ahmet Saymadi’ye bana göndermiş olduğu havalelerin ne olduğu sorulmuş.
Ahmet’in savcı ve hakime söylediğini ben de burada tekrar edeyim:
Limiti yüksek kredi kartımı, işletmesini yaptığı mekâna mal alımı için kullanıldı ödeme günü geldiğinde de kullandığı tutar kadar olanı bana ödedi. Bankadan alınan kredi kartı hesap ekstreleri de mahkemeye sunuldu. Buradan bir suçlama çıkmayacağı anlaşılınca da ne idüğü belirsiz ama yaptıranlarca bilinen bir eposta ihbarıyla Ahmet’i tutukladılar.
Buradan da ilan edeyim Ahmet’le ortağız.
Ne tehdit ve gözdağıyla rehin ve teslim aldıklarınız ne de kaça satın alınacağını bildiğiniz trol ve gazeteci görünümüyle ortalıkta dolaşanlardan değiliz. Yani bu yoldaşlık sizin kişisel menfaatlerinize dayalı suç ortaklığınıza benzemez.
Devleti yozlaştırıp mafyaya çevirenlere, sahip oldukları makamlar üzerinden çete düzeni kuranlara, her şey herkesin gözü önünde olurken utanmadan yalan söylemeye devam edenlere, ihalelerden komisyonlarla, açılan soruşturma ve davalarda aldıkları rüşvetlerle ya da fon soygunlarıyla yurttaşın cebindeki son kuruşa kadar gasp etmeye azmedenlere karşı mücadele ortaklığımız, yoldaşlığımız var.
Şimdi Akın Gürlek’e soralım:
-Off shore bağlantılı hesaplarla ilişkili sizin, sair akraba ve efradınız ile yakın çevrenizde bulunan bazı isimler üzerine yurtdışında kurulu tabela şirketleriniz var mı?
-Bu şirketler üzerinden “yurtdışı yatırımcısı” perdelemesiyle fon soygunu soruşturmasında adı geçen portföy yatırım şirketlerinden yüklü miktarlarda işlemler yapılmış mıdır?
-Fon soygunu ortaya çıkmadan birkaç ay önce Tera portföy yönetim şirketine manipülatif işlemler nedeniyle yaklaşık 9 milyon ceza kesen SPK yönetimi sonrasında bu vurgunu önleyici/denetleyici hiçbir işlem yapmadı. Eğer menfaat ilişkisi yoksa en hafifinden “görevi ihmal/kötüye kullanma” suçlamasından şüpheli olan ve bu tür soygunları önleyici/denetleyici kurum olan SPK yönetiminde eşiniz varken sizin soruşturmayı yürüten yargının başında olmanız çıkar çatışması değil midir?
-Fon soygunu soruşturmasının tutuklu şüphelileri Emre Tezmen, Muhammed Yarız ve Erdin Özel ile Adalet Bakan Yardımcılığı döneminden bugüne kadar 2024, 2025, 2026'da İstanbul’daki belirli otellerde görüştünüz mü? Görüşmelerin tarihleri, yerleri, amaçları ve içerikleri nelerdir?
-Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, üzerinize kayıtlı olduğunu öne sürdüğü 16 ayrı taşınmaz olduğunu açıkladı. Yaptığınız açıklamada 4 tapunuz olduğunu söylediniz. Ancak geçmişten bugüne kadar yaptığınız tüm taşınmaz alım satımların hepsini içere pasif tapu kayıtlarını açıklayacak mısınız?
-İlgili bakanlıktan bu pasif kayıtların silinmesini talep ettiniz mi? İlgili bakanlıktaki üst düzey yetkiliden “200 yıldır silinemedi dolayısıyla silinmesi imkânsız” yanıtı aldınız mı?
-Şu bağlantıda https://t.co/Z4oRydS8tY yer alan sorularımız baki kalmak kaydıyla tekrarlayalım; danışmanlığınızı yapan Furkan Torlak’ın, Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon çetesiyle birlikte işlediği suçlardan haberiniz var mı?
Bu kadar iddia ve delile rağmen Milletvekili olmayan hanımefendinin dokunulmazlığı olmadığı halde kimse dokunamıyor !
Ama Türkiye Hukuk Devletidir….
Ya muhalif olsaydı….
Devlet bursuyla okuyan Fatma Betül Sayan Kaya, tapu zengini çıktı!
Eşiyle birlikte 'Özata Denizcilik' hisselerinde manipülasyon yapan ve 5 ay içerisinde 2 milyar TL'den fazla kazanç sağlayan Kaya, ifşa olmasının ardından AKP'deki tüm görevlerinden istifa etmişti.
Gazeteci Yiğit Uzun, Kaya'nın ve ailesinin üzerine kayıtlı servet değerindeki tapuları paylaştı.
İBB'de işe girdiği gün, maddi durumu yeterli olmadığı gerekçesiyle milyonlarca TL değerinde 'burs kazanarak' yurt dışında okumaya giden Kaya'nın ve ailesinin tapuları şu şekilde:
1 - Fatma Betül Sayan Kaya'nın annesi Hatice Sayan'ın üzerine Tekirdağ Süleymanpaşa Köseilyas’ta 66.400 m² büyüklüğünde 5 farklı arazi bulunuyor. Arazilerin toplam değeri 250 milyon TL ila 300 milyon TL arasında.
2 - Anne Hatice Sayan'ın üzerine İstanbul Büyükçekmece'de Alkent 2000 villa sitesinde lüks bir villa bulunuyor. Bu villanın tapusu Kaya'nın bakan olduğu 2018 yılında alınırken, sitedeki villaların fiyatı 150 milyon TL ila 300 milyon TL arasında değişmekte.
3 - Anne Hatice Sayan'ın Tekirdağ Yenice'de 171 bin m² büyüklüğünde iki arazisi daha var. Bu arazilerin değeri de 80 ila 120 milyon TL arasında değişmekte.
4 - Fatma Betül Sayan Kaya'nın ağabeyi EPDK üyesi Ömer Fatih Sayan’ın Kadıköy Four Winds Park Residence’da lüks bir dairesi, Pendik Omega Yeşiltepe Villaları’nda ise lüks bir villası bulunmakta. İki taşınmazın toplam değeri 130 milyon TL'yi buluyor. Ağabey Sayan, her iki taşınmazı da kardeşinin bakan olduğu 2018 yılında satın aldı.
5 - Fatma Betül Sayan Kaya'nın küçük kardeşi Nazmiye Sümeyye Sayan'ın ise Büyükçekmece Türkoba’da havuzlu bir dubleks villası, Alibeyköy'de ise bir dairesi bulunuyor. Her iki taşınmaz da Fatma Betül Sayan Kaya'nın bakanlıktan ayrılmasından kısa süre sonra satın alınmış.
6 - Anne Hatice Sayan'ın tüm bu taşınmazlara ek olarak İstanbul'da 4 dairesi ve 2022’de kurduğu 'Hayat Var Gayrimenkul Yatırım İnşaat AŞ' adlı bir şirketi bulunmakta.
Ak Parti’nin kara düzeninde; özgürlüğünüz de bankadaki paranız da haber alma hakkınız da güvende değildir.
Fon krizi patlıyor; haberler engelleniyor.
Yurttaşların sosyal medya hesapları birer birer kapatılıyor.
Şimdi de onlarca gazetecinin ve basın emekçisinin çalıştığı T24’ün internet sitesi ile sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı veriliyor.
Anayasasında, “Basın hürdür, sansür edilemez” yazan bir ülkede, milyonların haber aldığı bir yayın kuruluşunun kapısına bir sulh ceza mahkemesi kararıyla, sudan sebeplerle kilit vuruluyor.
Önce T24’ü günlerce hedef gösterdiler. Ardından ülkemizi bir kez daha utandıran bu karara imza attılar.
Böyle devlet yönetilmez.
Bu yanlıştan bir an önce dönülmelidir.
Biz, bu baskıya, bu otoriter anlayışa hiçbir zaman teslim olmadık, bundan sonra da olmayacağız.
Sevgili yurttaşlar,
Aralarında benim de olduğum yüzlerce seçilmiş, siyasetçiler, gazeteciler, sanatçılar sadece siyasi tutumları nedeniyle, haksız hukuksuz biçimde cezaevlerinde tutuluyor.
Bizden tüm yaşananlara razı olmamız, olan biteni talihsizlik sayıp susmamız bekleniyor.
Susmayacağım. Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim.
Artık bıçak kemiğe dayanmıştır.
Meclis’in açıldığı bugün, Hatay halkının gasp edilen temsil hakkını ve emekçilerin, yoksulların, bilcümle halkımızın, adalete aç olanların duyulmayan sesini duyurmak için 24 saatlik açlık grevine başlıyorum.
Bu aynı zamanda, Anayasa’ya uyulması, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve görevimi yapmamın önündeki engelin kaldırılması için bir çağrıdır.
Ülkenin sorunlarını kendi sorunu bilen herkesi sesini yükseltmeye çağırıyorum. Bizi kendimizden başkası kurtarmayacak. Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız.
Ş. Can Atalay -Seçilmiş Hatay Milletvekili-
T24’ü kapattılar. Geçmişte Genelkurmay akreditasyon uyguluyor diye tepki gösteren siyasal islamcılar sansür ve baskıda sınır tanımıyor. Çok karanlık dönem.
Devlet denetleme kurulu başkanı Salih tanrıkulu aynı zamanda borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Denetim Komitesi Başkanı .
Yani bu işleri engellemekte görevli olan şimdi çözmekle görevlendirilmiş. Aklımızı yitirmemize az kaldı
Fatma Betül Sayan Kaya’nın 2,2 milyar TL'yi Hazine'ye iade etmesi masumiyet değil, suçun ve soygunun resmi itirafıdır! Deşifre etmeseydik milletin milyarlarını çıtır çıtır yiyeceklerdi.
Ancak yağma yok, kanun açık:
📌 SPK'nın OZATD suç duyurusu listesinde Fatma Betül Sayan Ve eşi İlyas Kaya neden yok, ifadeleri neden alınmadı?
📌 SPK 107/3'e göre elde edilen menfaatin kendisi değil, İKİ KATI ödenmek zorunda!
📌 Ödeme yapmak, SPK 106. maddeden (Bilgi Suistimali) yargılanmayı durdurmaz; o maddede etkin pişmanlık geçmez!
📌 Telefonları incelenerek neden irtibatları sorgulanmıyor?
O paralar nereden geldi, hisseler kime satıldı tek tek ortaya çıkacak.
Ayrıca 2,2 milyar TL bugün bankaya konduğunda mevduat faiziyle vergiler düşüldükten sonra bile saatte net 87 bin TL, günde net 2 milyon 88 bin TL para getirir.
Yakalanınca ana parayı bırakıp kaçmak yok, yargı önünde hesap vermek zorundasınız!