@notCloutbay They both are disgusting but that Persian dude made me laugh with try to selling manner shit for winning that damn argue. We all know why you were sitting that desk at the first place buddy.
🚨Osmanlı tarihini çok araştırdım.
Ama şu 6.5 dakikanın
verdiği hazzı hiçbirinde bulamadım
Elin yabancısı
Osmanlıyı öyle bir anlatmış ki
İzledikten sonra
"Zulüm 1453'te başladı" diyenleri
Silkeleyesi geliyor insanın
Mutlaka izleyin..
Tam arşivlik..👇
Yer işaretlerine ekleyelim mümkünse
🇹🇷Mutlaka Paylaşalım🇹🇷
Happy birthday to the @undertaker! Yes, you burned down the family home, encased my real father, Paul Bearer, in concrete, and set me on fire...a couple of times...but otherwise you're the best big brother anyone could ever hope for!
Osmanlı İmparatorluğu gerçekte neden yıkıldı?
Borçlanma yüzünden.
Peki neden aşırı borçlanıldı?
Endüstri devrimi tamamen kaçırıldığı için.
Şu video https://t.co/4yJaJVpFp0 Abdülmecid döneminde İngiliz ve Fransızlar'dan alınmaya başlanan borçların koca imparatorluğu nasıl yiyip bitirdiğini harika anlatıyor.
Keşke tarih dersleri de böyle olsaydı. Mutlaka izleyin.
Videonun yapay zeka tarafından hazırlanan özeti de şöyle:
Osmanlı İmparatorluğu, ilk dış borcunu 1854 yılında İngiliz ve Fransız bankerlerden son derece sömürücü koşullarla aldı.
1881’e gelindiğinde ise Osmanlı Düyun-u Umumiye İdaresi’nin (OPDA) kurulmasıyla egemenliğini fiilen kaybetti. Avrupa bankalarının kontrolündeki bu yapı, 1914’e kadar imparatorluk gelirlerinin üçte birini emerek sistemi ayakta tuttu.
1860’lara gelindiğinde Osmanlı maliyesi tam anlamıyla bir Ponzi düzenine dönüştü: Yeni borçlar eski borçları ödemek için alınıyordu.
1870’e gelindiğinde borç ödemeleri devlet gelirlerinin %50’sinden fazlasını tüketiyor, orduya, donanmaya, eğitime ya da altyapıya neredeyse hiç kaynak kalmıyordu. Devlet içeriden içe boşaltılıyordu.
Sultan Abdülmecid döneminde inşa edilen Dolmabahçe Sarayı, modernleşme adına alınan borçların ülkeyi nasıl iflasa sürüklediğinin sembolüydü. Bu süreç şunu açıkça gösterdi:
Her kredi bir bağdır, her tahvil ise finansal bağımlılık zincirinin bir halkasıdır.
Borç Yoluyla İmparatorluk Kontrolü
Düyun-u Umumiye yalnızca para toplamakla kalmadı; dış politikayı ve egemenliği de yönlendirdi.
Askerî işgale gerek kalmadan Osmanlı’yı kontrol etmek için Avrupalı güçlerin kullandığı bir araca dönüştü. Bir ülkenin ipoteğini elinde tutan, sonunda o ülkenin sahibi olur.
Almanya ise Berlin–Bağdat Demiryolu projesiyle imparatorluğun çöküşünü tamamladı.
Sömürücü sözleşmeler ve yeni borçlar sayesinde Osmanlı, 1910’a gelindiğinde fiilen bir Alman ekonomik kolonisine dönüştü.
Orduyu Alman subaylar eğitiyor, yeni borçların büyük kısmı Alman bankalarının elinde bulunuyordu.
Tarihsel Şablon
Osmanlı İmparatorluğu, I. Dünya Savaşı’ndan 40 yıl önce fethedildi—askerlerle değil, bileşik faizi kullanan muhasebecilerle. Son borç ödemesi 1954’te yapıldı. Böylece tarihte ilk kez bir ülkenin borç tuzaklarıyla nasıl satın alınabileceğinin şablonu ortaya çıkmış oldu.