“Zamanın kaybolmuşu yoktur. Yaşanan her şey, müspet, menfi, bizi inşa eder. Yalnız bizi değil, bizden sonraki kuşakları da…
Yaşadıklarımızı anında belki en iyi şekilde inşa edemeyiz. Ama, onları değerlendirdiğimiz vakit; gelecek daha emin olur.
Hayat “gemi”mi bilmiyorum; “gemicilik” olduğu gerçektir. Yaşandıkça ve akılda tutuldukça daha iyi seyrüsefer ederiz.
Herkes kendi talihinin mimarıdır.
Yaşadıkları, anbean insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer. Kader, gaipten yazılmaz. İnsan, kaderini kendi yazar.”
İLBER ORTAYLI
Bazı insanlar kırıldığını belli etmez. Sesini yükseltmez. Tartışmaz. Sadece içine atar. Sonra bir gün… İçinde biriken o düzenli, o disiplinli, o 'idare ederim' diyen taraf çöker.
Gerçek şu: Sürekli anlayan taraf olmak, bir erdem değil; bazen kendine ihanettir.
Kendine has rengi olan insanlara bayılıyorum . Ne başkasının ne giydiğiyle ilgilenir, ne kim ne demiş diye oyalanır. Fesatlık yok, kıskanmak yok, dedikodu yok. Sadece sade, temiz bir yol. Ne gösteriş, ne yarış. İşte gerçek insan dediğin böyle olur. Umarım hala vardır