12 MAYIS 2012: UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ
3 Temmuz 2011’de başlayan ve Fenerbahçe’yi hedef alan sürecin önemli dönüm noktalarından biri olan 12 Mayıs olaylarının üzerinden 14 yıl geçti.
12 Mayıs 2012 tarihinde stadımızda oynanan Fenerbahçe - Galatasaray maçı öncesinde, FETÖ’cü polisler tarafından planlı bir gerginlik yaratılmış; hiçbir olay yokken stadımız gaza boğulmuş, sokaklarda taraftarlarımız kovalanmış, kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı demeden insanlarımızın canına kast edilmiştir.
Fenerbahçe camiası ise tarihi boyunca olduğu gibi o gün de haksızlık karşısında geri adım atmamış; birlik, dayanışma ve haklılığından aldığı güçle gerçeklerin ortaya çıkması için mücadelesini sürdürmüştür.
119 yıldır onurlu ve dimdik duran; “önce vatan” diyerek daima ülkesinin yanında olan; yaşadığı tüm haksızlıklara rağmen yarıştığı her branşta Türk sporuna hizmet etmeyi sürdüren Fenerbahçe Spor Kulübü olarak;
12 Mayıs 2012’de yaşananları unutmadık, unutturmayacağız.
Fenerbahçe Spor Kulübü
YENEMEZSİN!
Bu şekilde yenemezsin bu yapıyı. Önce hep birlikte bunun farkına varacağız.
10 Tane eski başkanları, tüm eski oyuncuları, Hocaları, İş insanları, Bakan/Milletvekili vs tüm siyasileri, hukukçuları, taraftarı, grupları kol kola duruyor ve bölünmüyorken…
Sen tüm eski Başkan ve Eski/Yeni tüm Yöneticileri birbirleriyle didişirken YENEMEZSİN.
Her mevcut-eski yönetici başka bir muhabiri, finomeni fonlarken YENEMEZSİN.
Her Kongre üyesi kendine güç devşirmeye çalışıp sağa sola yanlarsa YENEMEZSİN.
Divan’ da tek soru sormaz, tek soruya cevap gelmezken bile bir Allahın kulu hesabını sormazsa YENEMEZSİN.
Her başarısızlıkta öncekine, sağa sola sallar, tek kişi sorumluluk alıp bedel ödemezse YENEMEZSİN.
Sürekli siyasilerle didişir ve bunu camiana şirin gözükmek için şova dönüştürür sonra o siyasilerin kapısında yatarsan YENEMEZSİN.
Hakem diye kavga eder, TFF’ deki tüm saflarını geri çekersen YENEMEZSİN.
Geçmişte kurullara gönderdiğin temsilciler kendi ticari rantları uğruna orada olanlara göz yumarsa YENEMEZSİN.
Hangi kulüpte var Ali Şen, Aziz Yıldırım, Ali Koç, Saadettin Saran, Murat Ülker, Ferit Şahenk, Abdullah Kiğılı, Nihat Özdemir, Hakan Safi, Hakan Bilal Kutlualp, M. Ali Aydınlar, Kiğılı, Hamdi Ulukaya ve niceleri? Ama hepsi bir şekilde kötü, birbirleriyle kavgalıyken YENEMEZSİN.
Yenmek mi istiyorsun? Naçizane söyleyeyim!
Her biri en az 2 Milyon Euro verebilecek 100 kişiyi toplayacaksın! Yukarıdaki liste tam kadro orada olacak.
Alacaksın bir salona gazeteci yasak. Tv yasak. Telefon yasak!
Önce kendi kavgalarını çözecekler. Barışacaklar!
Tek bilek, tek güç, tek ses mıh gibi duracaksın sapa sağlam!
Kimse gazeteci, fenomen fonlamayacak!
Aralarından kuracaklar yeni Başkan ve Yönetimi, stratejiyi!
Toplananı koyacaklar kasaya! Hepsinin iyi yaptığı oldu, kötü yaptığı oldu.
Tek adayla, tek yürek girecekler seçime!
Tüm tribün gruplarını alacaklar yanına!
Adam gibi hoca mı alacaklar, topçu mu alacaklar hep birlikte gidip en iyileri alacaklar!
Öyle taraftarın karşısına çıkıp pamuk eller cebe diyecekler.
Bu olmadan olmayacak.
Divan’ dı, Üyeydi, Dernek’ti hepsine de bi kenara çekilin önce TARAFTAR diyecekler.
YOKSA mı?
Yoksa YENEMEZSİN.
Yenemedin, Yenemiyorsun, Yenemeyeceksin.
1 Kez yenersin belki ama sezon sonu yine başkasının kutlamasını izlersin.
Osimhen’e kırmızı kart vermeyen hakemler, Guendouzi’ye kafa atilmasina da kırmızı kart vermez !
Tabii ki ülkede olmayan adaleti, futbolda beklemek ahmaklık olur !
Yapısal reform söylemlerinin yaygınlaştığı bugünlerde bu kavramı ilk gündeme getirenlerden biri olarak düşüncemi söyleyeyim: Hukukun üstünlüğü, gerçek demokrasinin sağlanması, liyakatin yerleştirilmesi Tükiye'de atılması gereken ilk adamlardır. Bunlar olmadan yapısal reform olmaz