Şaka gibi ama gerçek! Esenyurt’ta görevden alınan kayyum “vali yardımcısı” olarak görevine devam edecekmiş…
Madem bu denli temizdi bıraksaydınız da Esenyurt’ta görevine devam etseydi niye görevden aldınız?
Hep bir; “dostlar alışverişte görsün” hikayesi. Her şey ayrı skandal.
Cezaevindeki şehir plancıları halkı felakete sürükleyecek rant odaklı projelere geçit vermedikleri için oradalar. Tayfun Kahraman, Gürkan Akgün, Ramazan Gülten, Resul Emrah Şahan, Mehmet Murat Çalık, Buğra Gökçe ve Evren Buçan halen cezaevindeler. Plancılara özgürlük!
Metropolde selden 4 kişi öldü, kaybolanlar var. Mal kaybından bahsetmiyorum bile. METROPOLDE! İzmir’de geçen sene yine yağmur sonrası elektrik akımına kapılan 2 kişi yaşamını yitirdi. Ama belediyeler ve kaymakamlıkların el ele verip yaptıkları tek iş canhıraş köpekleri toplatmak.
Umarım Karadeniz bunun intikamını alır sizden. Nankör herifler! Velinimetine ihanet eden barbarlar sürüsü!
Halk ucuza balık yemesin diye yaptıkları şeylere bak. Kim yapıyorsa, teknesi bağlansın, çıkmasın denize. Ne balığa ne denize ne insana saygısı var!
Kanal İstanbul güzergahında yükselen TOKİ inşaat bölgesi de şiddetli yağıştan nasibini aldı.
Yüzyıllardır su havzası olarak kalmış olan bu alanı imara açmak ne kadar doğru?
İstanbul’a ihanet devam ediyor!
#selfelaketi
9 Eylül 2009
Yer: İstanbul
Ayamama Deresi taştı. 31 ölü!!!
2 Haziran 2014
Üsküdar Meydanı ile deniz tamamen birleşmiş, kara ve deniz sınırı yok oldu. Tarihi Eminönü alt geçidi ve Kapalıçarşı dükkanları tavana kadar suyla dolmuş, metrobüs ve metro hatları durdu.
18 Temmuz 2017
"Süper hücre" fırtınasıyla birlikte yine Üsküdar sulara gömülüp, deniz-kara birleşmesi tekrarlandı. Silivri, Aksaray ve Bakırköy’de botlarla insan kurtarılmış, E-5 karayolu nehre döndü.
27 Temmuz 2017
Dolu ve Sel Felaketi:
İstanbul yeniden batmış, metro istasyonlarını su basmış ve tramvay hatları felç olmuştur.
17 Ağustos 2019
Unkapanı ve Tarihi Yarımada Seli:
Eminönü alt geçidindeki esnafın malları yüzdü, bir vatandaşımız Unkapanı alt geçidinde su altında kalarak yaşamını yitirdi.
25 yıl boyunca dere yataklarını imara açıp betona boğarak Ayamama Deresi'nde 31 insanı boğanları, Üsküdar ile denizi birleştirenleri ve Eminönü alt geçidinde esnafı yüzdürenleri 'kader' diyerek unutan hafızanız; bugün yağan yağmurun hesabını cezaevindeki adamdan soracak kadar acizleşmişse, sorununuz yağmurla değil, yüzleşemediğiniz geçmişinizledir. #istanbul #sel #istanbultrafiği
İstanbuldaki askeri alanları,
Yeşil alanları,kamu arazilerini,dere yataklarını satıp imara dönüştüren AKP dir.
Ülkemize özellikle İstanbul’a milyonlarca mülteciyi doldurup vatandaşlık veren Şehrin planlamasına zarar veren AKPdir.
Unutulan tüm skandalları, egemenliğe vurulan tüm darbeleri bir kenara bırakın. Bir yabancı devlet başkanının Türkiye’ye 'ne desem yapar' dediği şu anı iyi izleyin!
Görmeyeceksin, duymayacaksın, konuşmayacaksın, sorgulamayacaksın, itiraz etmeyeceksin…
Yoksulluğa razı olacak, haksızlığa susacak, hukuksuzluğu görmezden gelecek, adaletsizliği kabullenecek, her söylenene boyun eğeceksin.
Hakkını aramayacak, hesap sormayacak, farklı düşünmeyecek, biat edeceksin.
Düşünen değil itaat eden, sorgulayan değil boyun eğen, vatandaş değil kul olacaksın…
İstedikleri bu!
Artık karar senin;
Ya Akp’den yana olacaksın, ya da TÜRK MİLLETİNDEN.
Türkiye'de sadece 2025 yılında vatandaştan 11 trilyon lira vergi toplandı. Böyle bir ülkede insanlar hala sokakta elektrik akımına kapılarak hayatlarını kaybediyor. Bunda sorumluluğa olan herkese lanet olsun.
İBB davasını hiç izleyen var mı bilmiyorum ama, çok eski arkadaşım İBB İmar Müdürü Ramazan Gülten, "savunma"sını verirken, ki suçlama yok hakkında aslında ama yatıyor işte, bugün su basan binaların, AVM'lerin fotoğraflarını göstermiş ve "işim bunların olmasını engellemek, ama işimi yaptığım için buradayım, bunlar kent mimarisinde hayati sorun" demişti.
Bugün Ramazan içeride, o binaları yapan, izin veren, rantını yutan AKP'liler sefada ve halk çilesinde, cefasında..
2026 yılında istanbulun göbeğinde bir çocuk elektriğe kapılıp ölüyor ama ülkenin her yerinde savunma sanayi festivalleri ile teknoloji pazarlıyorlar. Utanılacak o kadar şey var ki bu ülkede.
Daha gün doğmadan Halk TV’ye baskın yapılıyor! Neden? Çünkü gündemde İmamoğlu’nun dört gün sürecek savunması, milyarlık fon dolandırıcılığı, Yemen’e asker gönderme tartışmaları ve Akın Gürlek var… Bütün bunlar konuşulacağına, yine gazeteciler konuşulsun! Gazetecilerden mi korkuyorsunuz, yoksa gazetecilerin ortaya çıkaracaklarından mı?