🚨 HATAY’DA NELER OLUYOR?!
VATAN TOPRAĞI GÖZ GÖRE GÖRE ELDEN GİDİYOR!🇹🇷
Hatay’da yaşayan hemşirelerden, annelerden, babalardan gelen çığlıkları duymazdan gelemeyiz.
Bu, dram değil; açık bir demografik istila ve vatan toprağının sessizce kaybedilişidir.
• Hastanelerde her 10 doğumdan 8’i Suriyeli.
13-15 yaşında çocuk anneler doğuruyor.
• Erkeklerin 4-5 eşi, 20’den fazla çocuğu olanlar sıradan hale geldi.
• Sağlık personeli Arapça öğrenmeye zorlanıyor, Suriyeli doktor ve hastalar Türk personeli hor görüyor.
• Parklarda, duvarlarda Arapça “Hatay bizim” yazıları. Türk anneler parklara giremiyor, Suriyeli erkekler izliyor.
• Genç Suriyeli gruplar bıçak, satır, silahla geziyor; hastanelerde kavgalar eksik olmuyor.
• Sınırdaki tel duvarlara, asker kulübelerine rağmen kaçak geçişler devam ediyor.
İnsan kaçakçıları vatan haini gibi çalışıyor.
• “Buralar bizim, siz gideceksiniz” diyorlar açık açık.
Hataylı hemşirenin dediği gibi:
“Savaşmadan kaybediyoruz.”
Belediye başkanı konuyu gündeme getirince soruşturma, sesini çıkaran vatandaşlar yalnız bırakılıyor.
Bu tabloyu yıllardır anlatıyoruz ama yeter!
Artık eylem zamanı:
✅ Sınır güvenliği derhal güçlendirilsin, kaçak geçişler durdurulsun.
✅ Kayıt dışı doğumlar, çok eşlilik, çocuk evlilikleri acımasızca takip edilsin.
✅ Vatandaşlık ve nüfus politikaları gözden geçirilsin.
✅ Hatay’da Türk kimliği korunmalı, demografik denge sağlanmalı.
Atamızın emaneti Hatay, Türk’tür, Türk kalacaktır!
Anıtkabir’in ruhu inliyor…
Biz susarsak tarih bizi affetmez.
Bu mesajı okuyan herkes paylaşsın, ses olsun.
Devletimize, yetkililerimize sesleniyoruz:
Hatay’ı koruyun!
#HatayBizim
#SınırlarımızıKoru
#TürkiyeTürkiyeKalacak🇹🇷🦅
(Haberler ve vatandaş beyanları üzerine derlenmiştir.
Resmi makamların acil inceleme ve tedbir almasını talep ediyoruz.)
https://t.co/N4y1dkhszN
1964 Limasol direnişinde İrlanda asıllı İngiliz savaş Muhabiri Don McCullin'in çektiği ve ona ödül kazandıran bu fotoğrafdaki kişinin, TMT'ci Enver Korkmaz olduğunu defalarca yazdım. Buna karşın fotoğraf hala DENİZ GEZMİŞ diye paylaşılıyor.
Bazı kişiler de fotoğrafa uydurma hikayeler yazarak paylaşıyor. Oysa
Fotoğrafın gerçek hikayesini 2021'de yazmıştım. Aşağıda okuyunuz.
Gazi mecliste, hiçbir hukuki bir altyapısı olmamasına rağmen, adına “milli birlik, kardeşlik ve demokrasi komisyonu dedikleri bir komisyon kurdular.
Bu komisyonun raporunda, teröristlerin toplumsal hayata adapte olabilmeleri için ekonomik ve sosyal destekler ile ilgili çalışma yaptılar. Komisyon raporunun ilgili kısmı aşağıda.
Ancak adında Gazi ünvanı taşıyan bu meclis, TBMM’ ye 600 metre mesafede bulunan Güvenparkta hak arayan, gazilerinin sesini duymuyor.
Bir gazimizin sitemle söylediği” terörist olmak daha avantajlı” cümlesinin sadece bir sitem cümlesi olmadığını görüyoruz.
Meclis milletin iradesinin temsil edildiği yerdir. Gazi Meclis dediğimiz TBMM teröristlerin değil Gazilerimizin haklarını teminat altına almak zorundadır.
#GazileriminYanındayım
#GazilerinHakkınıVerin
#Gaziler
Rum terör örgütü EOKA’nın Kıbrıs Türkü’ne yönelik katliamları öylesine acımasızdı ki, küçük çocukların bile vahşice öldürüldüğünü gören Birleşmiş Milletlerin o dönemki en yüksek rütbeli askeri bile “Ben daha önce böyle bir vahşet görmedim” demişti.
Rum vahşetini anlatan videomuzun bu bölümünde Rum teröristlerin okul çağındaki soydaşlarımızı nasıl toplu halde katlettiklerini şahitlerin anlatımıyla yayınlıyoruz.
Kıbrıs Türkü’ne yapılanları unutmayacağız, unutturmayacağız! 🇹🇷
#MillîSavunmaBakanlığı
Yunanistan Türk azınlık okullarını kapatırken AK Parti Türkiye’nin egemenliğini kabul etmeyen Heybeliada Ruhban Okulunun açılmasına izin veriyor. Gayri milli Eğitimsizlik bakanı ruhban okulu açılmalı diyor. @zaferpartisi@zpgencresmi
İngiltere ve Fransa gibi küresel sistemin iki önemli gücü, bugün çeliği, madenciliği ve stratejik sanayiyi yeniden millî egemenliğin ayrılmaz parçası olarak görürken devletleştirmeyi açıkça tartışıyor.
Buna karşılık Türkiye’de yıllardır madenlerden stratejik üretim tesislerine kadar birçok kritik alanın özelleştirilmesi ve uluslararası sermayeye açılması dikkat çekici bir çelişki yaratıyor.
Jeopolitik rekabetin sertleştiği, tedarik zincirlerinin silaha dönüştüğü bir çağda, stratejik sektörler yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda millî güvenlik önceliğidir.
Dünyanın yeniden millîleşmeye yöneldiği bir dönemde milli savunma sanayi ile övünen Türkiye’nin de kritik madenlerini, çelik üretimini ve stratejik sanayisini uzun vadeli millî çıkarlar doğrultusunda değerlendirmesi hayati önem taşıyor.
Hükümet terörist elebaşı Öcalan'a statü verirken, vatan için terörle mücadelede 1990-2000 yılları arasında bedel ödemiş kahraman Gazilerimiz Mustafa Akyüz, Soner Demir, Özcan Memiş ve Suat Akgül'ü ziyaret ederek minnet ve şükran duygularımızı ilettik.
Terörsüz Türkiye yalanı ile Türk milletine ihanet eden teröristlere özgürlük ve statü vermek niyetinde olanların ilk karşısına çıkan biz olduğumuz gibi sonuna kadar da bu mücadelemizi sürdüreceğiz.
Zafer, teröre alkış tutanların değil, vatan ve millet uğruna bedel ödeyen ve bedel ödeyenlerin yanında duranların olacak...
Devletin vakfını soymakla suçlanan Şeref Bey ile aynı cezaevinde tutulmuştuk. Benim için Yunus Emre Vakfı soygununu ortaya çıkardım diye, Şeref Ateş için Yunus Emre Vakfı’nı soyduğu gerekçesiyle ceza isteniyordu.
Yunus Emre Vakfı soygunu son yılların en büyük yolsuzluğudur
Bana "çözüm önerin nedir" diye soruluyor.
Yok şimdi çözüm önerim arkadaşım, yok
Bitti bende öneri...
Ben, 2024 itibariyle, herkes karşı çıkarken, bugün şikayet ve olduktan sonra analiz edilen her şeyin olacağını ve çözümlerini yazdım!
Dedim ki;
⛔ bu kadar hızlı rezerv toplanmaz, bırak kuru piyasa oluştursun
Parasallaşma yaratıyorsun, enflasyonu besliyorsun
⛔ Dezenflasyon hala varken, faiz indir, sonra indiremeyeceksin, ihtiyaç olduğunda da artıramayacaksın, arzı kıracaksın, arz yönlü enflasyon olacak, gıda ve enerji fiyatını faizle kontrol edemezsin, enflasyon talep kaynaklı değil
⛔ Rezervde altın oranı çok yüksek, fiyat artarken şık duruyor, düşerken rezervi vuracak
⛔ Yabancı menkul kıymete gelmiyor, Carry'ye bedava para dağıtılıyor, kurda volatilite yarat, böyle yarın ne olacağı bilinen kurla ancak sıcak para getirirsin. Sermaye piyasalarını düzenle, manipülasyon boyutu ve likidite sığlığı yabancı gelişini engeller
100 milyonluk Türkiye’yi 5-10 milyonluk ülkelerin yasalarıyla yönetmeye kalkıyorsunuz. Bu düzen, çocuklarımızın katili oldu!
Satırla bıçakla yakalanan katiller takipsizlik alıp serbest bırakıldı ve evladımızı Mattia Ahmet’imizi katletti.
Hiçbiriniz çıkıp “Bu sistem çöktü, kapatın dükkanı!” demediniz. Konu Ahmet’in yaşam hakkı olunca sergilediğiniz suskunluğunuzla bu cinayete ortak oldunuz.
Bu kan sizin vicdansız ellerinizde. Bu utanç sizin boynunuzda!#MinguzziYasasıTBMM
Zafer Partisi Rize İl Başkanlığımızın yarın (18 Temmuz Cumartesi) düzenleyeceği "Türkiye Cumhuriyeti Nereye Sürüklenmek İsteniyor?" panelimize tüm Rize ve Karadeniz halkını davet ediyorum.
Terörist Öcalan DAM İttifakı'ndan ne istedi ne aldı?
Türkiye PKK'ya taviz mi veriyor?
DAM İttifakı'nın amacı ne?
Sözde Kürdistan için geri sayım başladı mı?
Türk Milleti bu süreç karşısında ne yapacak?
Akademisyen Yazar Prof. Dr. Emin Gürses, Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, Akademisyen Necdet Basa ve ben Ümit Özdağ, gerçekleri Türk Milleti ile paylaşacağız.
Haydi Rize, Teröre ve terör sevicilere karşı yarın buluşuyoruz!
📌Rize İsmail Kahraman Kültür Merkezi
🗓️18 Temmuz Cumartesi
🕑14.00
Yıllarca Suriyeli sığınmacıların, Afgan, Pakistanlı, Afrikalı, milyonlarca kaçağın Türkiye’de kalmasının ülkemiz için bir beka meselesi olduğunu anlattık:
Milyonlarca Suriyeli sığınmacının uluslararası yasalara ve milli yasalarımıza göre vatanlarına dönmesi gerektiğini savunduk.
Milyonlarca Afgan, Pakistanlı, Afrikalı kaçağın ülkelerine dönmesinin bir zorunluluk olduğunu anlattık.
Aksi takdirde Türkiye’nin Türk milli kimliğini kaybedecegini ifade ettik.
AKP iktidarının sığınmacıları geri yollamayacağından duyduğumuz şüpheyi her fırsatta gündeme getirdik.
2023 seçimlerinden önce Suriyeli sığınmacılar başta olmak üzere çok sayıda yabancıya vatandaşlık verilerek oy kullanmaları sağlanmıştı.
Şimdi Türkiye’de kaldığı söylenen 2.300.000’den fazla sığınmacının Suriye’ye geri yollanmayacağını AKP iktidarının yetkilileri açıklıyorlar:
Onları Türkiye’ye entegre edeceklermiş!
Bu entegrasyonun Türkçesi onlara vatandaşlık verilecek olması ve böylece kitlesel oy ithalatı yapılması demektir.
Bu Türk milletinin milli iradesini tasfiye etmek demektir.
Bu Anadolu’ya yeni bir millet ithal etmek demektir.
Böyle bir eylem Türkiye’ye karşı yapılmış bir suikast niteliği taşımaktadır.
Büyük Türk milleti, aileni, vatanını ve geleceğini savunmak için Zafer Partisi’ne oy ver. Sığınmacı ve kaçakları vatanlarına yollayalım. Uyuşturucu çetelerini yok edelim. PKK ve FETÖ’yü ezelim. Ve Türk ekonomisini üreten bir ekonomi haline getirelim. @zaferpartisi
Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner, sipariş bir süreç ile tutuklandı.
Güner’in hukuki bir süreçle değil, nasıl ince elenip sık dokunmuş bir kurguyla tutuklandığını anlatayım.
Kendisine sorulan söz konusu ihale süreci daha önce zaten didik didik edildi. Kamu İhale Kurumu (KİK), Danıştay, İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri ve bilirkişiler dosyayı inceledi. Hiçbir suç, yolsuzluk veya kamu zararı bulunmadı! Tüm bu denetimlerin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı net bir karar verdi ve “Kovuşturmaya Yer Yok” dedi. Yani Ankara’da dosya kapandı, konu bitti.
Fakat ne hikmetse, Ankara'da kapanan dosya için bir anda İstanbul’da bir gizli tanık peydahlanıverdi! İstanbul Başsavcılığı gizli tanığı dinledi, sonra "Benim yetki alanımda değil" diyerek (yetkisizlik kararıyla) dosyayı ait olduğu yere, Ankara’ya gönderdi.
Lütfen buraya dikkat edin! İstanbul’dan Ankara’ya gönderildiği o günlerde İstanbul’daki başsavcıvekili, Ankara’ya başsavcı olarak atandı!
Yeni Başsavcı koltuğa oturur oturmaz da Ankara'da kapanmış dosya için İstanbul’dan gelen dosya ile operasyon düğmesine basılıyor. Normalde bir belediye başkanını yargılamak için İçişleri Bakanlığından soruşturma izni alınması şarttır. Bu engeli aşmak için dosyaya tüm CHP’li belediyelerde olduğu gibi örgüt kılıfı bulunuyor. Böylece izne gerek kalmadan belediye başkanımız da gözaltına alınıyor.
Dosyaya sırf kılıf olsun diye örgüt iddiaları eklenmişti, ama savcılık sorgusu sırasında Çankaya Belediye Başkanımıza bu ağır suçlamalarla ilgili tek bir soru bile sorulmuyor!
Çünkü altı tamamen boş.
Ankara'da kapanan bir dosyayı, İstanbul'da bir gizli tanıkla diriltip, başsavcı atamasıyla eş zamanlı olarak Ankara'ya taşıyıp tutuklama çıkartmak hukuk değil, yargı mühendisliğidir.
Biz yol arkadaşımız Hüseyin Can Güner’den kuşku duymuyoruz!
Bugün,İstanbul Anadolu adliyesi 1.çocuk mahkemesi,15 yaşındaki bir çocuğu 8 yerinden bıçaklayan 15 yaşındaki şahsı tahliye etti.
Şahıs toplam 4 ay tutuklu kaldı.
Yaralı çocuk hala tekerlekli sandalye de yaşamını sürdürüyor.
Mağdur aile de baba yok,anne iki çocuğuna bakabilmek için evlere temizliğe gidiyor.
Biz çocuğa rehabilitasyon desteği ve hukuki destek veriyoruz vereceğiz.ama 4 ay sonra salıverilen kişinin bundan sonra yapabileceklerinin sorumluluğunu kim üstlenecek ?
@ucimorgtr@SaadetOzkanEfe
Türkiye organize suç örgütleri, uyuşturucu ve sanal kumar çeteleri girdapına sürüklenmiş durumda. Çeteler esnaftan “sokağın hakkı” diyerek haraç topluyorlar.
Sokağın hakkı veya bir başka ifadeyle vatandaşla araç işlemek basit bir suç değildir. Devlete meydan okuma anayasal düzeni değiştirme ve yıkmaya teşebbüs suçudur.
Zafer Partisi olarak organize suç örgütleri uyuşturucu ve sanal kumar çeteler terör örgütü kabul edeceğiz ve buna uygun bir ceza ve ceza İnfaz sistemi yaşama gecirecegiz.
Zafer Partisi’nin seçkin uzman kadroları Türkiye’nin her yerinde Tertemiz Türkiye projesini dolaşarak anlatıyorlar.@zaferpartisi@zpgencresmi@duzcezp
31 yıl önce bugün Avrupalı devletlerin gözetimi ve sözde koruması altında Soykırımı aratmayan Boşnak katliamı yapıldı.
11 Temmuz 1995 Srebrenitsa Katliamı Avrupa yakın tarihinin en alçak kumpası, yüz karası ve insanlığa ihanetidir.
Önlenebilecek bir katliam BM ve Hollanda Barış Gücü K. Alb Karremans tarafından adeta görmezden gelinmiştir. Bu görmezden gelmenin temel amacının 1998 baharında BM kararı olmadan Sırbistan'a NATO müdahalesi için dünya kamuoyunda alt yapının hazırlanması olduğu yıllar sonra ortaya çıkmıştır.
ABD'ye NATO ve AB’ye güvenmek tam da budur. 8373 can bugün de yüreğimizi dağlıyor.
BM Genel Kurulu 23 Mayıs 2023 tarihinde 11 Temmuz’u Srebrenitsa Soykırımını Düşünme ve Anma günü olarak kabul etmiştir. Ancak aynı BM, Gazze’de, Batı Şeria ve Lübnan'da bugün devam eden soykırımı önleyemiyor.
Bu tarihi gün dilerim NATO, ABD ve AB'ye bel bağlayan mandacılara ders alacakları bir örnek olur. Katliamda hayatını kaybeden tüm Boşnak kardeş ve akrabalarına rahmet, Hayatta kalan yakınlarına sabır diliyorum.
Onurlu Türk milleti iktidar ve muhalefet kanallarındaki yayınlardaki Atlantik yalakası söylemlere çıldıradursun
“gelen kıymetli misafirler” (işgalci güçler) ; Kurtuluş yıllarında olduğu gibi “hindiden tüy koparma” derdinde olmadık gazlar verirken, gazetecimsi yaratıklar hangi liderin en çok hangi yemeğimizi sevdiğinden dem vuruyor!
Ben söyleyeyim yemeyi istedikleri petrol ve gaz havzalarımız , içmek istedikleri fırat diclenin suyu, yüzmek istedikleri kara ve ak deniz!
Kızılcagün Platformu olarak altıncı durağımız Antalya!
11 Temmuz Cumartesi günü düzenlenecek olan “Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik” panelimize Türk milletini davet ediyoruz.
Yer: ASSİM Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi
1219. Sokak, Doğuyaka Mahallesi, No:9, Muratpaşa/Antalya
Şahin Filiz (@proffiliz)
#kızılcagünplatformu #kızılcagün