Milletin dişinden tırnağından arttırarak belki de son kuruşunu verdiği siz yardım edin diye verdiği bir kuruluşun başkanı olarak, kendin adına karar defterine yazarak borç almanın da haklı bir yanı yok. Baştan sona okudum insanlar sen kumarda, ya da borcu bi sebeple katla ardından da kasadan borç alma özgürlüğünüz olsun diye vermedi o paraları. Yazık, çok yazık.
@profobektas Hocam 6 şubat depreminde Malatya'da orta hasar görüp güçlendirme yapılan 7 katlı binada bu depremde çeşitli çatlaklar döküntüler oluştu kolonlara bakma fırsatı olmadı henüz..Ne yapmalıyız,eve girmek riskli olur mu?
Başkanımızı uğurladık;
değerleri, umudu ve büyük emeğinin izi bizimle kaldı.
Dostlarının yol arkadaşlığı, bıraktığı güven ve sevgiyle birlikte yaşamaya devam edecek.
Onun gönlü Şehzadeler’e bağlıydı;
bizim gönlümüz ise sonsuza dek ona bağlı kalacak.
Şehzadeler, Gülşah Başkanını asla unutmayacak.
Acımızı paylaşan herkese yürekten teşekkür ediyoruz.
35 yıllık bir tıbbi onkoloji/hematoloji hocası ve konunun uzmanı olarak diyorum ki:
1999 Yılında akut lösemi tedavisi görmüş Sn. Murat Çalık’ın en son yapılan tıbbi değerlendirmesinde:
✅ Kemik iliği kapasitesi zayıf ve sınırlıdır. Vücudu enfeksiyonlara karşı koruyan beyaz küre sayıları sürekli 4 binin altındadır.
✅ Son yapılan kemik iliği aspirasyon ve biyopsi analizinde kanser öncüsü blast hücrelerinin oranı %4-5’dir.
✅ Hematolojik indekslere göre %5 ve üzeri nüks anlamına gelmektedir.
✅ Ayrıca hastanın tükrük bezinde ortaya çıkan ve 2008 de ameliyatla çıkarılan ikinci bir kanser hikayesi vardır.
✅ Yapılan endoskopik analizde her an mide kanamasına sebep olabilecek şiddetli pangastriti ve daha önce divertikülit hikayesi ile birlikte kalın barsaklarında çok sayıda divertikülleri vardır.
Bu değerlendirme sonucuna göre:
✅ Sn. Murat Çalık’ta hapishane koşullarında zayıf kemik iliği kapasitesi nedeniyle hayatı tehdit edecek şiddetli enfeksiyonlar ortaya çıkabilir.
✅ Hapishanenin yarattığı stres, sıkıntı, üzüntü ve kötü koşullar kan kanserinin her an nüksünü doğurabilecek epigenetik risk faktörleridir.
✅ Aşırı kilo kaybı, iştahsızlık ve strese eşlik eden şiddetli gastrit tablosu hayatı tehdit edecek ağır mide kanamasına yol açabilir.
✅ İki kez kanser hikayesi olan, lösemisi her an nüks edebilecek ve sağlık durumu pamuk ipliğine bağlı Sn. Murat Çalık’ın yukarıda verilen sağlık analiz sonuçları göz önüne alındığında tıbben ve insani açıdan hapishanede tutulması doğru değildir.
✅ Murat Çalık derhal serbest bırakılarak tutuksuz yargılanmalıdır. @eczozgurozel@herkesicinCHP@drzelihaaksaz@muratemirchp@profdrhalukkoc@veliagbaba@gunaydingokhan@alimahir@aylinyaman_@saglikbakanligi@drmemisoglu@ADLITIPKURUMU@ttborgtr@melihhkochan@halktvcomtr@szctelevizyonu@gazetesozcu@mmuratcalik@adalet_bakanlik@yilmaztunc
Fenbendazole is the future of cancer treatment.
It's helped terminal cancer patients achieve complete remission when chemo failed.
Big Pharma can't patent it, so they ignore it.
Here's everything you need to know: 🧵
Sevgili İzmir Halkı, Sizi Dayanışmaya Çağırıyorum,
Disk Genel İş Sendikası İzmir’de mantıklı hiçbir açıklaması olmayan bir grev sürecini, insanlarımızın günlük hayatını alt üst etme ve sağlıklarını bozmayı da göze alarak devam ettirme çabası içindedir. Bu esnada hem iş yapmaya çalışan arkadaşlarımız hem de belediye yöneticileri sık sık tehdit ve tacizlere maruz bırakılıyorlar. Bu baskı ve tehditlere boyun eğmem asla mümkün değildir. Grev bitsin diye çaba gösteriyorum, ancak makul olmayan, sorumsuzluk boyutunda taleplere kesinlikle “evet” diyemem.
Grev öyle ya da böyle son bulacaktır. Dayatmalarla değil hukukla, siyasi ve idari sorumluluğumuzla İzmir adına gerekeni yapacağız. Bu süreç içinde; Şehrimize ve insanlarımıza sahip çıkmak adına, grev sonlanana kadar sizlerden dayanışma ve destek bekliyoruz. Hep birlikte çevremizi temiz tutalım, duraklarda bekleyen hemşehrilemizle araçlarımızı paylaşmaya çalışalım. İzmir’in dayanışma kültürünü gösterelim.
Sevgili belediye çalışanları,
Grev hakkınıza sonuna kadar saygılıyım. Belediyenin daha fazla ücret ödeyebileceğine dair kanaatiniz varsa grev yapmaya devam edin. Ama, duyuyorum ki birçoğunuz mevcut durumdan yakınmakta. Sizlerin de yaşananlara anlam veremediğinizin farkındayım.
Kurmaya çalıştığım tek şey, mali disiplini olan bir belediye, kamu kaynağını doğru kullanan bir yönetim anlayışıdır; Hem İzmir’in hem çalışanlarımızın geleceği için bunu yapmak zorundayım. Burada görev size düşüyor. Lütfen sendika yetkililerinin makul tekliflerle gelmesi için elinizden geleni yapın, hepimiz için çok geç olmadan.
Kordon’da çöplerin toplanmasına engel olmak isteyen sendika işçileriyle yaşanan tartışma sırasında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, grevcilere sert tepki gösterdi: “Belediyeyi batıramayacaksınız… Bu işleri yapacak adam bulurum ben!”
Sonunda ağzındaki baklayı çıkarmışsın!
Ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu unutup açıkça bir cumhurbaşkanı adayını “telef” etmekle tehdit etmişsin.
Beni değil on milyonlarca seçmeni, milleti tehdit ediyorsun.
Aziz Milletim!
Cumhurbaşkanının “telef oldunuz”, “telef olacaksınız” sözü Türk siyasi tarihinin en dehşet verici itiraflarından birisidir.
Erdoğan rakiplerini saf dışı bırakmak için her yolu denediğini, daha da deneyeceğini itiraf etmiştir.
Seçimi iptal ederek, milli iradeyi yok sayarak, emrine aldığı yargı marifetiyle rakibini hapse atıp 35 yıllık diplomasını iptal ederek, aile fertlerini hapse atarak bizi durduramayacağını gören bu akla şu soruyu sorun:
Bilmediğimiz başka hangi yöntemlerin var? Daha ne yapacaksın? Henüz “heybenden” çıkarmadığın başka ne kaldı?
Aziz Milletim;
Telef olan Türk ekonomisidir, iştir, aştır, ekmektir,
Telef olan demokrasi ve hukuktur,
Telef olan milyonlarca emeklinin, işçinin, memuru , çiftçinin, gencin hayatıdır,
Telef olan “milletin hizmetkarı” diye yola çıkarıp bir kenara atılan Ak Partili kadrolardır,
Telef olan her musibete rağmen yıllarca Erdoğan’ı sırtlamış Ak Partili seçmenin umutlarıdır.
Bu kötücül aklın yakıp yıkmadığı, canından bezdirmediği, inim inim inletmediği, “telef etmediği” ne kaldı?
Allah’ın izni, milletin desteğiyle ne telef olacağız, ne de kimseyi telef edeceğiz.
Ülkeyi bu kötücül akıldan kurtarıp düze çıkaracağız.
Senin derdin Kanal, benim derdim İstanbul.
İstanbul’a neden göz diktiğini biz de biliyoruz millet de biliyor. Cesaretin varsa koy sandığı milletin önüne, şehrin kaderine İstanbul karar versin.
Buradan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı yapıyorum.
Eğer milletin tercihinden korkmuyorsan, şehrin kaderine İstanbullular karar versin diyebiliyorsan, Kanal İstanbul Referandumu için sandıklar kurulsun. 16 milyon İstanbullu, yaşadığı şehir için kararını versin.
Milletin sırtına milyarlarca dolar yük olacak, havasını, suyunu, tarım arazilerini ve doğasını yok edecek; şehri daha da yaşanılmaz hale getirecek, nüfusu ve trafiği arttıracak bu geri dönülmez ihanet projesinin akıbetine, milletimiz karar versin.
Eğer siz sandığı milletin önüne koymazsanız, millet kendi sandığını kurar.
Neymiş bu Kanal İstanbul sevdanız, nasıl bir “aşk” bu?
Bu ihanet için gözünüz nasıl kararmış?
Kimlere, ne vaat ettiniz?
Depremle ilgili sadece aklıma gelen 4 kalem işinizi paylaşıyorum;
📌Deprem fonunda buharlaştırdığınız kaynak tam 42 milyar dolar!
📌İstanbul’da 2004-2019 yılları arası 15 yılda 130 projede kamu alanlarından ve imar hareketliliğinden yarattığınız rant tam 85 milyar dolar!
📌İstanbul’a ihanet olduğunu herkesin bildiği “çılgın projeniz” Kanal İstanbul’un tahmini maliyeti tam 100 milyar dolar!
📌19 Mart sabahı milletin iradesine karşı emrinle gerçekleşen darbe girişiminin ülke bütçesine maliyeti tam 50 milyar dolar!
Sadece yukarıda saydığım dört kalemde millete ve devlete 277 milyar dolar zarar yüklediniz!
Bu kaynak İstanbul dahil bütün ülkeyi ihya eder, depreme dayanıklı hale getirir ve bütün ülkemizi düze çıkarırdı.
Gözü dönmüş hırsınızı ve ihtirasınızı önce yüce Allah’a sonra da milletimize havale ediyorum.
Aziz milletim, bu çarpık düzenden acilen kurtulmalıyız. Sizlere güveniyorum.
Milletimiz büyüktür!
Ben odamı çizdim, arkadaşlarım da resmettiler.
Hücremin duvarına şanlı bayrağımız asılı.🇹🇷
Tüm Türkiye'ye çağrımı yineliyorum. 19 Mayıs'a kadar evlerde, iş yerlerinde, köylerde, şehirlerde, arabalarda, telefonlarda Türk Bayrağımız olsun. Milli egemenliğimizin sembolü her yerde olsun.
⚠️ “22 yaşındaki” genç #BerkayGezgin
60 saatlik gözaltında tutulup, adliyeye sevk edilmesinin sebebini öğrendik mi?
Ne yapmış?
⚠️ Öz kızını yıllarca istismar ve tecavüz eden, jandarma tarafından “suç üstü yakalanan” baba #erdoğanesmer in serbest olmasının da sebebini bilmiyoruz.
Ama suçunu biliyoruz.
Neden serbest?
⚠️ Üniversite öğrencisi Rojin’in ölüm sebebini ve öldürenleri 6 aydır öğrenemeyen babası intihar etmediğini biliyor ama suçluları bilmiyoruz. #rojinkabaiş
“Her şey çok güzel olacak” sözünün mimarı Berkay Gezgin 22 yaşında, pırıl pırıl bir genç... Tutuklandı! Son cümlesi “Lütfen beni unutturmayın!” olmuş. Unutmayacağız, unutturmayacağız güzel kardeşim!
Geleceğe dair umut vaadeden bir cümle kurmak yerine;
'Her şey zaten güllük gülistanlık' deseydi tutuklanmazdı belki de...