Riva gitti florya gitti Mecidiyeköy'de ki varlık gitti şimdi Galatasaray'ın elinde satabileceği tek varlık Galatasaray adası kaldı stadın yanına su topu salonu yapma bahanesiyle yakında Galatasaray adasınıda satacaklar
Gelmek isteyen Jhon Duran'ı bile alamıyorsunuz.
Bu kadar uzatmanın manâsı neydi ?
Beceriksizler ordusu.
Zerre güvenmiyorum size. Yaptıklarınız belli bir kesimi uyutabilir.
Biz sizin 2017 den kalma kokunuzu biliriz.
Hesap sormaya Florya'dan başlasak
Ardı arkası kesilmez. Leşsiniz
Aslantepe açılsın, görün bakın Galatasaray'dan çok diğer kulüpler, milli oyuncular falan kullanacak o tesisleri. Judo salonu falan ne alaka yoksa. Galatasaray'ın parasıyla ülkeye tesis açıyorlar. Bunu yaparken de futbola yatırımı azaltıp Gs'nin önünü kesiyorlar. Bi taşla iki kuş
Bravo, aferin aynen böyle devam. Başkanı ve yöneticileri, kulübümüze, 36 mi ödediğimiz oyuncumuza ana bacı sövdürdüler, iş bize gelince centilmenlik anlaşması. Galatasaray’ın güçlenmesi yerine centilmenlik yapıyorsak bu centilmenlik değildir. Şu anda ne olduğunu söylemeyeceğim.
@ibrahimertuerk İho da Ünal Aysal kadar mücadele etseydi kupa Trabzon,a fener PTT 2. Lige giderdi. Trabzonlular mert düşmanları feneri ve fenerli İHO’yu yalamaya devam etsinler. Tabii siyaseti de…
Aral Şimşir, 12 milyon avro bonservis ve 1.8 milyon avro yıllık ücret karşılığında sana öneriliyor, sen buna onay vermiyorsun. Doğru olduğuna inanmak istemiyorum. Doğruysa da skandalın boyutu büyük.
Devamı da transfere Trabzonspor girdikten sonra hamle yapılmıyor. Nedeni ise centilmenlik. Centilmen olmamızı gerektirecek ne yaptık? Uğurcan Çakır'a 30 milyon avro bonservis vermek yerine, 50 milyon avro mu bonservis vermeliydik.
Uğurcan Çakır'ı rekor parayla alıp, yemediğimiz hakaret kalmadı. Oulai'yi yine rekor para karşılığı isteyip, hakaret yemeye devam ettik. Bunların üzerine Aral Şimşir'in transferinde centilmenlik yapıyorsan, taraftarından tepki yersin, haktır..
Gün sonunda böyle bir yerliyi rakibine kaptırdın, geçmiş olsun.. Skandal silsilesi maalesef çok büyük. Galatasaray'ın futbol aklına yönelik transfer döneminin her anında dehşete düşmekten yoruldum.
'Küçük bir çocuk olarak katıldığı Galatasaray ailesinin en sadık evlatlarından biri olarak bu senenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi bildiğinize hiç şüphem yok.'
-Okan Buruk’a açık mektup-
Sevgili Okan Buruk,
7 Temmuz’da 27.Şampiyonluk hedefi ile yeni sezona başlıyoruz.
Bu hedef gerçekleştirildiği takdirde Türk futbol tarihinde yeni bir ilk başarılmış olacak ve bu başarı en çok Galatasaray’a yakışacak.
Böyle bir başarının arifesine bizi getiren Teknik Direktör Okan Buruk bundan 26 yıl önce yine aynı günlerde bu sefer futbolcu olarak aynı başarının arifesinde 2000-2001 sezonuna başlamıştı.
Bir önceki sezonu Avrupa’dan iki kupa getirerek kapatmış olan Türk futbol tarihinin en iyi takımını durdurmak için her yolu denemekten geri durmayacak olan, benzer marifetlerini yine aynı gözü karalıkla icra ettikleri bir başka sezonda kendi ifadeleri ile “hız sınırını aşmış ve radara yakalanmış” ve neticesinde tarihlerine kara bir leke bulaştırmış olacak bir rakiple karşı karşıyaydı.
Dönemin Galatasaray Başkanı ve yönetimi her ne kadar çok büyük başarıların kazanıldığı bir dönemde görev almış da olsalar bu en önemli sezona başlarken takımın önemli isimlerinin ayrılmalarına engel olamamış hatta bazı ayrılıkların sebebi olmuşlardır.
Fatih Terim’in yerine Mircea Lucescu, ayrılan çok önemli oyuncuların yerine yine çok önemli oyuncular getirilmiş, Türkiye’deki en güçlü kadroya sahip olduğumuz gerçeği değişmemişti.
Ama bir gerçek de futbolculara verilen sözleri uzun zamandır tutamayan, asli görevlerini yerine getiremeyen yönetimle takım arasındaki bağların koptuğu, yöneticilerin bu ortamda bir de oyunculara karşı davranışlarındaki yanlışlar sebebiyle takımın ahenginin eskisi gibi olmadığı gerçeğiydi.
Bu ortamda en çok haksızlık yapılan, hatta kaybedilen şampiyonluğun sorumlusu olarak görülen futbolcu Okan Buruk Galatasaray terbiyesi gereği sessiz sedasız ayrıldı, ileriki yıllarda kendi tribünlerinden ona yöneltilen aşırı tepkilere rağmen gerçekte neler yaşandığını hiç anlatmadı.
Tarih kürsüsünden o günlere yakından tanıklık etmiş ve gerçekleri bilen bir Galatasaraylı olarak tam da 27. Şampiyonluğun arifesinde bunları hatırlatmak gerektiğini düşündüm.
Galatasaray tarihi çok büyük başarılara olduğu kadar bu başarıların ardından gelen ve tamamen iç çekişmelerden dolayı engel olunamayan tuhaf başarısızlıklara da şahitlik etmiştir.
26 yıl önce Galatasaray’da yaşanan buydu.
Bir de sahalardaki asker hakemlerin Galatasaray gollerini tereddütsüz kaldırdıkları bayraklarıyla iptal edişleri, Galatasaraylı futbolcuları ve tribünleri tahrik edecek tavırlar takınıp buldukları her fırsatta kullandıkları kartlarla sonuçlara Galatasaray’ın aleyhinde olacak şekilde etki ettiklerini de eklemem lazım.
Bu organize hikaye ligin finalinde Kadıköy’e gözlerini kapatıp görevini yapmaya çıkan hakem Orhan Erdemir’in utanç verici yönetimiyle taçlanmıştır.
O sezonun hikayesi “bir tanık” tarafından televizyonlarda en ince ayrıntısına kadar anlatılmış, dönemin Fenerbahçe futbolcusu Serhat Akın’ın ligin son maçı olan Samsunspor deplasmanında gelen şampiyonluğu kutladıkları sırada soyunma odasında Başkanlarının kendilerine “Fazla sevinmeyin, siz nasıl şampiyon olduğunuzu bilmiyorsunuz” dediği tarihe bir delil olarak bırakılmıştır.
Sevgili Hocam,
Dört kere üst üste şampiyon olan ve beşinci şampiyonluğu bu şartlar altında yaşayamamış olan futbolcu Okan Buruk bugün aynı başarının arifesinde Galatasaraylıların sevgilisi ve Teknik Direktörü Okan Buruk olarak bulunuyor.
Küçük bir çocuk olarak katıldığı Galatasaray ailesinin en sadık evlatlarından biri olarak bu senenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi bildiğinize hiç şüphem yok.
Galatasaray’daki iç çekişmelerin, futbol takımının transferleri, sevk ve idaresi ile alakalı Başkan ve yönetimle farklı görüşlerde olunmasından kaynaklanan “sessiz mücadelenin” Galatasaray’a yine zarar vermesine müsade etmeyin.
Adanmış hayatların umudu olan bu formayı hakettiği bu başarıya bu sefer kavuşturun.
Ne kendi içimizde yaşanacak olumsuluklara ne de yıllar önce izledikleri yoldan giderek yine aynı neticeyi bekleyecek olan rakibe fırsat vermeyin.
Allah yardımcınız olsun.
Baba sen ne insanından , hangi değer yargısından , ne hassasiyetinden bahsediyorsun?
Erden Timur'un tutuklandığı gün tutuklanmasına sevinip video çekip kahkaha atan adamsın... Bu konulara girip kendinizi daha fazla kepaze etmeyin artık.
fenerbahçe yine fikstür şikesi yapacak!
Geçen sezon ligin en kritik döneminde en kolay maçları fenerbahçe oynadı. 8 haftada sadece 1 deplasmana gittiler.
Her sezon tekrar eden bir şey tesadüf olamaz.
fenerbahçe UEFA'dan tescilli şikeci bir kulüptür!