İbnu'l-Cevzî (rahimehullah) şöyle demiştir:
"İçinde bulunduğun hâle bir bak. Eğer bu hâl, ölüm ve kabir için uygun bir hâldeyse, o hâlde kalmaya devam et. Ancak eğer hâlin, bu ikisine (ölüm ve kabre) uygun değilse, Allah'a tevbe et ve bu hâli düzeltecek olana dön."
Bütün hayatların en güzeli ve en lezzetlisi, Allah'a özlem duyanların ve O'nunla huzur bulanların hayatıdır. Onların hayatı gerçek güzel hayattır ve kul için bundan daha güzel, nimetçe daha bol ve daha mutlu bir hayat yoktur.
İbnü'l Kayyim | el-Cevâbü'l-Kâfî, s. 129
Akıllı insan derin bir kederle kederlenmemelidir. Çünkü keder faydasızdır ve fazlası aklın değerini giderir. Ayrıca hüzünlenmemelidir zira hüzün musibeti ortadan kaldırmaz ve sürekliliği aklı zayıflatır.
-İbn Hibbân | Ravdatu'l-Ukalâ 1/19
İnsanların en faziletlisi bedeni ibadetlerde ölçülü olmakta ve kalbi hallerde gayret göstermekte, Nebi'nin s.a.v ve seçkin ashabının yolunu izleyen kimsedir. Çünkü ahiret yolculuğu bedenlerin yürüyüşüyle değil kalplerin yürüyüşüyle kat edilir.
-İmam İbn Receb el-Hanbelî
İlim çokça nakilde bulunmak ve çokça kitaba sahip olmak değildir Âlim ancak ilmi ve kitapları az olsa bile ilme ve sünnetlere tâbi olan kimsedir Kim de Kitab'a ve Sünnet'e muhalefet ederse ilmi nakilleri ve kitapları çok olsa bile bid'at ehlidir
-Şerhu's Sünne İmam el-Berbehârî
Hasan el-Basrî (rahimehullah) şöyle demiştir:
“Yalnız kaldığın vakitlerde ağla. Belki Rabbin sana bakar, gözyaşlarına merhamet eder ve sen de kurtuluşa erenlerden olursun.
ar-Rikkatu ve'l-Bukâ / 55
Bilakis bu, onların vera sahibi olmalarından, Allah korkularından ve fayda vermeyen şeyleri bırakıp faydalı olanlarla meşgul olmalarından kaynaklanıyordu.
-İbn Receb Rahimehullah)
Seleften bazıları şöyle söylemiştir:
Bir kimse insanların arasında otururdu da onlar onda konuşma zorluğu ve ifade eksikliği bulunduğunu sanırlardı. Hâlbuki onda böyle bir eksiklik yoktu; aksine o, anlayış sahibi bir fakih ve teslimiyet ehli bir Müslümandı. ++
Selefin kıymetini bilen kimse anlar ki onların terk ettikleri söz çeşitleri, çokça tartışma ve münakaşa, ihtiyaç miktarını aşan açıklamalar; bir acizlikten, cehaletten veya yetersizlikten kaynaklanmıyordu.++
Şeyhul İslam İbn Teymiyye rahimehullah şöyle dedi:
Kim göğsünün genişlemediğini imandan ve doğru yolun ışığından zevk almadığını görürse çokça tövbe etsin günahlarının bağışlanmasını istesin ve gücü yettiğince (hayırda) çabalasın.