Başaran Aksu’nun Hemşinlilikten yuvarladığı “r”ler, Gökay Çakır’ın Ege şivesi…
Hem sınıfın sesini hem memleketin çokluğunu hatırlattılar. Ne iyi oldu.
“Konuşacak çok şeylerim var ama ben bu kadar kişiye hiç konuşmadıydım, kusuruma bakmayın.”
"Bunlar büyüyecek, hepimiz karşılarında küçüleceğiz. Bunlara beyefendi diyeceğiz, önlerinde secde edeceğiz. Eğer insanlara bunu dayatıyorsanız yasalaştırın köleliği, biz de buna uyalım. Yüzlerce parti var sağından soluna, öfkeli olmanız!"
Açlık grevinin 3. günündeyiz.
#MadencininEliniTut
#HakkımıVerDorukMadencilik
Bir milim geri adım atmayacağız. Tutuklamalarla, baskılarla bitmeyeceğiz.
Taleplerimiz nettir:
1.İşten atılan arkadaşlarımızın işe geri alınması
2.Aylarca ödenmeyen ücret alacaklarımızın ödenmesi
3.Yıllardır verilmeyen tazminat haklarımızın verilmesi
4.Rızamız olmadan dayatılan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması
5.İSİG kurallarına uygun bir çalışma ortamının oluşturulması
6.Madenin sürdürülebilir olması adına kamulaştırılması ve iş güvencemizin teminat altına alınması
Mutlaka biz kazanacağız!
🇰🇵 Kuzey Kore'de dikkat çekici değişiklikler:
👉 Anayasa'dan 'sosyalist' ifadesi kaldırıldı,
👉 Polis gücü geliyor
👉 'Ulusal istihbarat' kuruluyor...
❓ Neler oluyor?
📊 Geçtiğimiz günlerde seçimleri tamamlanan Yüksek Halk Meclisi çalışmalarına başladı. Toplantının ikinci gününde, Kore'nin önündeki yeni döneme dair önemli açıklamalar yapıldı, raporlar sunuldu.
📕 En dikkat çekici olanı ise, Anayasa'nın adının değiştirilmesiydi. Yüksek Halk Meclisi Başkanı Jo Yong-won'un (조용원) raporunda sunduğu değişiklik önerisi kabul edildi ve 'Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti Sosyalist Anayasası', 'Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti Anayasası' olarak değiştirildi.
⚒ Böylelikle, dünyada 'Sosyalist Anayasa' başlıklı tek anayasa da değişmiş oldu.
🚫 Şu ana kadar bilinen yalnızca isim değişikliği. Anayasa metninde yer alan 'sosyalist' ifadelerine dair bir değişiklik olup olmadığına dair bir bilgi yok.
⚠️ Bazı noktaları bilerek bulanık bırakmış olabilirler. Hatırlayalım, Kim geçen ayki Parti Kongresi'nde yaptığı ve "Rakipler ne planladığımızı veya hesapladığımızı bilmiyorlar. Bilemezler ve bilmemeliler" demişti.
💲 Bir diğer önemli gündem ise ekonomik kalkınma ve yeni beş yıllık plan. Buna dair raporu da, başbakan Pak Thae-song (박태성) sundu.
🔎 Sunulan raporlarda önemli tespitler var:
1) Kore İşçi Partisi, Kore tarzı sosyalist inşanın ‘kapsamlı gelişim’ aşamasına girdiğini ilan etti. Kim’in ‘ideolojinin güçlendirilmesi’, ‘güçlü devlet’ gibi vurguları burada da anlam kazanıyor. Sosyalist inşa gelişirken, merkezi otoriteyi de güçlü tutmaya özen gösteriyorlar.
2) Bakanlar Kurulu, ekonomik yönetimde ‘kontrol kulesi’ rolünü güçlendireceğini açıkladı. Bu, ekonomi üzerindeki sıkı denetimin devam edeceği anlamına geliyor.
3) Devlet bütçesi bu yıl yüzde 5.8 oranında artırıldı. Bu oran, 2025'te yüzde 3.8, 2024'te yüzde 3.4 ve 2023'te yüzde 1.7 olarak açıklanmıştı. Bu yılın bütçesindeki artış büyük. Bu artışın gerekçesi, resmi belgelere “Halkın yaşam seviyesinin yükseltilmesine mali güvence oluşturmak” ifadeleriyle yansıdı.
❓ Polis gücü ve ‘ulusal istihbarat’ ne anlama geliyor?
👮 Son değişikliklerle birlikte, Kore’de diğer ülkedekilere benzer bir ‘polis gücü’ de kuruluyor. Kim, gerekçeyi “Devletin iç güvenliğini ve sosyal istikrarını garanti altına almak için gerekli bir önlem” olarak açıklamıştı. Dikkat çekici olan, Kim’in ayrıca "Bu kötü bir kavram değil" demesiydi.
👎 Bu vurgunun elbette bir anlamı var. Kuzey Kore toplumunda polis algısı genellikle Japon işgali dönemini hatırlatan, olumsuz çağrışımlara sahip. Vatandaşa zulmeden güvenlik görevlilerine, argoda bir tür yaban arısı anlamına gelen ‘oppa-si’ (오빠시) deniyor. Bunun, 1930'larda Japon sömürge dönemindeki bir polis şefinin lakabından geldiği düşünülüyor.
• Kore’de bugüne kadar kamu güvenliğine dair meseleler Devlet Güvenlik Bakanlığı (aynı zamanda istihbarat teşkilatı) ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gibi kurumlar aracılığıyla yürütülüyordu. Polis teşkilatının kurulması, bu kurumların işlevlerinde yeniden düzenleme yapılması anlamına geliyor.
• ‘Devlet Güvenlik Bakanlığı’nın isminin de ‘Ulusal İstihbarat Bürosu’ olarak değiştirilmesi gündemde.
✍️ Yorumum:
Elbette sınırlarını ve kapsamını tam olarak bilemiyoruz, ancak Kore yönetimi, eldeki değişikliklerle yeni bir tür ‘kurumsal devlet’ planı yürütüyor olabilir.
Ekonomik kalkınma, ‘güçlü parti’ söylemine artık her zamankinden daha fazla eşlik eden ‘güçlü devlet’ vurgusu, ideolojik eğitim seferberliği ve bütün bu değişikliklerin işaret ettiği yer bu…
Gaziantep’te 13 yılda en az 555 işçi çalışırken hayatını kaybetti! Binlercesi sakat kaldı.
Şimdi bu cümleyi bir daha düşünelim.
555 kişi.
Her biri bir hayat. Her biri bir ev, bir aile, bir gelecek.
Denetimsizlik, ihmalkarlık, işçinin canının makinenin dişlisinden değersiz görülmesi, üstü kapatılan cinayetler, patronların sömürü çarkı tıkır tıkır işlesin diye devreye giren bürokratik aklama mekanizmaları, hesap sormayan, tam tersine teşvik eden yargı... Katil, düzenin ta kendisi!
Tam da bu düzeni teşhir ettiği için tutuklu Mehmet Türkmen.
Gaziantep’te 555 işçi neden öldü sorusunun cevabı verilmeden,
hiç kimse “hukuk”, “adalet” demesin.
Mehmet Türkmen'i bırakın, katillerden sorun hesabı...
Kim Jong Un:
“If Egypt, Saudi Arabia, and Turkey continue this submission to the United States, then those states will not last 20 years—they will become part of a ‘Greater Israel’ that is being planned.”
🚨🇷🇺🇨🇺 URGENT: Russian fuel ships heading to Cuba. First shipment in three months.
Two tankers. Gas and oil. Arriving March 23 and April 4.
Cuba has faced widespread blackouts. Havana gets electricity once every 5–6 hours. Other cities? Up to 20 hours without power.
The US blockaded. Russia delivers. China sends solar panels.
The empire starves. The axis saves.
This is not aid. This is survival. And the world is watching who helps and who hurts.
Russian fuel. Chinese solar. Cuban resilience. American shame.
The ships are coming. The lights might stay on. The empire's grip is slipping.
BREAKING
Spain’s MEP Irene Montero:
“The US and Israel are the main threats to global security and stability.
They bomb countries to seize oil, control trade routes, and dominate strategic military positions.
Spain must leave NATO.
Being an ally of the US puts us in danger.”
Migros depolarda çalışan kadın işçilerin sesini ve taleplerini duyuran kadın sanatçılara çok teşekkür ederiz.
Birlikte güçlüyüz
Birlikte direniyoruz
Birlikte kazanacağız!
Safımız Migros depo işçilerinin safıdır!
#migrostasefaletehayır#MigrosBOYKOT
Thousands paid tribute to the 32 Cuban soldiers who were killed in the U.S. attack on Venezuela, as their remains arrived from Havana’s international airport early Thursday.
The 32 coffins draped in Cuban flags were led by motorcade to the Ministry of the Revolutionary Armed Forces where President Miguel Diaz-Canel received them in full military uniform. Havana residents lined up to pay their respects throughout the day.
TKP'nin Sesi Radyosu Arşivi Web Sitemizde Erişime Açıldı!
Yayına başladığı 1967'den 1987'ye kadar yapılan yayınların yazılı kayıtlarından Türkiye sol hareketi açısından çok önemli bir dönemde TKP’nin görüşlerini ilk ağızdan öğrenmek imkanı doğuyor
Erişim: https://t.co/QKZoGVoTi4
"Hesap sormak için organize olmazsak, her gün ölmeye devam edeceğiz."
Kalbi, Dilovası'ndaki iş cinayetinde katledilen 6 işçiyle atan, katillerin kim olduğunu korkusuzca haykıran üniversite gençleri bugün çıkarıldıkları mahkemece tutuklandılar!
Gençleri serbest bırakın,
#KatilHoldingler'i tutuklayın!
Rejim değişmeden önce yılda ortalama 8 bin 233 hektar orman yanarken,
Rejim değiştikten sonra yılda orlama 37 bin 935 hektar yılda ortlama orman yandı.
Orman yangınlarının nedeni #İklimDeğişikliği mi, #RejimDeğişikliği mi?
Sovyetlerden kalma en az 40-50 yıllık binalar. 8.7 şiddetindeki depremde bile ayakta kaldılar çünkü piyasa için üretilmemişlerdi, insanların güven içinde barınabilmeleri için üretilmişlerdi. Sovyetler Birliği ortadan kalktıktan 34 yıl sonra bile binlerce insanın hayatını kurtardı. Cidden o meşhur tivitte denildiği gibi: Sovyetler çöle apartmanını dikse gölgesinde bir ömür soluklanırsın.
Turizm sektöründe kölelik pekişti!
10 günlük iş haftası 11 saatlik işgünü!
Turizmde hafta tatili hakkının kullanımı için çalışılması gereken süreyi 6 günden fiilen 10 güne çıkaran yasa Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak bugünkü (14 Temmuz 2025) Resmi Gazete’de yayımlandı.
Böylece turizm işçileri 6 gün çalışıp 1 gün hafta tatilini yapma hakkını kaybediyor. Hak ettikleri hafta tatilini 7. gün değil 11. gün kullanacaklar.
Üstelik hak ettikleri hafta tatilinde çalıştırılan işçilere fazla çalışma ücreti de ödenmeyecek.
Bu düzenleme Anayasa ile güvence altına alınan dinlenme hakkının yok edilmesidir.
Düzenleme Anayasanın dinlenme hakkı hükmüne ve eşitlik ilkesine aykırıdır.
Düzenleme ayrıca Türkiye tarafından onaylanan uluslararası sözleşmelere de aykırıdır.
Bu düzenleme hafta tatili hakkına ve dinlenme hakkına açık bir saldırıdır ve diğer sektörlere de sirayet edebilir.
Bu düzenlemeyle turizm sektöründe çalışma düzeni daha da keyfileşti. İyice kuralsız hale geldi.
Bilindiği gibi İş Kanununda geçmişte yapılan başka bir değişiklikle günlük çalışma süresinin 11 saate çıkarılmasını sağlayan denkleştirme süresi diğer işçiler gibi 2 ay değil 4 ay süreyle uygulanıyor.
Diğer bir ifadeyle 4 ay boyunca günde 11 saat çalışma yasal hale geliyor.
Turizm bakanının turizm patronu olduğu ülkede şaşırtıcı değil! Patron esnek ve kuralsız çalışma istiyor!
Yeni düzenlemeyle birlikte turizm sektöründe artık 10 günlük iş haftası ve 11 saatlik işgünü düzenine geçilmiş oldu.
Haftayı 7 günden 10 güne çıkaran bu kanun iptal için AYM’ye götürülmelidir.
#ÖZELHABER Dardanel, Türk işçileri insani şartlarda çalıştırmayı mantıklı bulmadı. Fahiş fiyatlara satılan Dardanel, sayısız Filipinli işçiyi doğrudan Türkiye'ye getirtti.
Sadece Haber Report'ta: