@AjansHaber_1903 Ayne yerde satıyorlar kendilerini geliştirdikleri yok maalesef böylede gider etraflarındaki gazlar sonra bir bakmışsın Beşiktaş’tan ayrılmışsın böyle gider
@zaferalgoz Gençler 19 yaşlarında çakı gibi karakter gösteriyorlar. Bizim gençler maalesef yoklar Semih üstüne koyamadı Mustafa hazır değil genç takımdan nasıl çıktıysa aynen devam…Birde hastalık mısır anlamadım geriye pas geriye pas ders alınır mı göreceğiz
@Besiktasliyiiz Fizik olarak ve teknik olarak kendini geliştirmesi lazım…Daha önümde yol var dememeli varını yoğunu ortaya koymalı..Bugün maalesef etkisizdi
✒️ Yani dememişler ki; kafalarına kürekle vuralım, aç bırakıp öldürelim, ya da silahı olan kurşunlasın!
- Almanya'da sahipsiz hayvan bulunmuyor
- 11 milyon ev köpeği var ve köpek sahibi olmak vergiye tabi
- Saldırganlık özelliği olan cins hayvan yetiştirmek isteyenler eğitimden geçiyor
- Almanya, sahipsiz köpekleri mutlaka barınaklarda topluyor
Babaannem ılık bir ikindi üzeri vefat etti. Babam, emin olmak için ağzının önüne ayna tuttu ve sonra hafif bir ses tonuyla, “Vefat etti annem” dedi. “Allah rahmet eylesin.” Çocuk aklımla babamın yaşadığı sükunete bir anlam veremedim. Sonra annemden öğrendim. O gece yorganın altında hıçkıra hıçkıra ağlamış babam.
Tevekkülü, isyan etmemeyi o gün öğrendim.
***
Anneannemin iyice ağırlaştığı geceydi. Zor nefes aldığı için oksijen tüpüne bağlıydı. Eve doktor geldi. Bakışlarıyla bize yapacak pek bir şey olmadığını ima etti. Doktor tam evden çıkacakken anneannem ağzına bağlı olan maskeyi çıkarıp zorlukla, “Nezih Beye börek, çay getirin,” dedi. Bir saat sonra da vefat etti.
Misafirperverliğin ne olduğunu o gece öğrendim.
***
Hollanda’da tarihi bir şatoyu ziyaret edecektim. Şatonun önüne geldiğimde henüz açılmadığını gördüm. Bilet gişesinin önünde benim gibi erken gelmiş, 30 yaşlarında bir Japon vardı. Tanışıp, ayaküstü biraz sohbet ettik. Kapıların açılmasına daha 20 dakika vardı. Yeni tanıştığım arkadaşa, “Ben biraz dolaşıp fotoğraf çekeceğim. 20 dakika sonra burada buluşup birlikte gireriz,” dedim.
Dolaşırken sağanak yağmur başladı. Ben de bir kafeye sığınıp yağmurun dinmesini bekledim. Yaklaşık bir buçuk saat sonra şatonun kapısına geldiğimde Japon’u beni beklerken buldum. Sığınacak bir yer olmadığı için paçalarından su akıyordu. “Niye girmedin?” diye sordum. “Sözleştik ya,” dedi.
Sözünde durmayı, ismini bile hatırlamadığım ıslak bir Japon’dan öğrendim.
***
Rahmetli dedemin vefatından birkaç gün önce bir bayram sabahıydı. Amansız bir hastalığın pençesinde zor nefes alıp veriyordu. Kesilen kurbandan tatsın diye ağzına nohut kadar bir et parçası koyduk. Bir gayretle yutmaya çalıştı ama vücut kabul etmedi. Ağzından eti geri almak için eğilen kızının yanaklarına inmiş iki damla yaşı fark edince zoraki gülümsedi.
“80 yıl doya doya et yedik kızım,” dedi usulca, “bir kere yiyemedik diye üzülmek olur mu?”
Bir nefese yüzlerce kişisel semineri sığdırılabileceğini de o bayram sabahı öğrendim.
***
Theodore Zeldin, İnsanlığın Mahrem Tarihi isimli kitabında diyor ki; “Zihniyetler buyrukla değiştirilemez. Çünkü yok edilmesi neredeyse imkânsız olan bir şeye, hatıralara dayanırlar.”
Öyleyse çocuklarına kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için çırpınan anne babalar şunu asla unutmamalı; Yaşanan veya yaşatılan bir yanlış, kitaplar yoluyla öğrenilen bin doğruya bedel olabilir.
Doğru bir hayat yaşamayan kişi ne kadar çok şey bilirse bilsin, taşımaktan öteye gidemez. Yanlış bir hayat doğru yaşanamaz yani.
Önemli olan hakikate götüren bilgiyi bulabilmek veya bilgiyi kullanarak hakikate ulaşabilmektir.
🦡Aslana, kaplana eyvallahı olmayan, çitayı dört nala koşturup kobrayı jelibon gibi çiğneyip tüküren, hayvanlar alemine nizam vermek için yaratılmış gözü kara delikanlı; Bal Porsuğu.
Adıyaman'da İsias hotel de vefat eden Voleybol takımının sporcularını ölümsüzleştirmek için İranlı sanatçı tarafından yapılan çizim yoğun paylaşılıyor
Simge haline gelen çizimin KKTC 'de yapılacak anıt için kullanılacak🙏🙏🙏