Japonya'nın 40 yıl önce kaybettiği şeyi, bütün dünya şimdi ona geri vermeye çalışıyor.
Kırk yıldır kimse Japonya'yı çip dünyasında ciddiye almıyordu.
Geçen hafta bu bir anda değişti.
Japonya tek kalemde 2.3 trilyon dolarlık bir çip planı açıkladı. Aynı günlerde dünyanın en büyük çip üreticisi TSMC de en ileri fabrikasını Japonya'da kurmaya başladı.
Peki neden? Neden herkes aynı anda Japonya'ya koştu?
Cevap Japonya'da değil. Çin'in tam karşısındaki küçük bir adada.
Dünyanın en gelişmiş çiplerinin neredeyse yüzde 90'ı Tayvan'da üretiliyor. Yapay zekayı eğiten en ileri çiplerde bu oran yüzde 99.
Bütün dünyanın beyni o adadan çıkıyor.
Peki bu ada neden bu kadar önemli? Çünkü ona bütün bir çağ bağlı.
Bugün Amerika'yı ayakta tutan tek şey yapay zeka.
Bir rakam bunu yeterince anlatıyor.
Amerikan ekonomisinin son dönemdeki büyümesinin yüzde 92'si tek başına yapay zekadan geldi. Yapay zekayı çıkarın, büyüme neredeyse sıfır.
Borsa da öyle. Bütün Amerikan borsasını yedi şirket taşıyor, piyasanın üçte biri onların elinde.
Amerika geleceğini de aynı yere bağladı. Çin'in ucuz işçisini yenmek için fabrikalarını robotlarla dolduracak, o robotların hepsi yapay zekayla çalışacak.
Yani Amerika'nın büyümesi de, borsası da, geleceği de yapay zekaya bağlı.
Yapay zeka çipe, çip de Tayvan'a.
Tek cümleyle: Amerika'nın bütün geleceği, Çin'in burnunun dibindeki bu adanın üstünde duruyor.
İşte Çin tam burada devreye giriyor.
O ada onun kıyısının hemen karşısında ve Çin yıllardır aynı şeyi söylüyor: "Tayvan bizimdir, gerekirse zorla alırız."
Bu sefer iş ciddi.
Amerikan istihbaratına göre Xi ordusuna açık bir emir verdi: "2027'ye kadar Tayvan'ı alabilecek güce ulaşın."
Dikkat, "işgal et" demiyor, "hazır ol" diyor. Ama bir ordunun böyle net bir tarihe kilitlenmesi bile her şeyi değiştirir.
Şimdi o günü düşünün.
Çin bir gün Tayvan'ı alıyor.
O gün Çin sadece bir ada kazanmaz. Dünyanın çip beyninin yüzde 90'ı bir anda eline geçer. Çip durur, yapay zeka durur, Amerika'nın büyümesi durur, borsası çöker.
Bunu hesaplayanlar var.
Böyle bir krizin tek bir yılda dünyaya maliyeti yaklaşık 10 trilyon dolar, küresel ekonominin neredeyse onda biri.
Yani Çin Tayvan'ı alırsa, sadece Tayvan'ı almaz. Amerika'yı da alır.
Bunun ne kadar kırılgan olduğunu iki gün önce gördük. Apple bazı modellerde 300 dolar zam yaptı.
Sebep enflasyon değildi. Yapay zeka o kadar çok çip yutuyor ki, Apple bile çipi pahalıya bulur oldu. Apple'ın patronu buna "yüz yılda bir görülen sel" dedi.
Daha ortada savaş yokken, sadece talep bunu yaptı. Bir de o adanın tamamı bir gün kapanırsa, düşünün.
İşte Amerika bu yüzden bekleyemez.
Sessizce o beyni Tayvan'dan çıkarıp daha güvenli bir yere taşıyor.
Peki neden Japonya?
Çünkü Japonya bu işi kırk yıl önce zaten yapmıştı.
Seksenlerde Japonya çok hızlı büyüyordu. Otomobilde, elektronikte, çipte, Amerika hiçbir alanda onunla yarışamıyordu.
Sonra Amerika bir anlaşmayla Japonya'nın parasını değerli kıldı. Yen pahalanınca Japon malları da pahalandı, ihracat çöktü. Üretim Japonya'da pahalı hale geldi, fabrikalar ülke dışına taşınmaya başladı.
Çip fabrikaları da onlarla birlikte gitti.
Böylece çip tahtı Japonya'dan önce Güney Kore'ye, sonra Tayvan'a geçti.
Başta o paranın neden Japonya'ya aktığını sormuştuk.
Cevap bu.
Japonya'nın 2.3 trilyonu da, TSMC'nin oraya taşınması da, hepsi tek bir şey için.
Çin Tayvan'a uzanmadan dünyanın beynini Japonya'da yeniden kurmak.
Dünyanın en büyük yatırımcılarından Ray Dalio şöyle dedi:
"Yapay zeka her şeydir. Tayvansız yapay zeka hiçbir şeydir."
Dalio'nun asıl korkutucu kısmı ise şu.
Çin'in Tayvan'ı işgal etmesine bile gerek yok. Sadece bir kuşatma tehdidi, çipi kesme ihtimali bile borsaları çökertir.
Bu savaş tek kurşun atılmadan da kazanılabilir.
Kırk yıl önce Amerika bu tacı Japonya'dan aldı. Bir düşmanı durdurmak için.
Bugün aynı tacı Japonya'ya geri veriyor. Başka bir düşmanı durdurmak için.
Değişen tek şey düşmanın adı.
Dün Japonya.
Bugün Çin.
Bu benim şahsi analizim.
Gelişmeleri takip ediyorum, sizi bilgilendireceğim.
本日は、来日中のDeep Purpleの皆様とロングボトム駐日英国大使に官邸へお越しいただきました。
Deep Purpleは、私の憧れのバンドです。
ロックの歴史を作り、今も挑戦を続けられ、魅力ある音楽を生み出しておられることに深い敬意を持っています。
また、今回が17回目の来日とお伺いしましたが、日本と英国の音楽の交流を象徴するバンドのメンバーの皆様とお会いでき、本当に嬉しく思います。
私からは、「音楽を含めたコンテンツは、高市内閣が進める「成長戦略17分野」の大切な分野であり、現地での音楽ライブを軸とした海外展開を、大規模・長期・戦略的に後押ししていること」を紹介させていただきました。
また、ロングボトム大使も交えて、今般の中東情勢を受け、世界の連帯の重要性が改めて示されていますが、不確実な世界の中で、「基本的価値を共有する日英連携の重要性」が高まっており、日英関係の強化に一層取り組んでいくことについても、お話させていただきました。
Deep Purpleのメンバーの皆様からは、「日本を訪問できて本当に嬉しい。音楽は国際的な言語。世界中の人々に自分たちの音楽を届けることができるのは光栄。日本のファンは自分たちの音楽を本当に楽しんでくれる。」というお話をいただきました。
Deep Purpleの明日からの日本公演では、Deep Purpleの世界レベルの演奏が、多くの日本のファンを熱狂させ、日本のコンテンツ界に大きなインパクトを与え、そして長い歴史を持つ「日英文化交流」を推進する大きな力となることを期待しています。
18-year-old Melika Azizi has been executed by the Islamic Regime in Iran under the charge of being an
"Enemy of God" (Moharebeh).
She was violently arrested during the nationwide January protests in the city of Masal, Gilan Province of Iran, following her participation in protests against the Islamic Regime.
Melika was held in Lakan Prison in Rasht, where she was subjected to physical abuse and denied contact with her family, who also faced pressure by the Islamic regime's security forces.
Rest in Peace, Melika 🙏💔
The Islamic regime has confirmed the death-sentence of 18 year old Melika Azizi was carried earlier today. Melika was arrested in January 2026 during nation-wide protests and charged with "moharebeh" (waging war against god for allegedly burning Islamic regime symbols.
In court, Melika told the judge: "You let so many young people bleed. How can I remain silent? I don't care just kill me"
She was a brave young lady!