Deniz Zeyrek:
"Cumhurbaşkanı bütün AKP delegelerine saat hediye etti.
Bu insanların kararını etkileyecek bir şey değil mi?"
AKP delegelerinin AKP'ye kayıt olduklarındaki mali durumuyla bugünkü mali durumlarını merak ediyor musunuz?
MASAK kayıtlarına bakıyor musunuz?"
Bu rektör yokken Türkiye'nin en yüksek puanla öğrenci alan bölümü olan Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünün eski başkanı, ülkenin teknik bilgisi en yüksek bilgisayar hocası Prof. Dr. Tuna Tuğcu, savunma hakkı bile kullandırılmadan kamu görevinden çıkarıldı.
Burası Yeni Türkiye;
Bir kararname, bir fezleke, bir iddianame…
🔘Bir gün öğrencisi olduğun üniversite yoktur.
🔘Ertesi gün oy verdiğin belediye başkanı yoktur.
🔘Sonraki gün oy verdiğin parti yoktur.
Başkanlık rejimi budur !
Dur hele sen daha dur....
Dear Americans,
Iran does not have the missile range to strike your country;
if an attack occurs, it would most likely be carried out by your own GOVERNMENT or ISRAEL.
Naci İnci beni hukuka aykırı bir şekilde Boğaziçi Üniversitesi'ndeki görevimden uzaklaştırdı.
Bu hukuksuzluğa karşı açtığım davayı önce İdare Mahkemesinde, sonra da Bölge İdare Mahkemesi'nde kazanmıştım. Ben her kazandığımda itiraz ede ede Danıştay'a kadar götürdü davayı...
Toplamda 3,5 yıl süren bu sürecin sonunda bugün gelen Danıştay kararına göre Naci İnci'nin itirazları reddedildi, yine ben kazandım. Yani görevimden hukuka aykırı bir şekilde uzaklaştırıldığım 3 farklı mahkemenin kararıyla kesinleşmiş oldu.
Şimdi sıra, bana bu kötülüğü bile isteye yapan, itibarımı ve kariyerimi zedelemeye çalışan Naci İnci ve emir erlerine karşı açılacak tazminat davalarında....
Bu süreçte bana destek olan herkese teşekkür ediyorum. Boğaziçi Üniversitesi'nde 5 yıldır türlü hukuksuzluklara ve mobbinge maruz kalan ama bir adım geri atmayan tüm hocalarımıza minnettarım. Umarım bu karar onların mücadele azmine ufak da olsa bir katkıda bulunur.
İddia yanlış: Boğaziçi Evren'e fahri doktora vermemiş. Ancak doğru olsaydı bile bu tavrı çok yanlış buluyorum. "Zamanında benim gibi düşünmediğiniz için 40 sene sonra alakalı alakasız herkesin yanması müstehaktır" demekte, psikolojik olarak çok sağlıklı olmayan bir şeyler var.
Bugün Boğaziçi Üniversitesi’nde üniversitenin gerçek sahipleri olan öğrenciler ve akademisyenlerle buluştuk.
Akademik onurun ve üniversite özerkliğinin kararlı savunusuna omuz verdik.
Polis yok.
Yasak yok.
Abluka yok.
Öğrenciler var.
Hocalar var.
Umut var.
Bu kararlı duruş için tüm akademisyenlere ve öğrencilere teşekkür ediyorum.
Bu mücadele sonuç alıncaya kadar yanınızda olacağız!
#BoğaziçiÜniversitesi öğrencilerinin müzik kulübü kapısı önünde de müzik yapmalarına izin verilmemişti.
Öğrenciler bugün meydanda kalabalık bir grup olarak biraraya geldiler.
Hiçbir koşulda susmayacağız, dediler
Boğaziçi Üniversitesi böyle yönetilemez!
Kayyum rektör Naci İnci’nin, yıllardır öğrencilerin emek vererek kurduğu kulüp odalarını hiçbir gerekçe sunmadan “çıkacaksınız” diyerek zorla boşaltmaya çalışması kabul edilemez. Ortada açıklanmış bir plan yok; muhatap alınan öğrenciler yok. Sadece tehdit dili, baskı ve oldubitti var.
Kulüp odaları gençlerin nefes aldığı, sosyalleştiği, ürettiği ve kendini ifade ettiği alanlardır. Bu alanları hedef almak, öğrencilerin üniversiteyle kurduğu bağı koparmak ve itiraz kanallarını kapatmak demektir. Sorun öğrenciler değil; Boğaziçi’ni sessizleştirmeye çalışan bu anlayıştır.
Boğaziçi ruhu; katılımdır, özgürlüktür, birlikte üretmektir. Zorla ve baskıyla yapılan hiçbir uygulama meşru değildir. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin yanında, bu sürecin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz.
#odamadokunma
Fizik bölümünden ayrılan hocalar:
Burçin Ü
Erkcan Ö
Dieter VDB
Parviz E
Matematik:
Alp B
Çağrı K
Ekin Ö
Olcay C
Mohan R*
Bunlar, bu hocalarla ülkenin en iyi bölümlerinden idi. Üzülmemek elde değil.
"Belgesel"lerle, yeni gelmiş hocalardan iddialı yorumlarla olacak iş değil.
Enflasyonu 30'un altına düşürme çabası devam ediyor. TÜFE Kasım ayında 0,87 artmış.
Ne diyor Çinli Bilge Sun Tzu: "Beni ilk kez aldattığında sana, ikinci kez aldattığında bana yazıklar olsun."
Ali Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığı tarihinin en liyakatsiz ve en kötü başkanı olarak, görevine veda ediyor.
Erbaş’ı camiye siyaset sokan, vaaz diye propaganda yapan, dini hükümleri iktidara göre eğip büken, Atatürk’e karşı hürmetsiz, lüks düşkünü biri olarak hatırlayacağız.
Ben Berkan Kobal, 52 yaşında evli ve bir çocuk babasıydım.Bugün sabah antrenmanımda Ankara Malazgirt bulvarında aşırı hızlı bir araç sürücüsü tarafından öldürüldüm. Ölümüm haberlere yansımadı. Sessiz kalma, bir sonraki sen olacaksın! Susma,sesini çıkart!
“Müstakbel cumhurbaşkanının diplomasını iptal eden, kafasına göre fakülte açan, kapatan, bölen bu istibdat rejiminin bana vermiş olduğu diploma hükümsüzdür.”
Memleket yangın yeri ama rejimin tek derdi gençleri susturmak!
Liyakatsizin birini kayyum diye atadıkları Boğaziçi Üniversitesi’nden onur derecesiyle mezun olan Doruk, bu sözlerin ardından bu sabah “şafak baskınıyla(!)” gözaltına alınmış.
Suçu büyük.
Fonda “siyisit dinlimiyi mi gildik” diye ağlaşan saray yanaşmalarına, bu halkın egemenliğini alıp kaçamayacaklarını hatırlatmak.
Yüzlerce öğrenciye ettikleri türlü eziyete rağmen bu ülkenin gençlerini korkutmayı beceremediklerini ispatlamak.
Bu eylemin suç teşkil etmediğini o gözaltı kararını veren “savcı” da, kanunsuz emirleri uygulayan “polis” de gayet iyi biliyor ama önemi yok.
Çünkü bu ülkede artık değil hukuk, kanun bile yok. Desteğini kaybettiği halka alenen savaş açmış, kanun tanımaz bir rejim var.
#DorukDörücüYalnızDeğildir
Bırakın Belediye Başkanı olmalarını, sıradan bir kişinin dahi “gözaltı görüntülerini” bu şekilde yayınlatmak hukuka aykırıdır.
Ne yazıkki yargı pratiğindeki tüm teamüllerin altüst edildiği, Masumiyet Karinesi’nin ise yok sayıldığı bir dönemden geçiyoruz.
#HukukGüvenliği #HukukDevleti #MasumiyetKarinesi #LekelenmemeHakkı
Hiçbir iddia, görüntü fikrimi değiştiremez.
Yok bavulmuş, para sayma makinesiymiş, sinyal kesiciymiş, oymuş, buymuş..
Belki doğru, belki yalan, belki komplo…
Farketmez.
Artık okumuyorum bile.
- Zira ben Türkiye’yi Dünya Yolsuzluk sıralamasında 107.’liğe kimin, nasıl düşürdüğünü biliyorum.
- İhale yasasını kimin 200 kere ve neden değiştirdiğini de biliyorum.
- Yabancı şirketlerin “Türkiye’de rüşvet verdik” itiraflarını soruşturma bile açılmadığını da biliyorum.
- Ses kayıtlarının montaj olmadığına da inanıyorum.
- İki yanlışın bir doğru yapmadığını da farkındayım.
Bu yüzden bir sonraki seçimde oyum kesinlikle, her kim olursa olsun, muhalefetin adayına.
deprem toplanma alanlarını avm, cafe, restoran, otopark yapanları yargılamayan bir yerde ne hukuktan, ne devletten, ne insanlıktan söz edebiliriz. bu işe bulaşanlar tek tek tespit edilip, sorumluluk seviyesi ne olursa olsun, yargılanmalıdır.