yas ne tuhaf bi' şey. uzaklaştım sanıyorsun ama hep etrafında dönüyorsun.
ve bazen sevdiğin insan ve hayvanların ölümleriyle inandığın değerlerin, kurduğun hayallerin ölümleri kesişince daha derin bir yerinde buluyorsun kendini. Ortalığı topluyorsun. Spor yapıyorsun. Yazlıkları kışlıklardan ayırıyorsun. Kedileri besliyorsun. Hep uzanıyor yahut uyuyorsun. Uyanıp abur cubur yiyorsun. Bazen de yemeyi unutuyorsun. Ama ne olursa olsun yasın etrafında dönüyorsun. İşin daha da garibi senin kadar derin yası olmayanları derinden sevebileceğine de inanmaz oluyorsun. Yas, seni tanımlıyor ne kadar okusan, çalışsan, kişisel gelişim ve toplumsal fayda için uğraşsan da.
sempre que assisto esse filme penso que o maldito do freud avisou: fugir daquilo que nos assombra pode ser justamente a maneira mais segura de permanecer preso a isso. o que finjo não existir já ganhou um espaço reservado em mim. porque até pra esquecer, eu preciso lembrar
yirmili yaşların ortasında birçok insan içten içe yas tutuyor aslında. çocukluğunun gidişine, eski heyecanlarının kaybına ve hayal kurabilen tarafının sessizliğine.