17.09.2026 Tarihi Saat 13:30 Öncesi İletilen Fon Satış Emirlerinin Dağıtıcı Kurumlar ve Takasbank/TEFAS Altyapısı Kaynaklı Reddedilmesi ve Mağduriyetler Hk.
Yukarıda yaşanılan bu durumdan kaynaklı olarak yatırımcılar olarak bizlerde mağduriyet oluşmuştur..
Tasfiye süreci için görüşecek kurumlarımızın ivedilikle @isbankasiV @MerkeziKayitTur@Takasbank bu konuyu da değerlendirmelerini ve yatırımcıların mağduriyet yaşamamalarını ivedilikle talep ediyoruz...
Bu gönderiyi de olabildiğince RT yapın dostlar...
Cezaevinde zaman yavaş akıyor. O yavaşlık, kırk yılın acıları üzerine derinlemesine düşünme imkânı veriyor.
Bugün Meclis’e sunulan metni okurken aklımdan ilk geçen buydu. Evet, eksikleri var. Kaygı veren yanları var. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu kapsamlı demokratikleşmenin de hayli gerisinde.
Ama bu toprağı yıllardır acıya, evleri yasa boğan bir meselede hukukun kapısı ilk kez aralanıyor. Ben o kapının yeniden kapanmamasından yanayım.
Kürt meselesinin çözümü kimsenin kimseye lütfu olmamalı. Esas olan, hepimizin eşit yurttaşlar olarak ortak bir gelecek kurma iradesidir.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında bu ülkenin her bir ferdinin hak ettiği eşit yurttaşlığın, adaletin ve demokrasinin yeniden hayat bulduğu bir Türkiye mümkündür. O hedefe ulaşana kadar, koşullar ne olursa olsun, hukuksuzluklara da, butlanlara da, haksız tutuklamalara da aynı kararlılıkla itiraz etmeye devam edeceğiz.
Hayalini kurduğumuz YENİ nesil siyaset de bunun taşıyıcısı olmalı. Geçmişin korkularını devralıp büyüten bir siyaset değil, birlikte yaşama cesaretini büyütecek bir siyaset.
Eksiğiyle fazlasıyla bu bir başlangıç. Ortak Gelecek için, ben başlamaktan yanayım.
YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.
İşçinin YENİ Partisi
Emeklinin YENİ Partisi
Memurun YENİ Partisi
Esnafın YENİ Partisi
Çiftçinin YENİ Partisi
Kadınların YENİ Partisi
Gençlerin YENİ Partisi
Türkiye’nin YENİ Partisi…
Hayırlı, uğurlu olsun.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
2 Temmuz 1993… ‘Önleri açılmasaydı’bu kadar insan bir araya toplanamaz ve bu kadar insanı yakarak öldüremezlerdi. 2 Temmuz katliamı bir DERİN DEVLET operasyonuydu. Acısı ve isyanı bitmez.. #2temmuzsivaskatliamı
Sezin Öney (@SezinOney), cezaevinden yazılan Demirtaş çağrısı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Diyarbakır ziyareti ve ANK-AR anketlerini bir araya getirerek yazdı: Demirtaş’tan Özgür Özel’e: Türkiye’de yeni demokratik eksen nasıl kuruluyor?
https://t.co/gIYbLsNXS7
“Gezi Ruhu” 13’üncü yılında, bizlere toplumsal muhalefetin nasıl güçlü bir demokratik dalgaya dönüşeceğini söylüyor: Her toplumsal ve siyasal hareketin kendini göreceği özgürlükçü ve çoğulcu bir aradalık…
Bu günleri dayanışmayla hep birlikte aşacağız. Anayasa’yı askıdan indirip, hukuku ve kurumları yeniden ayağa kaldıracağız. Cumhuriyetimizi demokratikleştirerek eşit ve özgür bir Türkiye yürüyüşümüzü sürdüreceğiz.
Gezi’de yitirdiklerimize milyonlarca Gezicinin sözü olsun.
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, bayramın dördüncü günü örgütümüzle, partililerimizle, vatandaşlarımızla bayramlaşıyor.
#CHPÖzgürÖzel
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası / Güvenpark
@eczozgurozel Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, bayramın dördüncü günü örgütümüzle, partililerimizle, vatandaşlarımızla bayramlaşıyor.
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası / Güvenpark
Başı dimdik çıktı Genel Merkez’den. Biz ondan razıyız. Genel başkan olduğu andan itibaren umudumuzu çoğalttı. Otoriter rejimle nasıl mücadele ediliri bize gösterdi. Yıllardır ilk olarak onun çabalarıyla başımız dik, umudumuz diriydi. Yine öyle olacak!