Yaşamın sırrına sürüyle uğradığımız haksızlıkları anarak ve tekrar tekrar yaşayarak değil, yaptığımız tek bir haksızlığın vicdanımızda yarattığı derin yarayı görüp, bilip, yok saymadan ona sahip çıkarak erişiyoruz.
Vilnius/Litvanya
Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
Eve Pizza Sipariş Etmek
1995:
– Telefonu açarsın
– 2 dakikada sipariş verirsin
– 30 dakikada gelir
2005:
– İnternet sitesine girersin
– Pizzayı kişiselleştirirsin
– 45 dakikada gelir
2026↓↓
Yaşım 44, bundan 10-15 yıl öncesine kadar trafikte haklı olduğum bir konuda karşı araca korna çalardım. Şimdi ise herkese “eyvallah kardeşim sen haklısın, özür dilerim.” diyorum. Peki neden? Çünkü biliyorum ki yasalar beni korumaz, maddi, manevi zararımı asla böyle hırtlardan tahsil edemem. Maalesef işinde gücünde olan insanlar sessizce ve etliye sütlüye karışmadan yaşamak zorunda, yoksa öldüğüyle ve dayak yediğiyle kalıyor.
Hakikaten Covid sonrası Black Mirror tarzında bir hayat yaşıyoruz. Öncesine bakıyorum da her şey daha keyifliymiş, hem ülkemizde hem de dünyada.
Sosyal medya ve yapay zekanın da coşmasıyla her şey göreve dönüştü.
Fenerbahçe’nin Galatasaray’a yönelttiği her itham, aslında kendi yaptıklarının bir yansımasıdır. Psikolojide buna Yansıtma denir. Kendi eylemlerini karşı tarafa mal ederek mağduriyet üretmek, yıllardır başvurdukları en klasik algı yöntemidir. Bugün gelinen noktada ise “herkes bize karşı, yalnızız” söylemleri, bizzat yaptıkları kurumsal teşekkürlerle geçerliliğini yitirdi.
İyi tarafından bakalım: artık taraftarını oyalayacak, kamuoyunu meşgul edecek bahaneleri kalmadı.
Ülkece unutma işini ne yazık ki çok iyi beceriyoruz…
Ateş sadece düştüğü yeri yakıyor. “Biz de yanalım” demiyorum ama en azından gözümüzden söndürmek için iki damla yaş aksın. Yanmayı göze almıyorsak, yakmayalım; yaktırmayalım Nizamettin amca gibi babaların, güzel annelerimizin kalbini…
Unutmayalım ki birileri hatırlasın, adalete ışık tutsun. Uyuyanlar uyansın.
“Ben bir şey değiştiremem” demeyin, çünkü biz olursak çok şey değişir.
Uzun zamandır edit yaparken ağladığım tek video olabilir… Belki de Nizamettin amcayı gerçekten tanıdığım için, onun kalbinin acısı kalbime sıçradığı için.
Normalde böyle bir ricada bulunmam ama lütfen bu videoyu olabildiğince çok insana ulaştırın. Sessiz kalmayın, kalmayalım…
Ki babalarımızdan, annelerimizden önce bu dünyadan göçüp gitmeyelim.
#RojinİcinAdelet #rojinicinadalet