Zamanın söylemine hayli uzak olsa da; hakikatin izini kaybeden ilim, akademi olma vasfını da kaybeder. Akademinin varlık nedeni: hakikatin izini sürmek.
https://t.co/ftC2kUueh4
"Bütün kırgınlar gibi bir şey olmasını ve içinizdeki tahribatı gidermesini beklersiniz ama hayat için o konu çoktan kapanmıştır. "
https://t.co/xg02gyjbA4
Bugüne kadar ülkeme ve Türkçeye karşı sorumluluğumdan ve ödev duygumdan ödün vermemek için elimden geleni yapmaya çalıştım. Gerektiğinde oturduğum iskemleyi değiştirmekte tereddüt etmedim. Bunun huzuru anlatılamaz.
Türk toplumu uzun süredir insanların içinde bulundukları pespayeliği, kötülüğü ve ucuzluğu yargılamaktan, adını koymaktan vazgeçiyor. Suç suç, ayıp ayıp, günah günahtır. Kamusal hayat ve toplumsal ahlak bunlar etrafında şekillenir. Hırsıza hırsız ahlaksıza ahlaksız şahsiyetsize şahsiyetsiz denir. Bu ahlakçılık değildir. İnsanların ucuz ve kötü eylemleri yargılanmalı, adları söylenmeli ki duydukları utanç onlara bulundukları yerden dönüş imkanı versin. Suçu suç olmaktan çıkarırsak suçlunun pişmanlık duyma, günahı günah olmaktan çıkarırsak günahkarın tövbe etme imkanı kalmaz. Yargılanmayan eylemler toplumda yaygınlaşır. Utanmak insana dair güzel bir haslet. Utanma imkanımızın elimizden alınması, kötü eylemlerimizin cezasız kalması ve kınanmaması bize yapılacak en büyük kötülük olur.