Gavurlar geliyor diye memleketi ilk defa süsleyip püslemiyorlar...
Daha önce Amerika'nın 6. Filosu geliyor diye genelevleri bile boyayan yavşak gavatlar vardı.
Neyse ki sizin 'terörist' diye bildiğiniz delikanlılar korudu bu ülkenin onurunu, gururunu...
14 Haziran 1928 | Doğum gününde; eşitlik, adalet, özgürlük ve devrim mücadelesinin sembolü Ernesto Che Guevara'yı saygıyla anıyoruz.
Hasta la victoria siempre!
Ernesto "Che" Guevara, 14 Haziran 1928'de Arjantin'de olarak doğdu. Küba devriminin askeri-siyasi liderlerinden oldu. Kongo ve Bolivya’da emperyalizme-sömürüye karşı mücadele etti. Tüm bürokratik ayrıcalıkları, kariyerizmi ve yüksek maaşları reddetti.
Yeni komünist insanın yaratılmasını ve insanların davranışlarını yalnızca maddi teşviklerin değil; dayanışma, kolektif sorumluluk, toplumsal fayda ve devrimci bilinç gibi psikolojik ve ahlaki motivasyonların da yönlendirmesini savundu. Ona göre sosyalizmin başarısı sadece üretim araçlarının kamulaştırılmasına değil, aynı zamanda insanların bilinç ve değer dünyalarının dönüşümüne de bağlıydı.
Lütfen oyunlara elleşmeyin. Kontrol edelim, denetleyelim derken gün sonu iş keyfinize göre yasak koymaya dönecek.
“Ama o oyunda da bilmemne varmış.” diyerek işi mantıklıymış gibi göstermeye çalışacaksınız ama oyuncu adam bunu yemeyecek; kendini korsana verecek ya da saçma sapan VPN kullanımı artacak.
Virüsünden tut da kullanıcı datalarının yurtdışına sızmasına kadar bir ton işle uğraşacağız.
- “Eskiden dışarıda oyunlar oynardık artık oynamıyoruz”un bahanesi milletin oyun oynaması değil. Milletin sokağa güvenip çocuğunu bırakamaması. Sorunun çözümünü farklı yerlerde arıyorsunuz.
- Aileleri bilinçlendirelim ile başlamamız gereken işe “bi temsilci atayın da biz şu oyunlara bi bakalım” kafasıyla yaklaşınca kimse yapılacak olan işe güvenemiyor.
- Türkiye’de çok yaygın bir denetlenmeyen sanal kumar problemi varken, millet bu yüzden hayatını yitirecek noktaya gelirken, aileler paramparça olurken bana gelip de “oyunlar da bağımlılık tetikliyo…” demeyin rica ediyorum.
#OyunHakkımaKarışma
#OYUNUMADOKUNMA
Maraş Alevi Katliamı!
(19-26 Aralık 1978)
Allah için savaşa!
HAMİLEYİM, BARİ BENİ ÖLDÜRMEYİN!
Esma Suna’nın doğumuna az kalmıştır. Saldırganlar Suna ailesinin evini silahlarla ateş altına alırlar, evin içine patlayıcı madde ve benzinli paçavralar atarlar.
Sonra evin kapılarını kazma ve baltalarla kırarak içeriye giren faşistler, evde bulanan Fidan, Ali, Fikri ve Mehmet Suna ile Musa Funda’yı kurşuna dizerler. Fazlı ile Elif Suna da sopa ve satırlarla ağır yaralanır ve öldü diye bırakılır. Esma Suna, “Kocamı, kardeşlerimi öldürdünüz bari beni öldürmeyin hamileyim” diye yalvarır. Sopa ve satır ve şiş darbelerinden o da nasibini alır. Karnındaki bebeği kurtarmak için can havliyle sokağa fırlar. Ancak arkasından bu kez ateş ederek Esma’yı yere düşürürler. Öldü sanılarak bırakılır. Bir komşusu Esma gelini sırtlayarak devlet hastanesine götürmeyi başarır. Doktorlar Esma’nın yaralarının ağır olduğunu görür ve “Bari bebeği kurtaralım” diye sezaryenle bebeği çıkartırlar. Operasyon sırasında doktorlar gözyaşlarını tutamaz. Zira annesinin karnına aldığı darbeler nedeniyle bebek de annesi gibi ölmüştür.
YAŞLI BİR KADININ FERYATLARI!
Cennet Çimen, Maraş Katliamı’nın en yaşlı mağduru. Saldırganlar mahalledeki diğer evleri yakıp yıkarken tek gözü hiç görmeyen diğer gözü ise çok az görebilen Cennet Nine, “Ne oluyor?” diye dışarı fırlar. Feryat seslerini duyunca da çevreden imdat ister. Katiller, “Gel nene gel biz seni kurtaracağız” diyerek kolundan tutup bahçeden sokağa çıkarırlar. Sokakta yere yıktıkları 80’lik kadının ayaklarından sürerek boş bir evin bahçesindeki helaya götürürler. Cennet Nine’nin feryatlarını duyan mahalleli korkudan imdadına gidemez. Cesedini bulduklarında iki gözü tornavida ile oyulmuş, başı hela çukuruna sokulmuş, üzerine de yanmış bir at arabasının kasası yığılmıştır.
ÖNCE ÇOCUĞU SONRA KENDİSİ!
Kendisi bir Sünni olan Ümmühan Duman’ın evlendiği eşi Alevi’ydi. Evlendikten bir süre sonra ise köylülerin birçok baskısı ile karşı karşıya kaldı “Kürtler ve Aleviler bu köyde” yaşayamaz diye. Bütün baskılara direndi. Ancak katliam esnasında kapıları çalındığında çocuklarının acısını görmemek için eşine “beni öldür dayanamam bu acıya” dese de, oğlu gözlerinin önünde öldürüldü. Saldırıdan yaralı kurtulan Duman, oğlunun acısına daha fazla dayanamayarak yaşamını yitirdi kısa bir süre sonra.
6 AYLIK BEBEĞİ İLE CAN VERDİ!
Fadime Boz’un da diğerleri gibi çocukları vardı. En küçüğü henüz altı aylıktı. Yaşanan olaylardan kaynaklı çocuklarını korumak amacıyla daha güvenli bir mahalleye gitmek isterken sıkılan kurşunların hedefi oldu. Boz, 6 aylık bebeği ile vuruldu. Hastaneye götürülürken bebeği ile yaşamını yitirdi. O da hayalleri elinden alınanlar kervanına katılmıştı.
Hatice Yılmaz, evli ve çocukları vardı. Önce dışarıdan ateş açan saldırganlar, daha sonra evine girmişlerdi. Yaralı halde dışarı sürüklenen Yılmaz, briketlerle katledildi. Öldürmekle yetinmeyen saldırganlar altın bileziklerine göz diktikleri Yılmaz’ın kolunu da kesmişlerdi.
Tek suçları ALEVİ olmalarıydı!
UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!
#MaraşKatliamı