escape ne zaman çalsa 15 yaşına geri dönen nesil olarak, diplomasiye katkımızı enrique iglesias’a olan aşkımızla daha lise yıllarında yapmışız 🫶🏻🇹🇷🇪🇸
#TurquiaEspana
şefkatli bir kalpte, hiçbir talep yokken hatırlanırız. üşür müsün diye camı usulca kapatan, yükünü fark ettirmeden hafifleten o görünmez el.. yoruldun mu diye sesini yumuşatan, kalbini incitmeden kollayan o ince dikkat. ve dünya bir anlığına daha güvenli,
daha sıcak.
epstein’den çıkan tüm o yamyamlık, şeytanlık sapkınlıklardan sonra şu Ramazan vaktinde ilk iş çocukları katletmeleri.. her türlü bahane ve açgözlülükleriyle Müslüman coğrafyayı vurmaları..artık Kur’an’da neden hep israiloğullarından bahsedildiğini anladım. bu tanıklık bize yeter.
herkesle anlaşamayız doğru. ama bencili de meşrulaştıramayız. arkadaşıma meseleyi aktarırken bir anda:
“biz Afyon’da buna ‘fikir tası delik’ deriz”dedi. susturuldum âdeta. meğer aradığım entelektüel tokat buymuş. tam dozunda bir akıl raporu. ne eksik ne fazla, saf Anadolu zekâsı.
#nurullahgenç’in ‘onur’u başarıyla değil duruşla tanımladığı bu satırları keşke herkese okutabilsek. ve ithaf edebilsek; onuru yaşamın sonucu değil yürüyüş biçimi yapanlara. yorulmuş ama kötücülleşmemiş olanlara..
tanpınar, huzur’da suat’ı çok derinleştiremediği için onun intihar mektubunu ayrıca tasarlar ama tamamlamaya ömrü yetmez. 58-146. sayfalarda kendi el yazısıyla yaptığı düzeltmeler var. suat’ın yaradılışı hikâye için neden bu kadar mühim daha iyi anlıyorsunuz.
hayatını bir başarı ya da mağduriyet hikâyesi olarak değil, bir anlam arayışının hikâyesi olarak kuran insanlara hayranım.. başına gelenleri değil, onlarla kurduğu anlam ilişkisini anlatan insanlara hayranım.
bazen yaşam seni bir nesneye, bir sese, bir bakışa doğru yönlendirir ve fark edersin ki senin varlığın da aynı anda o şeyi tamamlamıştır. öyle ki bulduğun şey artık seninle birlikte, seni de içine çeken bir sekans yaratır. iki bulunmuşun karşılaşması, hem seni hem onu dönüştürür.
“Bana üflediğin ruhu nergislere vermek istiyorum Allah’ım” diyen şair, verilen ilhamı/ruhu doğaya mı aktarmak ister? yani ruh, sanat yoluyla çiçeklere, güzelliğe, şiire dönüşecek�� yoksa ruhunun kendisinden daha saf, daha masum bir varlıkta (nergiste) tecelli etmesini mi ister..