Tam bir leş. Bu topraklarda tarlaya gübre olamayacak vasıfsızlıkta, zevksiz münasebetten hasıl olmuş israf ürününün, hayalini dahi kuramayacağı bir kariyerin sahibi olan Prof.Dr.Hatice Karahan’a ettiği lafın sakilliğine bak mağara ayısının.
Boğaziçi’nde işletme lisansı + iktisat yüksek lisansı, ABD Syracuse Üni’de ekonomi doktorası, aynı üniversitede araştırma enstitüsü görevlisi, Harvard ve Columbia üniversitelerinde ekonomi alanında misafir akademisyen, TÜBİTAK / TİM / DEİK / İSO’da danışmanlık görevleri sonrası geldiği nokta Merkez Bankası başkan yardımcılığı.
Bu kadının emeğiyle, alnının akıyla edindiği alanındaki liyakatı, ehilliği doğal olarak bu iki ayaklı sığırın ve onun esrime halinde necis ağzından savurduğu hezeyanlara beğeni verenlerin algı ve zeka düzeyinin çok üzerinde.
Bu kariyer geçmişine sahip bir profesyonel dünyanın neresine gitse minimum 50.000$ ve üstü aylık gelir + gayet ciddi oranda da bir yıl sonu bonusu ile iş bulur. Burada aldığı maaş doğru ise 15.000$ yapmıyor.
Büyük ihtimalle beyninin işlemci kapasitesi vasat bir şempanze ile eşdeğer olan bu primatın yegane varlık sebebi ağzından savurduğu lümpen, ilkel ve kokuşmuş saçmalamalarla bir aidiyet edinme gayretkeşliği. Halen insanları kılık kıyafeti ile değerlendirmenin akıl tutulmasında savrulan bir zeka geriliği.
Tımarhaneye kapatılması gereken bu yaşam formları bu mecrayı her geçen gün daha katlanılmaz kılıyor. Anasının doğurduğu yüzünü, babasının koyduğu adını ortaya koymaktan aciz bu gevşeklerden yıldık.
Binlerce kişi yürüdü bugün Kıbrıs sokaklarında.
Karşı kıyıda her gün ölen Filistinli çocuklar için değil...
Başörtülü gençler okullara giremesinler diye yürüdüler.
2025 yılında, Türk memleketinde, başörtülü gençler okuyamasınlar diye binlerce kişi yürüdü.
Utanç verici.
Lütfen 3.20 dakikanızı ayırıp baştan aşağı asalet olan bu hanımefendiyi dikkatle dinleyiniz.
Ak Parti Konya Milletvekilimiz MERYEM GÖKA Avrupa Parlamentosunda demokrasi sahtekârı Avrupalıları foseptik çukuruna soktu, çıkarmadı.
İngilizcesiyle de Türkiye'deki huva huvacıları pert etti.
5 dakikada Avrupa'yı bombardımana boğmuş. Kitabın tam ortasından. Olağanüstü bir konuşma.
Ağzına yüreğine sağlık Sayın vekilim @meryemgoka . Tebrikler
Hay maşallah şu iki tane genç kıza. Sizi yetiştiren annenin babanın ayaklarından öperim. Şöyle gençleri görünce gerçekten insanın mücadele gücü daha da fazla artıyor. Allah sizden razı olsun! #gazze
Çok ilginç ve Türkiye’de hep şikayet edilen “Kutuplaşma” sorununa ışık tutan bir veri…
Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara, 11.311 kişiyle yapılan anketin sonucunu açıkladı:
“CHP’ye oy veren biriyle samimi arkadaşlık kurabilirim” diyen
AK Partililerin oranı: %76,9
“AK Parti’ye oy veren biriyle samimi arkadaşlık kurabilirim” diyen
CHP’lilerin oranı: %25,3
Tutuklamalar siyasi değil, hukuki bir süreç olduğu için sessiz kaldık. Fakat günlerdir artarak devam eden edepten uzak söylemlerin ve saldırıların devamında boykot çağrısı ile ülkesine düşmanlık yapmaya kalkan bir muhalefet var.
#BoykotDeğilMilliZarar
İşin içine para girince cebine dokununca iptal edemeyiz.
Verin tazminatını adamın iptal edin. Bilet paralarını da geri ödeyin.
Millete bedel ödetmeye gelince önden koşarlar.
Kendileri en ufak bir bedel ödemek istemezler.
Sosyal ve demokrat ha(!)
Herkes biliyor ki sokak ve boykot çağrılarına katılan kadar katılmayan, karşı boykot yapmak isteyen, biz de sokağa çıkalım diyenler var.
Nihai hedefi bu şekilde insanları birbirine düşürmek olan olan ana muhalefet ülkemizi çıkmaza sürüklemek için siyaset yaparken;
Herkesin sabırla olayları izlemesini sağlayan hükümet
Soğukkanlılıkla Türkiyeye sahip çıkıyor,
ana muhalefetin ülkemizi yakma hevesi ile körüklediği ateşi söndürmeye çalışıyor.
Bir kez daha maskeler düştü ve millet sevdasına sahip olan gün gibi ortaya çıktı.
Savaş yöntemlerinin değiştiği bu çağda, Elbirliği ile ülkemize yapılan bir saldırıyı daha atlatacağız.
Muhalefet partisi tarafından 2 Nisan için duyurulan ve bazı çevrelerce de desteklenen genel boykot çağrısı, yalnızca ekonomik dengeleri bozma girişimi değil, aynı zamanda piyasaları kilitleyerek üretimi ve istihdamı olumsuz etkileme çabasıdır.
Bu çağrı, yerli ve millî sermayemizi zayıflatmaya, ekonomik bağımsızlığımızı tehlikeye atmaya ve küresel sermayeye alan açmaya yönelik açık bir girişimdir.
Ekonomi, bir milletin ortak emeğidir. Bu emeği sekteye uğratmaya yönelik her hareket, yalnızca firmalarımıza değil, esnafımıza, sanayicimize ve tüm vatandaşlarımıza zarar verecektir.
MÜSİAD olarak, toplumumuzu bu tür suni kriz çağrılarına karşı durmaya davet ediyoruz. Tüm vatandaşlarımızı 2 Nisan günü ekonomimize daha güçlü destek vermeye, yerli üretim yapan firmalara ve markalara sahip çıkmaya, alışverişlerini ertelemek yerine, Türkiye’nin ekonomik istikrarını korumak için ekonomiye katkı sağlamaya davet ediyoruz.
Türkiye ekonomisi, üretim gücü, istihdam olanakları, ihracat odaklı büyüme modeli ve girişimcilerimizin azmiyle son yıllarda önemli bir ivme kazanmıştır. İş dünyamızın özverili çalışmaları sayesinde ülkemiz, küresel ekonomideki zorluklara rağmen istikrarlı büyümesini sürdürmektedir.
Daha önce de belirttiğimiz gibi iş dünyası, siyasi tartışmaların dışında tutulmalı ve tüm paydaşlar, ülkemizin refahı için ortak akılla hareket etmelidir.
#BoykotDeğilMilliZarar
#BirveBeraber
#EnİyiBoykotÜretmektir
Bugün Özgür Özel’in boykot çağrısı yaptığı doğuş grubunun restoranlarından birine gittim ve orada çalışanlardan birisinin ve dolayısıyla tabii hepsinin ortak fikri olan şu sözleri işittim. “ bizim ekmeğimize taş koyanlara bir tane oy yok” @dogusgrubu#reklam değil bilgi içerir
Genç işsizliğinden dertli olduğumuz şu dönemde çalışan yaş ortalaması 25’in altında olan ve binlerce gence istihdam sağlayan %100 yerli bir markayı boykot etmenin akılla mantıkla açıklanabilir tarafı yok tek kelimeyle yazık. @espressolabtr