Bir yerde okumuştum: “Bir sorunu hiçbir şekilde çözemiyorsanız, o sorun artık çözülmesi gereken bir sorun değil kabul edilmesi gereken bir gerçektir.” Kabul ettim savaşım bitti. Benden uzak bir yerde herşey gönlünüzce olsun. :)
Beni nasıl kaybedersin:
1. Görüldü atmak
2. Yok saymak
3. Cevap vermemek
4. Son plana atmak
5. Aktif olup yazmamak
6. Geç cevap vermek
7. Tutulmayan sözler
Bu yıl öğrendiğim en büyük ders;
hiçbir şeyi zorlamamamız gerektiğidir:
konuşmalar, arkadaşlıklar, ilişkiler, dikkat, sevgi... zorunlu olması gerek şeyler için savaşmaya değmez,çünkü gerçekleşmesi gereken her şey olacak zaten, olmayacak şeyler olmayacak.🙏🏻
SON BÖLÜM:
Beni çok emek vermiş uğraşmış ve çok sevmiş olarak hatırla sana bakışımı en iyi sen bilirsin, artık sana öyle bakamam beni akıllanmış bi kadın olarak hatırla.
Az önce kitapta şöyle bir cümle okudum: "Susmanın bir ifade biçimi olduğunu savunmuyorum. ben sadece anlatmayı denemekten vazgeçtim." o kadar haklı bir kırgınlık ki bu, yaşayan bilir.
Şöyle bir alıntı okudum çok beğendim: "İnsan çok sevmekten, kıyamamaktan, kızamamaktan, üzememekten ve hep alttan almaktan kaybeder. Hayat, ilk olarak kendini yok sayanları harcar." Öğrendim.
Mental olarak o kadar yoruldum ki dümdüz bir sakinlik istiyorum. Yıkıcı kavgaları değil konuşabilmeyi, gürültülü eğlenceleri değil de sevdiklerimle kendi halimizde oturup sohbet edebilmeyi istiyorum. Kimsenin kimseyi şüpheye düşürmediği sırt sırta verilen küçük çevreli bir hayat.
Beni yoran her şeyden ve herkesten çok sıkıldığımı farkettim. Belli bir zaman sonra insanın tahammül seviyesi olmuyormuş. Sadece kendi çabasıyla yürütmeye çalışmıyormuş hiçbir şeyi. Olmuyorsa bırakıyormuş.
Ne olursa olsun geri adım atmayı bıraktım. İçinde olmadığım hiçbir evi süslememe kararı aldım. Taşlamam, yakmam ama uzaktan da seyretmem. Sadece eşiğinde olduğum, kapının yerini ezberlediğim o evin şehrinde bile olmam. Çok uğraştılar değişmem için ve sonunda değiştim.
Nasipse ölmeden birinin kıyamadığı en sevdiği özlediği bebeği gibi üzerine titrediği merak ettiği ilgilendiği kişi olmak istiyorum. Başka da dünyalık hiçbir şeyde gözüm yok.
"Ufak şeylere takıldığını düşündüğünüz insanlara aynı meseleyi küçük ya da büyük kaç kere yaşattığınızı, kaç kere alttan alındığınızı ve onun da bir sabrı olduğunu nasıl güzel unutuyorsunuz. Aynı şey bin kere olunca en küçüğüne bile hata gözüyle bakamıyorum artık ben."
Fark ettiniz mi?
En sadık kadınlar maddi şeyler istemez.
Ne lüks hediyeler , ne pahalı süprizler.
O sadece senin zamanını ister.
İlgin , merakın , sahiplenmeni , onu gerçekten istemeni. Günün en yorgun anında gelen ‘nasılsın’ mesajını . Hiç beklenmedik anda’iyi ki varsın’denmesi.
Korkak erkek diye bir şey olduğunu düşünen kızlara üzülüyorum maalesef. Hayırr o erkek seni istemiyor o yüzden kılını bile kıpırdatmıyor. Bu gerçekle ne kadar erken yüzleşsen o kadar iyi çünkü isteyen erkeğin neler yaptığını görsen aklın şaşar.