Beklentiyi sıfırladığında hayat daha kolay.
Kimse gelmezse şaşırmıyorsun, biri gelirse seviniyorsun.
Kimse aramazsa üzülmüyorsun, biri ararsa mutlu oluyorsun.
Hayatı zorlaştıran şey hayatın kendisi değil, bizim kurduğumuz o fazla beklentiler.
Yorulduğunu hissettiğinde durmayı öğren.
Kimse için kendini tüketmek zorunda değilsin.
Dünya biraz bekleyebilir, insanlar biraz bekleyebilir.
Ama sen kendini tüketirsen, toparlaman çok daha uzun sürer.
Hayır dediğinde seni seven insan seni terk etmez.
Eğer terk ediyorsa zaten sevgisi senin evetlerine bağlıymış.
Bunu görmek üzücü ama aynı zamanda özgürleştirici.
Artık kimin gerçekten yanında olduğunu biliyorsun.
İyi insan olmak, her şeye evet demek değildir.
Bazen hayır demek en büyük iyiliktir, önce kendine.
Sınır koymadığın her yerde kullanılıyorsun, farkında bile olmadan.
O yüzden artık daha netim, daha mesafeliyim, daha ben.
En çok da şunu öğrendim.
Kimse senin içini senin kadar bilmiyor.
O yüzden kimseye içinin muhasebesini vermek zorunda değilsin.
Sen doğru bildiğini yap, vicdanın rahat olsun.
Gerisi zaten bir şekilde anlaşılıyor.
Artık anladım.
Kimseyi hayatımda tutmak için çabalamayacağım.
Kalmak isteyen zaten bahane değil, yol buluyor.
Gitmek isteyen de bahaneyi fazlasıyla buluyor.
Ben kimse için yol da bahane de olmayacağım artık.
@tolgaakpinar Bu cümleler insanın aklına durup dururken takılıyor. Gerçekten seven, kusurlarını da sever. O “aynısını söyleyebilir misin / yapabilir misin?” sorusu ise her şeyi netleştiriyor.
Bazı dönemler vardır, kimseye anlatamazsın.
Anlatsan da anlamazlar diye değil, anlatacak gücün yoktur.
Sadece geçmesini beklersin. Kimse görmez, kimse bilmez.
Sonra bir gün geçmiştir ve sen nasıl atlattığını bile hatırlamazsın, sadece atlatmışsındır.