İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5
@umitak Niye tartışma çerçevesinin, rejimin aktörleri ve dili üzerinden yapıyoruz?
Bu konuda yıllar içinde oluşmuş bir sistematik ve bir dil mevcut oysa ki.
-Sömürge tipi faşizm, emperyalizmin içsel bir olgu
-Kontrgerilla, oligarşi...
NEDEN?
Kılıçdaroğlu'na doğrudan seslenmiyor?
"Bu durum Saray'ın, CHP'nin başına çorap geçirme projesi, sen de bunun elverişli aparatı hatta işbirlikçisisin" demiyor ya da diyemiyor???
Siyasette "ne söylediğin değil ne söylemediğin" belli eder....
Bugün Galatasaray’a çıkışımızın 31.yılı.
Kuşaktan kuşağa aktarılan bir direnme çağrısına dönüşen mücadelemiz 31 yaşında.
31 yıldır kayıplarımızın izini sürüyor; hakikat, adalet ve insan onurunu savunuyoruz.
31 yıl sonra da ilk günkü kararlılığımızla haykırıyoruz:
Unutmuyoruz.
Affetmiyoruz.
Vazgeçmiyoruz.
O değil de... Bütün sosyalistler "Niye bu kadar parça bölük haldeyiz" diye düşünmeyi ve çözüm yollarını aramayı hiç denemedik ama kapitalizmin sübabı oldugunu bildiğimiz sosyal demokrasinin
sorunlarını çözebilmek için hep beraber perperişan olduk...:)))
İnanılmaz mahkeme Bülent Şık'ı cezalandırdı.
Dr. Bülent Şık, 50 bin lira maddi tazminat cezasına (üstelik mayıs 2024'ten başlayarak ticari faiz de eklenecek) mahkum edildi.
1 lira da maddi tazminat tazminat da eklendi.
Bundan sonra hangi halk sağlıkçı/gıda mühendisi yazı yazar?
Zira hem maddi hem manevi tazminatla davacıyı (şirketi) haklı buluyor mahkeme.
Üstelik davası faiz de istemediği halde mahkeme bir de faiz ekliyor.
Ama asıl kısım şu Bülent Şık'ın Bianet ve Gerçek Gündem'de yayınladığı yazıların silinmesine hükmetti.
Akıl almaz zamanlar.
BİZ BU YOLDAN DÖNMEYİZ!
Yıllardır tertemiz bir mücadele yürütüyoruz. Türkiye'nin pek çok farklı kesiminin teveccühü, haklılığımıza olan inancımız ve bizler gibi yoksul ve emekçi halkımızın toplumsal dayanışmasıyla, bu mücadeleyi sonuna kadar götüreceğiz.
Akbelen'i vermeyeceğiz
ESRA'YA ÖZGÜRLÜK!
Esra'mız 40 gündür hâlâ, haksız ve hukuksuz yere tutuklu ve sürgünde. Bu karar biz köylülerde ve kamuoyunda toplumsal vicdanı ve adaleti zedelemeye devam ediyor. Esra'mızın bir an önce tahliye edilmesini istiyoruz.
#EsraIşıkSerbestBırakılsın
Hendek katliamında kaybettiğimiz Halis Yılmaz'ın babası ve İliç Maden katliamında kaybettiğimiz Uğur Yıldız'ın babası bu yanımızdalar.
Holdingler tarafından katlediliyor, soyuluyor, sömürülüyoruz. Ancak birliğimiz holdinglerden büyüktür, elbet bu düzen değişecek!
CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK!
Bugün 23 Nisan. YK Enerji şirketi Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızı canımıza kast ederek kutlamak istiyor! Canımıza, çocuklarımızın başına bir şey gelirse sorumlusu bellidir!
Acele yürütme durdurulmalıdır!
Ortak sorunlar, ayrı 1 Mayıs’lar!
Türkiye emek hareketi ve toplumsal muhalefeti 1 Mayıs’a dağınık, parçalı ve zayıf bir şekilde hazırlanıyor.
Oysa gerek çalışanların yüz yüze olduğu ağır ekonomik sorunlar gerekse giderek derinleşen despotizm ve hukuksuzluk karşısında güçlü ve kitlesel bir 1 Mayıs’a ihtiyaç var.
Neden kitlesel güçlü, ortak 1 Mayıs kutlaması yok?
Ayrıntılar gazetecilik nedeniyle tutuklu olan @ismailari_'nın gazetesi @BirGun_Gazetesi'nde
https://t.co/B1V5A01SBl
CHP'ye bu kadar "ilişik" olmak zorunda mı DİSK?
Bağımsız bir heyet (işçilerden oluşan) ile katılınamaz mı?
Ya da sadece sosyalislerden oluşan (CHP'nin olmadığı) bir heyet???
@diskinsesi
hadi bir de #1Mayıs eklensin...
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu Barcelona'daki Küresel İlerici Seferberlik #GPM2026 etkinliği kapsamındaki İlerici Kentler Oturumunu CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile beraber takip etti.
Her okulun kapısına birer uzman çavuş dikerek öğrencilerin ve eğitim kurumlarının güvenliğinin sağlanabileceğini varsayan bu anlayış, sosyal demokrat mıdır?
Okullar; kışla, banka şubesi ya da stadyum değildir!
Bu durum AKP'nin eğitim politikasının sonucudur.
Alternatifi nedir??
Önce İstanbul’da, Fatma öğretmenimizi öğrencisinin saldırısıyla kaybettik.
Dün Şanlıurfa’da bir okulda düzenlenen silahlı saldırıda 16 canımız yaralandı.
Bugün de Kahramanmaraş’tan gelen haberle yüreğimize bir ateş daha düştü.
Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyoruz.
Olayı duyar duymaz, partimizden 4 kişilik bir heyeti Kahramanmaraş’a görevlendirdik. Arkadaşlarımız hem acıyı paylaşacak hem ailelerin ihtiyaçlarıyla ilgilenecek hem de olayın tüm yönlerini yerinde inceleyecekler.
Fatma öğretmen hayattayken, “Okullarda can güvenliğimiz yok” diye haykırmıştı.
Ne yazık ki o feryat duyulmadı.
Ne etkili bir tedbir alındı ne caydırıcı bir önlem geliştirildi.
Bugün geldiğimiz noktada açıkça görüyoruz ki okullardaki şiddet artık münferit olaylarla açıklanamaz. Bu mesele, büyüyen ve derinleşen bir güvenlik zaafiyetine dönüşmüştür.
Çocuklarımızın, öğretmenlerimizin, eğitim emekçilerimizin can güvenliğini sağlamak devletin en temel görevidir.
Türkiye’nin en acil gündemlerinden biri artık okul güvenliği olmalıdır.
Okullarda giriş çıkış denetimlerinin eksiksiz sağlanması, güvenlik personeli sayısının artırılması, kamera sistemlerinin güçlendirilmesi, okul çevrelerinde kolluk devriyelerinin sıklaştırılması ve acil kriz planlarının hazırda tutulması artık zorunluluktur.
Diğer tedbirlerle birlikte, daha önce önerdiğimiz gibi, ataması yapılmamış uzman çavuşlarımız arasından 65 bin güvenlik görevlisi derhal okullarımıza atanmalıdır.
Okulların güvenliği devletimize emanettir.
Bu konuda artık hiçbir ihmal, hiçbir eksiklik mazur görülemez.
ESRA'YI ALACAĞIZ
AKBELENİ VERMEYECEĞİZ
Köyümüz, topraklarımız ve haysiyetimiz için mücadelemiz sürüyor. Haksız yere tutuklanan Esra'mızı geri istiyoruz!
Tüm kamuoyunu haklı mücadelemizin sesini yükseltmeye çağırıyoruz!
#EsraIşıkYalnızDeğildir