Kitapların arasında kısa bir öğle molası: simit ve çay. Yayıncı arkadaşımızın bu fotoğrafı, sektörün geçim sıkıntısını anlatıyor. Kitabı basmak, taşımak ve okura ulaştırmak için çalışan yayıncılar, artan giderler karşısında kendi öğünlerinden tasarruf eder hale geldi.
Shopping Monster Festival’de yayıncılara ‘ek ücret’ şoku
Ataköy Galleria’da düzenlenen Shopping Monster Festival kapsamındaki Garaj Günleri’ne katılan bazı yayıncılar, etkinlik başladıktan sonra kendilerinden kararlaştırılandan daha yüksek ücret talep edildiğini öne sürdü.
@atakoygalleriaa@bkrbld@TCKulturTurizm
https://t.co/LljyHrWVcH
Edebiyat'ın kalbi bu yaz Bodrum'da atacak.
Onlarca yazarın katılımıyla gerçekleşecek festivalde; söyleşiler, imza günleri ve edebiyat dolu sohbetler kitapseverlerle buluşacak.
19 Mayıs 1919, bir milletin yeniden ayağa kalktığı gündür.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe emanet ettiği Cumhuriyet; akıl, bilim ve özgür düşünceyle yaşayacaktır.
Gençliğin umudu büyüsün.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun. 🇹🇷
Bugün hâlâ milyonlar geçim derdiyle boğuşuyor…
Asgari ücretle ay sonunu getirmeye çalışanlar,
güvencesizliğin gölgesinde direksiyon başında ekmeğini kazanmaya çalışan kuryeler,
hakkını ararken işini kaybetme korkusuyla susmak zorunda bırakılan emekçiler…
Ancak dün Ankara’da yürüyen maden işçileri; seslerini duyurarak, kararlılıkla geri adım atmadan ve mücadelelerini zaferle taçlandırarak önemli bir gerçeği bir kez daha gösterdi:
Örgütlü emek geri adım atmaz; haklı olan, er ya da geç kazanır.
Depremlerde, madenlerde, inşaatlarda hayatını kaybeden işçiler ise bize aynı gerçeği yeniden hatırlatıyor:
Emek korunmadığında, ödenen bedel ağır olur.
“Teknoloji ilerliyor” deniyor…
Ancak emeğin mücadelesi bitmiyor; sadece biçim değiştiriyor.
Adalet; işçinin ücretinde, çalışma koşullarında ve yarına dair umudunda saklıdır.
Alın teriyle hayatı ayakta tutan, direnen ve hakkını arayan tüm emekçilerin
1 Mayıs İşçi Bayramı kutlu olsun.
23 Nisan, bir milletin küllerinden doğarken çocuklara emanet ettiği umudun adıdır. Mustafa Kemal Atatürk bu günü çocuklara armağan ederken, aslında geleceğin nasıl korunması gerektiğini de gösterdi: temiz bir vicdanla, adaletle ve barışla.
Bugün ise hem ülkemizin içinde bulunduğu şartlara hem de coğrafyamızda yaşananlara baktığımızda, bu emanetin ağırlığını daha derinden hissediyoruz. Ekonomik zorluklarla mücadele eden, adalet arayışını sürdüren bir toplumda çocukların hayalleri kimi zaman yarım kalıyor, kimi zaman daha başlamadan törpüleniyor.
Daha da acısı, sınırlarımızın ötesinde yaşananlar… Orta Doğu’da bitmeyen çatışmaların ve güç mücadelelerinin ortasında en ağır bedeli yine çocuklar ödüyor. Özellikle İsrail ile Amerika’nın İran’a yönelik saldırılarında, Gazze’de ve Lübnan’da hayatını kaybeden masum çocuklar, insanlığın vicdanında derin yaralar açmaya devam ediyor. Henüz oyun oynaması gereken yaşta toprağa düşen o çocuklar...
23 Nisan’ı kutlarken sadece kendi çocuklarımızı değil, bombaların gölgesinde büyüyemeden hayattan koparılan tüm çocukları da hatırlamak zorundayız. Çünkü çocukların sınırı yoktur. Acının milliyeti olmaz.
Bugün bize düşen, Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği yolu yeniden hatırlamak ve hatırlatmaktır: Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, çocukların korkmadan gülebildiği, adaletin ve barışın hüküm sürdüğü bir gelecek…
Tüm çocukların gerçekten bayram yaşayabildiği bir dünya umuduyla…
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.
Bayram; paylaşmanın, dayanışmanın ve vicdanın hatırlandığı zamandır.
YAYDER olarak Ramazan Bayramı’nın barışa, kardeşliğe ve umuda vesile olmasını diliyoruz.
Bayramımız mübarek olsun.