Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu tarafından yapılan başvurunun incelenmesi ve değerlendirilmesi üzerine; Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu Nükleer Enerji Araştırma Enstitüsü İstanbul yerleşkesinde bulunan TR-2 Araştırma Reaktörü için Nükleer Düzenleme Kurulunun 06.08.2026 tarihli ve 2026-34/3 sayılı Kararıyla İşletme Lisansı verilmiştir.
İşletme Lisansıyla Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumuna 5 MW ısıl güce sahip TR-2 Araştırma Reaktörü için işletmeye geçiş aşamasına ilişkin faaliyetleri yürütme yetkisi verilmiştir.
Dört yıldır Mavi Vatan’da enerjimizin izini sürüyor…
9 Ağustos 2022’de Akdeniz’de ilk görevine başlayan Abdülhamid Han Sondaj Gemimiz, bugün Karadeniz’de enerji bağımsızlığı hedefimizin en önemli aktörlerinden biri olarak çalışmalarını sürdürüyor.
Akdeniz ve Karadeniz’de bugüne kadar 20 kuyuda görev yapan Abdülhamid Han, Göktepe-3 kuyusunda gerçekleştirdiği 75 milyar metreküplük doğal gaz keşfiyle de Türkiye’nin enerji tarihine önemli bir başarı kazandırdı.
6 derin deniz sondaj gemimiz ve 2 sismik araştırma gemimizle dünyanın 4. büyük enerji filosuna sahip ülkesi olarak Mavi Vatan’daki gücümüzü her geçen gün artırıyoruz.
Türk mühendisliğinin gücünü denizlerimize taşımaya; milletimizin refahı için aramaya, keşfetmeye ve üretmeye devam edeceğiz.
🌊🇹🇷 #AbdülhamidHan
Attığımız stratejik adımlarla Türkiye Petrolleri’nin küresel çaptaki gücünü artırmaya kararlılıkla devam ediyoruz.
Son olarak BP ile gerçekleştirdiğimiz tarihî anlaşma sayesinde Kerkük sahalarına ortak olarak, TPAO’yu günlük bir milyon varil petrol ve doğal gaz üretim kapasitesine sahip küresel bir enerji devi yapma hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz.
Uzun süredir üzerinde çalıştığım bir projeyi bugün duyurmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Bilge ve Yonga: 7-12 yaş çocuklar için 32 kitaplık bir bilgisayar mimarisi serisi. Tamamı ücretsiz, bugün yayında.
Yıllardır üniversitede bilgisayar mimarisi anlatıyorum. Öğrencilerin çoğu bir işlemcinin içinde ne olup bittiğini ilk kez ikinci ya da üçüncü sınıfta duyuyor. Oysa bu konuların özü, doğru anlatıldığında bir çocuğun rahatlıkla kavrayacağı şeyler: bir anahtar açılır ve kapanır, her şey sıfır ve birle yazılır, işlemci bir buyruğu alır, anlar ve yapar.
Seride meraklı bir çocuk olan Bilge ile küçük robot arkadaşı Yonga var. Bilge sorar, Yonga anlatır. Kumdan yonga nasıl çıkar, bilgisayar neden ısınır, önbellek ne işe yarar, bir program nasıl makine diline dönüşür. Her kitabın sonunda kısa bir "Bugün Ne Öğrendik?" özeti var.
426 sayfa, her sayfanın kendi çizimi var. Kapaklarla birlikte 458 özgün görsel. Tarayıcıda okunuyor, isteyen PDF ya da EPUB indiriyor.
Bir şeyi de açıkça söyleyeyim. Bu seriyi birkaç yayınevine anlattım, destek çıkan olmadı, çoğundan yanıt bile gelmedi. Açık erişimi ilke olarak zaten tercih ediyorum, kitaplar bu yüzden ücretsiz. Ama çocukların kitabı eline alıp sayfasını çevirme deneyimini yaşayamıyor olması benim için bir eksiklik.
Ülkemizde yayıncılığın mürekkep ve kağıt masrafını hesaplamanın ötesine geçmesi gerekiyor. Bir eserin değeri satacağı kopya sayısıyla ölçülmüyor.
Basmak isteyen bir yayınevi çıkarsa kapım açık. Tek koşulum, kitapların dijitalde ücretsiz kalması.
https://t.co/o5sHPrIwzT
Kerkük’ün kadim topraklarıyla olan tarihsel bağımız, bugün ülkemizin aydınlık yarınlarına güç veren yepyeni bir enerjiye dönüşüyor.
Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın iradesiyle millî şirketimiz TPAO, BP ile imzaladığı tarihî anlaşmayla Kerkük’te faaliyet gösteren BP Energy Company of Kirkuk Limited’in (BPECKL) yüzde 15 hissesini devraldı.
Ülkemizin enerji arz güvenliğini sarsılmaz bir temele oturtan bu stratejik hamle, "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye" gayemize çok daha güçlü bir ivme katacaktır.
@trpetrolleri
Bugün Türkiye Petrolleri ile BP arasında imzalanan hisse devir sözleşmesiyle TPAO, Kerkük’te faaliyet gösteren BP Energy Company of Kirkuk Limited’in (BPECKL) yüzde 15 hissesini devraldı.
Bu ortaklıkla birlikte TPAO, Irak’ın en önemli hidrokarbon üretim bölgelerinden biri olan Kerkük’teki sahalarda yer alacak. Yaklaşık 3 milyar varillik rezerv potansiyelini üretime kazandırmak için BPECKL ortakları ile birlikte çalışacak.
Bu adım, Türkiye Petrolleri’nin uluslararası alandaki varlığını ve etkinliğini güçlendirme hedefimizin önemli bir parçası olmasının yanında, Kerkük’ün bizim için taşıdığı tarihî ve kültürel anlam nedeniyle de ayrı bir önem taşıyor.
Anlaşmanın ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyor, ortaklığımızın uzun yıllar karşılıklı fayda üreten başarılı projelerle güçlenmesini temenni ediyorum.
Uluslararası Astronomi Birliği, Türk dünyasını gururlandıran tarihî bir karara imza attı.
Özbekistan Bilimler Akademisi Astronomi Enstitüsünde görev yapan iki bilim insanı Kemal Ergaşev ile Atabek Burhanov’un adları, uzaydaki iki farklı asteroide verildi.
Bugün, Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği’nin Genişletilmiş Yönetim ve İstişare Kurulu Toplantısı’na açılış konuşmacısı olarak davet edildik.
Toplantıda yaptığımız değerlendirmelerde, ülkemizde gerçekleştirilmesi planlanan COP31 sürecinde Türk Dünyası Mimarlar ve Mühendisler Birliği’nin etkin bir paydaş olarak yer almasının önemli katkılar sağlayacağını ifade ettik. Buhara’dan Semerkant’a, Taşkent’ten Bakü’ye, Konya’dan Bursa’ya uzanan ortak şehircilik ve medeniyet mirasının, sürdürülebilir şehircilik anlayışıyla buluşturulmasının COP31 vizyonuna değer katacağını dile getirdik. Birliğin Türk Dünyası’nda bugüne kadar oluşturduğu güçlü iş birliği zemini ve uluslararası tecrübesiyle bu sürece aktif katkı sunabileceğini belirterek, COP31 kapsamında Türk Dünyası’nı temsil edecek ortak çalıştaylar, paneller ve şehircilik odaklı bilimsel etkinliklerin hayata geçirilmesinin faydalı olacağını önerdik.
Toplantı vesilesiyle, Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Sayın Dr. Yalçın Eyigün’e ülkemize kazandırdığı değerli hizmetler ve altyapı yatırımlarına sunduğu katkılar dolayısıyla, Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği adına şükranlarımızı ifade ederek kendilerine birlik hatırasını takdim ettik.
Bir fotoğraftan “Son 19 yılını yalnız ve yoksul bir otel odasında geçiren büyük şair” hikayesi çıkarmak aldatıcı olur.
Park Otel o yılların en lüks otellerinden biriydi.
72 yaşında ve hala bekar olan Yahya Kemal’in bir evi hiç olmadı.
Park Otele haftada 154 lira vermekteydi. Buna sadece yatak, kahvaltı ve çamaşır parası dahildi
Üç ayda bir aldığı emeklilik maaşı 1300 liradır. Bunun dışında Yapı Kredi Bankası’ndan ayda 300-400 lira para almaktadır.
Yani bu parayla özellikle yemeğe düşkünlüğüyle tanınan şairin geçinmesi mümkün değildi
Ne otel sahipleri büyük şairden para isteyebilmektedir ne de gücendirmeden ona bu gerekli olan para verilebilmektedir.
Hürriyet gazetesinin bir yıl boyunca her pazar şiirlerini yayınlaması bu borçların ödenebilmesi için bulunmuş nazik bir yöntemdi.
Peki neden milletvekilliği, büyükelçilik yapmış ülkenin en büyük şairi hayatın son demlerinde maddi sıkıntı çekmişti?
Yahya Kemal’in ilk diplomatlık tecrübesi Lozan Konferansı’ydı.
Çok iyi Fransızca bilen şair, müşavir olarak heyetin içinde yer almış, ardından Türkiye-Fransa sınır anlaşmalarında da görev yapmıştı.
Bu tecrübeler üzerine ilk olarak Atatürk tarafından 1926 yılında Polonya’ya büyükelçi olarak gönderildi.
Varşova’dan “Kar Mûsikileri” şiiriyle döndü.
1929’da bu kez “Endülüs ‘te Raks” ve “Madrid Kahvehanesi” şiirlerini yazacağı Madrid’e atandı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk İspanya büyükelçisiydi ve İspanya bir iç savaşa doğru sürükleniyordu. 1931 yılında aynı zamanda Türkiye’nin ilk Portekiz büyükelçisi de oldu.
Ama 1932 yılında Ankara’dan aldığı sürpriz bir telgraf, merkezde çalışmak üzere Türkiye’ye dönmesini istiyordu.
Buna sebep olarak gösterilenlerden biri Yahya Kemal’in şairliğinin diplomatlığına baskın çıkmasıydı. İç savaşa doğru giden İspanya’yla ilgili Ankara’yı yeterince bilgilendirmemiş, pek sevmediği, Dolapdere’ye benzettiği Lizbon’a geç gitmiş ve orada yaşamamıştı ve bütün bunlar Ankara’yı rahatsız etmişti.
Diğer güçlü ihtimal ise o yıllarda dil devrimi ile ilgili çalışan Atatürk’e, Yahya Kemal’in dil devrimine karşı olduğuyla ilgili aleyhte propaganda yapılmasıydı.
Gerçekten de Yahya Kemal, 1950’lerde bile mektuplarını ve şiirlerini eski harflerle yazmaya devam etmişti.
Yahya Kemal, muhtemelen neden geri çağrıldığını bilmediği için Ankara’ya dönmeye çekinmiş ve izinsiz olarak Paris’e gitmişti. Oradan Berlin’e ve Budapeşte’ye de geçti. Ankara’da bu emirlere itaatsizlik olarak yorumlanmış, gazetelerde Yahya Kemal’in ortadan kaybolduğu haberleri yapılmıştı. Bunun üzerine 1932 yılında Dışişleri Bakanlığı, Yahya Kemal’in reysen meslekten istifa etmiş kabul etti.
Ama dışlanmış sayılmazdı. Türkiye’ye döndükten sonra daha önce Urfa’dan girdiği Meclis’e Tekirdağ, Yozgat, ve İstanbul’dan mebus yapılarak yeniden girdi.
Demokrat Parti’nin ilk kez katıldığı 1946 seçimlerinde ise İstanbul’dan CHP listelerinden aday oldu ama bu kez seçilemedi.
1948 yılında dördüncü kez büyükelçi olarak görevlendirildi.
Yeni kurulan Pakistan’ın o günkü başkenti Karaçi’ye Türkiye’nin ilk büyükelçisi olarak.
64 yaşındaydı, fazla kiloları vardı ve tayyareye binemiyordu. Hem ulaşım şartları hem de Karaçi’nin iklimi onun için uygun değildi.
Ama bu atama da aslında şaire yine bir jestti.
Yahya Kemal’e göre seçimlerde aday olup seçilememesi yüzünden bu jest yapılmıştı. Gazeteci Bedii Faik’e göre ise bu atamanın sebebi gazetelerde çıkan bir reklamdı.
Kavaklıdere şarapları gazetelere altında Yahya Kemal Beyatlı imzası olan iki mısralık bir ilan vermişti:
“Biz veda etmek üzereyiz kedere, Getir ahbaba bir Kavaklıdere”
Yahya Kemal’in bir şarap reklamına şiir vermesi, parasızlığına işaretti. Yahya Kemal hayranı yeni Dışişleri Bakanı Necmettin Sadak bundan rahatsız olmuş ve büyük şairi bu yüzden Pakistan büyükelçisi olarak atamıştı.
Beşir Ayvazoğlu’nun yayına hazırladığı Karaçi Mektupları’ndan anlaşılan Yahya Kemal, Karaçi’den hiç hoşlanmamıştı.
Devamı için⬇️
https://t.co/BqWM4KGHO1
“Milletin ve Devletin mukadderatına İrade-i Milliye amil ve hakimdir.
Ordu İrade-i Milliye’nin hadimi ve hamisidir.”
Mustafa Kemal ATATÜRK
15 Temmuz gecesi
Ordu milli iradenin hadimi iken hasmı haline getirme İHANETİ milletin sinesinde parçalandı.
“Şimdi artık ordu ne düşünüyor şeklinde esrarlı bir soru soracak yerde, Türkiye’nin şartları ordu üzerinde ne etki yapabilir sorusunu sormamız daha gerçekçi bir davranış olur. Millet ne düşünüyorsa ordu da herhalde onu düşünecektir.”
Erol Güngör
"En kötü demokrasi en iyi darbe idaresinden daha evladır..."
Alparslan Türkeş
“Biz, demokrasi ile milliyetçiliği ikiz kardeş kabul eden Milliyetçi Hareket Partisi’yiz”
Devlet Bahçeli