Gazilerimizin ısrarı sonucu komisyona alınan Er Şehit ve Gaziler Platformu Başkanı Erdem Çerçioğlu:
“Millî Savunma Bakanlığı bizi ölüme gönderirken hiçbir problem yok. İş sosyal haklarımızı vermeye gelince çöp gibi kenara atıyorsunuz.
Aynı üniformanın içinde, aynı terörist kurşunuyla yaralanmamıza rağmen bizi yok sayıyorsunuz.
Siz milletvekilleri bu masalarda, bu koltuklarda rahat ve huzurlu oturuyorsanız; dışarıdaki arkadaşlarım ve benim sayemde oturuyorsunuz.
Devleti devlet yapan ana unsur şehit aileleri ve gazilerdir.
Buraya oturmuş koca koca adamlar, bize vereceğiniz üç kuruşu konuşuyorsunuz.
Hakkımızı alana kadar Güvenpark’tan ayrılmayacağız.”
2 kızı için tüm ömrünü adayan adam: Abuzer Dayı
Şanlıurfa'dan Abuzer amca yıllar sonra olan 2 evladıyla zorlu bir hayat sürüyor.
Yıllarca çalışırken eşi de emekli olabilsin diye onun sigortasını da ödemiş.
Kendi emekli maaşı yaklaşık iki yıldır her ay düzenli olarak çekiliyor. Meğerse banka kartı posta yoluyla geldikten sonra mahalleden biri tarafından alınmış ve iki yıl boyunca maaşı çekilmiş. Abuzer amca buna rağmen şikâyetçi olmamış. Çünkü vardır ihtiyacı demiş.
“Kim olduğunu bilmiyorum. Allah korusun, çocuklarıma bir zarar verir.”
Çünkü Abuzer amca için bu dünyada paradan daha kıymetli tek şey çocukları. O, hayatı boyunca parasını değil, evlatlarını korumayı seçmiş bir baba.
@sevgivarsaengelyok
Vatan dediğimiz, yetim İbrahim’in evidir.
Yüce Türk Milleti dediğimiz, İbrahim’in ailesidir.
Milliyetçilik anlayışımız, İbrahim’in en az bir milletvekili çocuğu kadar refah içerisinde yaşama gayesidir.
Haluk Levent’in twitter hesabıyla milli güvenliğin ne alakası var? Hiçbir alakası yok elbette. Fakat Türkiye’de hukuk, kanun, Anayasa, ifade hürriyeti falan bunların yerinde yeller esiyor. Ortaçağ hukuku uygulanıyor. İstedikleri kişiye istediklerini yapabiliyorlar.
Ardahan’a bir dosyam için 4-5 kez gitmiştim. Hayatımda gördüğüm en şehir olamamış, bakımsız, atıl kalmış ilimizdi diyebilirim. Bu fotoğraflarda böyle yemyeşil göründüğüne bakmayın. Kışın o insanın içine işleyen soğuğu, çamur içindeki sokakları ve gri rengiyle gerçekten yaşanması zor bir yerdi.
Vali bey o şartlar altında yapılabilecek en iyi işlerden birini yapmış. Şehre bir misyon kazandırmış. Üstelik bunu nispeten kolay ulaşılabilir bir spor dalı olan bisikletle, festival düzenleyerek yapmış.
Bu Vali hiçbir şey yapmasa, öylece gelip koltuğunda oturup gitse başına bir iş gelmeyecekti. Bir fark yaratmaya kalktı ve “tayt giyen vali mi olur” denilerek görevden aldırıldı.
Biz niye böyleyiz ya? Biz niye güzel olan her şeye düşmanız? Anadolu’nun en ücra köşesinde, buz gibi bir şehirde yaşayan insanların hayatına bir renk gelmişti. Biz niye her şeyi griye boyamayı kendimize görev ediniyoruz?
Adam Ardahan gibi dünyanın cenneti bir yere harika rotalara sahip bir bisiklet festivali getirmiş.
Normal bir dünyada bu festivali 2-3 sene devam ettirsen dünya çapında bir bisiklet festivalin olur.
Tüm dünyadan yüzlerce bisikletçi gelir.
Hem ülkeni tanıtırsın hem turizm geliri olur.
Ama adam tayt giymiş diye adamı görevden aldılar.
Şikayet eden de CHPli.
Rezil bir durum.
Bugün eylemimin son günü.
Tam 3 yıl sonra eylemimi sonlandırıyorum.
Bu mücadele çocuklar içindi.
Ben bu eyleme, Ensar Vakfı'nda istismara uğrayan 45 çocuğun unutulmaması için başladım.
Çünkü çocuklar yaşadıkları acıyı ömür boyu taşırken, sorumluların ve ihmali bulunduğunu düşündüğüm kişilerin hiçbir şey olmamış gibi görevlerine devam etmesini kabul edemedim.
Bugün protesto ettiğim Şanlıurfa İl Millî Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu artık görevde değil. Bu nedenle üç yıldır sürdürdüğüm eylemimi sonlandırıyorum.
Bu bir zafer kutlaması değil; vicdanın sesini duyurma mücadelesiydi.
Eğer bu üç yıl boyunca bir kişi bile o 45 çocuğu hatırladıysa, bir kişi bile "Unutmadık." dediyse, verdiğim mücadele amacına ulaşmıştır.
Eylem bitiyor ama çocuklar için adalet arayışım bitmiyor. Çünkü çocukların sesi sustuğunda, vicdan da susar. Ben susmayacağım.
@mayrukcouture@sabahatakkiraz@fatihportakal@timursoykan@Serhan_Asker@solcugazete60 @istbassavcisi @siyahserit3
#ensarvakfı #urfa #asımsultaoğlu #HalukLevent #15temmuz #FatihTekke #YıkımDeğilÇözüm #DSTKF #zabıta #NaciGörür #Messi #KademeİçinTekSes #ZaferBizim #ENGARG #Arjantin #İcardi #LeventÜzümcü #NasuhMahruki #İlyasYalçıntaş #Gakatasaraylı #YeniParti #Chp #İmamoğlu #ÖmerHalisdemir #Mhp #EsasDarbeMahkumaOldu
İmamoğlu’nu yargıladığını sanan mahkeme “yargılamanın bir usulü var, savunma süreniz şu kadar saat, ben böyle uygun gördüm, benimle pazarlık yapmayın” diyor.
Siz uzattınız diye avukatları azarlıyor.
Evet yargılamanın bir usulü var.
Özünde de savunma hakkının kutsallığı var.
Mahkemenin açıkça diyemediğini ben diyeyim “en az isnadı olanı bile günlerce dinledim ki sana sana süre kalmasın”. Sen konuşama.
Bu yapılan artık yargılama faaliyeti yapıyormuş gibi bile yapmadıklarının resmidir!
Hakim İmamoğlu’nu dışarı çıkarıyor!!
Sabah 08.10’da, hapishanede, mahkeme heyetinin İBB duruşmasına katılmamı engelleyen keyfî kararı tarafıma bildirildi.
Benim ismimle kurulan iddianamenin görüşüldüğü mahkemeye katılmamın engellenmesi çok ağır bir hak ihlalidir, düşman hukukunun zirvesidir.
Mahkeme iddianamede en fazla suç isnat edilen kişilerin ve avukatlarının savunmalarını kısıtlamakta, yok saymaktadır.
Bu durum, “asrın hukuksuzluğu” İBB davasının tümüyle çökmüş, bir yargısız infaz yığınına döndüğünün ispatıdır.
Dava açıldıktan sonra doğal yargıç ilkesi hiçe sayılarak dizayn edilen, bu sebeple bağımsızlığı ve tarafsızlığından asla söz edilemeyecek mahkeme heyeti, bugün itibarıyla görünürde bile olsa yargılama faaliyetinden tümden vazgeçmiştir.
Bu hukuksuzluğu ifşa ediyorum. Milletimiz duysun.
Türkiye'nin en büyük sorunlarından biri = rant ekonomisi
Her projede kimse duymadan arsaları toplarlar, sonra projeyi geç duyanlara satarlar, ikinci el alan da ya satar ya imar gelsin diye bekler.
Örnekler:
1-Bursa'da Türkiye'nin ilk sanayi bölgesi olan "Pilot Organize Sanayi" ve kurulan Oyak Renault, Tofaş fabrikaları şehre 30dk uzaktaydı şimdi şehir içi. Çevresi ranttan uçtu, ilk satan köylüler paraları yedikten sonra o fabrikalarda bekçi oldular, çocukları da işçi
2-İstanbul Kartal'da mesela kurulan eski fabrikaların sahipleri sanayide kazanamadıkları paraları daha sonra arazilerine imar izni gelince kazandılar. Fabrikaları uzağa taşıdılar biraz, çoğu sanayiye yatırmak yerine başka alanlarda büyüdüler
Bu hikayeler yüzünden hem sanayide hem tarımda arazi fiyatları (ve kiralar) astronomik pahallı ve daha işe başlamadan iş ölüyor.
Sanayi ve tarım arazisini imar soekülasyonu ile fiyatını yükseltmek ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür.
Velakin bu devir bitti🤷♂️
Doğudan Batıya göç bitti,
nüfus hızla yaşlanıyor ve çocuk yapan yok, sanayi ülkeden çıkıyor-yatırım zaten yok.
Artık para kazanmak için uyanıklık yerine, bir zahmet teknoloji geliştirmeye bakalım.
#herfabrikabirkaledir
Dün, adalet ve hukuk sistemi adına utanç verici bir gündü.
Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker mahkemede, uğradığı şantajı, işkence ve taciz gibi zorbalıkları anlattı.
Salondaki herkesin tüyleri diken diken oldu. Bu anlatımları ben de milletimizle paylaşmak istiyorum.
İBB kumpas davasının, 19 Mart darbesinin sahibi saraydaki zihniyetin nasıl metodlar kullandığını ibretle okuyacaksınız.
Yargıyı yerle bir eden bu zihniyetin peşinden koşan ve “arınma” ifadesini dilinden düşürmeyen, pankartlar asan “saray kayyumu” da bu vahim ifadeleri derhal okusun!
https://t.co/39BNFNzjca