ağlayacakmış gibi hissettiren ama hiç ağlatmayan günleri sevmiyorum. gelsin, omzuma dokunsun ve pıt diye güzelce ağlayıvereyim. sularım bulanmasın. kaldığım yerden kendi halime geri dönebileyim. ama yok, hiç ağlatmıyor.
yaşamın olağan eşiklerinden atlarken düşen, yardım isteyen, yüzü ve sesi değişen, solabilen biri olduğumu kabul ettiğim için kendimle gurur duyuyorum. bu eşiklerden geçerken halinde tek kıpırtı görünmeyenlerden de korkuyorum. insan olduğumuza dair ifadeler bile kayboluyor sanki.