Şehrin en merkezi noktasında, on binlerce insanın keyifle vakit geçirebileceği, hatta bir doğal afet anında sığınabileceği bir yeşil alan “ticari işletme” olarak ihaleye çıkarılıyor. Sözün bittiği yeri geçeli çok olduğu için not düşmek için paylaşıyorum sadece.
Greta Thunberg in Greece:
I could talk for a very, very long time about our mistreatment and abuses in our imprisonment. Trust me, but that is not the story.
Israel is escalating genocide and mass destruction with genocidal intent, attempting to erase an entire population in front of our eyes.
İstanbul’da deprem oldu!
Burası Şişli, merkez mahallesi. Bizim acil toplanma alanımız. Bu alana Taş Yapı 72 katlı residance ve avm yapıyor. Teşekkürler. #deprem
Akıl almaz bir şekilde iktidar camilerimizdeki tarihi eserleri, sanat eserlerini sistematik olarak sildiriyor, yok ediyormuş daha yeni haberimiz oldu.
Koca ülke parti devletine dönüşünce dışarıya bilgi de sızmıyor. AKP’ye Müslüman diye, MHP’ye Türkçü diye oy verip iktidarda tutanlar, bu Türk - İslam eserleri düşmanlığı ve sanat eseri katliamı sizin eseriniz, bu devasa tarih sizin oylarınız sayesinde yok edildi.
Milyonlarca insan, her hafta bu koltuğu izliyoruz ve bu koltuk şu anda Türkiye’nin en ünlü koltuğu.
Roland Barthes’in mit teorisinden referansla; gündelik bir nesne, birinci düzeydeki anlamını (üstüne oturulan bir koltuk olma) aştı ve ikinci düzeyde, doğal bir ideolojik temsil aracına dönüştü. Koltuk artık susturulmuşluk, direniş, temsil boşluğu, otorite eleştirisi gibi çok güçlü kültürel, siyasal, ideolojik anlamlar taşıyor ve artık sadece bir koltuk değil.
Altaylı’nın fiziki yokluğu ve hapishaneden yazdığı metinlerin bize koltuk görseli ile okunması da, bu simgesel değeri çok daha kuvvetli hale getiriyor. Koltuğun sessizliği ve boşluğu, hem bir yokluk hem de bir direniş biçimi olarak mitleşirken, koltuğun varlığı izleyiciye duygusal bir ortaklık kazandırıyor.
Bu dahiyane boş koltuk koyma fikri kimin bilmiyorum ama, koltuğun sadece sırtının bir kısmının kadraja girmesi dahi, son derece bilinçli bir şekilde, bütün bu anlamlandırmaları çok etkili hale getiriyor.
Dahası, her bölümde bu koltuğa farklı farklı mesleklerden, ideolojilerden, kültürlerden… gelen önemli isimler oturuyor ve bahsi geçen anlamlandırmalar, bunun da etkisi ile, daha da dispozitifleşmeye başlıyor.
Ünlü Danimarkalı tasarımcı Hans Wegner, “Bir sandalye/koltuk tasarımı, ancak birisi üzerine oturduğunda tamamlanır” diyor. Tasarımı burada sadece fiziksel bir nesne olarak düşünmeyip, yukarıda yazdıklarımla da birleştirdiğimizde, burada tasarımın, Wegner’in sözünün de üstüne koyarak, bitmek yerine, her bölümde farklı bir anlam kazandığını da söyleyebiliriz. Bu koltuk, üzerine Cem Yılmaz oturduğunda farklı, Zülfü Livaneli oturduğunda farklı bir koltuk artık. Ki bu sadece bir koltuk değil yukarıda da yazdığım gibi.
*Koltuğun tasarımcısı İngiliz David Fox. Muhtemelen bu koltuğun bu kadar ünlü olduğundan haberi bile yok :) (Tasarımcısını tesadüfen geçenlerde yaptığımız bir toplantıda Aynur Yılmaz fark etti, teşekkür ediyorum kendisine)
*David Fox tasarımı koltuğun Türkiye’deki üreticisinin sitesinde, koltuk için şöyle yazıyor: “Bu salonlar, Ankara’nın özünü zaman içinde paylaşan sessiz birer hikaye anlatıcısı gibi duruyor. Her koltuk, şehirdeki gelenek ve ilerlemenin asil karışımını yansıtan anlar taşıyor”
Altaylı tutuklanmadan çok daha önce tasarlanmış bu koltuk, metin de aynı şekilde. Ama çok da uyuyor aslında, “Ankara’nın özü”, “sessiz birer hikaye anlatıcısı”, “gelenek ve ilerleme” gibi söylemlerle. Firmanın pazarlama ekibi geleceği görmüş sanki şans eseri :)
Bir hafızanın yok edilişi…
Antalya Arkeoloji Müzesi artık yok. Geçen hafta sonu başlayan ve gece gündüz devam eden yıkım çalışmalarının ardından bugün moloz temizleme çalışmaları yapıldı. Kültürel miras gönüllüsü Orhan Deniz Kaplan müze binasından kalan enkazı görüntüledi. ⬇️
Köyler ablukada, zeytinlikler sökülüyor, yaşam yok ediliyor!
Yeni Maden Yasası işte bunun için çıkarıldı: Şirketlere servet, halka yıkım!
Bu yağmaya hep birlikte dur demek zorundayız.
#ZeytinimeDokunma
Kolektif pozitif enerjiyi hissetmek çok güzeldir. O birliktelik, ruh ve yoldaşlık başka türlü bir kimyasal tepkime yaratır. Birbirini yukarı çekmekten keyif alırsın.
Sorunlar, engeller ve zor yollar doğru kişiler bir araya geldiğinde fırsatlara ve dev yolculuklara dönüşebilir.
Emma Stone is among the more than 1,200 signatures — including Ayo Edebiri — who signed a pledge vowing to refuse work with Israeli institutions and companies "implicated in genocide and apartheid against the Palestinian people."
See the list of signatures here: https://t.co/08yFkB7UJV
Bu yolculukta attığımız her adımda, sahada asla yalnız değildik. Tribünlerde, ekran başında, meydanlarda… Kalbiyle yanımızda olan sizler vardınız.
Belki bugün kupayı kaldıramadık ama yüreğimizde taşıdığımız gurur kupa kadar büyük. Bu takımın bir parçası olmaktan, bu formayı giymekten ve sizinle aynı hayali paylaşmaktan tarifsiz bir mutluluk duyuyorum.
Tüm takım arkadaşlarıma ve sizlere sonsuz teşekkürler! 🇹🇷🙏
I am concerned about the arrest and detention of Enes Hocaoğulları, Congress youth delegate in respect of Türkiye, following his intervention during a plenary sitting of the Congress. I ask the Turkish authorities to release him immediately and safeguard freedom of expression and the work of human rights defenders.
https://t.co/K59ZEkoffU