Eskiden ülkemize gelen liderler çarşı pazar gezip, biraz tencere tava bakıp gidiyorlardı.
Şimdiyse silah anlaşmaları yapmak; İHA/SİHA ve mühimmat almak için geliyorlar.
Daron Acemoğlu kurumlar, kurumlar diyor. İşte o kurumların hali.
Trump olmayan, yapılmamış bir şey yapmıyor.
Zaten arka planda her türlü şaibenin döndüğü kurumlara açıktan benim için de yapın diyor ve yaptırıyor. Yaptırabiliyor.
ABD’nin Trump’ı VAR:
Beyaz Saray istedi. FIFA, Balogun’un kırmızı kart cezasını erteledi
https://t.co/a72RnEgVSA
🔺Trump, FIFA Başkanı Infantino’dan Bosna maçında kırmızı kart alan ABD’li futbolcu Folarin Balogun’un kırmızı kartını yeniden değerlendirmesini istedi.
🔺FIFA, ABD’li futbolcunun bir maçlık cezasını erteledi. Böylece Belçika maçında sahada olacak.
🔺Trump: “Büyük bir haksızlığı düzelttikleri için FIFA’ya teşekkür ediyorum”
DOA geri dönüşüm projesi sonrası sokaklarda pet şişe kalmadı… Benzer bir projeyi izmariti yere atan tüm puştlar için de bekliyoruz. Puştları verelim, beş kuruş alalım.
Kesinlikle doğru.
Sadece sizin kutsallarınız yok.
Kusura bakmayın; Kuran'a, Peygamberimize, bayrağa, marşa, şehite...
Bu kutsallarımızla alay edilmesini kabul etmiyorum. Sineye de çekmiyorum.
Takipçi sayıları 100-500 arası olan son birkaç ay içinde açılmış ve mavi tik satın alınmış birkaç "trol ağı" var.
Sistematik şekilde linç faaliyeti yürütüyorlar.
Bir de bunların beslediği bazı sözde haber, içerik vs sayfaları var.
Yakında bu ağların hiyerarşisi çıkar ;)
Çok basite kaçmalar. Yakıştırmalar ve bazı ithamlar :)
Anlaşıldı, tamam.
Hayatımda benim yankı diyebileceğim iki kişi var etrafımda. Hayatımın çocukluk dahil ve şu an güncel olarak da yaşadığım ortam dünya görüşü tamamen aileme, bana zıt olanlarla, uzak olanlarla geçti ve geçiyor. Bundan da hiç gocunmadım, aksine keyif alıyorum. Çünkü "saygı" sınırlarını aşmıyoruz.
Konu ve olay bundan ibaret.
Allah yok demek, peygamber yok demek = Ben bu dine inanmıyorum demek. İnanmadığı dine ya da bir kutsala hakaret etmek anlamına tabii ki gelmez.
Tekrar edeyim; Bir inancın kutsallarını mizah malzemesi yapmak; küçük görmeye çalışmak, mizah diliyle "taşlamak" o inanç sahiplerini provoke etmektir, bu çok belli bir şey :) Bu yanlışlıkla, bilmeden vs yapılacak bir kurgu dd değil.
Deniz Göktaş benzer şakaları şehitlerimiz, savaşlarımız, gazilerimiz, milli bayramlarımız üzerinden yapsa ne derdik diye düşünelim? Ya da yarın bir gereksiz daha çıkıp bu ve benzeri değerlerimizle alay ederse n'olur diye düşünelim. İnanan insanlarla empati. (inancı farketmez)
Yaptı. Tepki aldı. Şikayetler aldı. Ve bunu çoğunluğun tepkisine sebep olacak bir toplumda yaptı.
:) Burada doğrudan 1 dinin esasına, kutsalına bir saldırı var mı? Alay etme, aşağılama var mı?
Evrensel olarak; çoğu inanışta var olan "dünya sonrası hayatla" ilgili şaka yapıyor. Doğrudan herhangi bir dinin bir temel taşına, kutsalına (kitap, peygamber, mekan) gönderme yapmıyor. Bu kutsalları mizah malzemesi haline getirmiyor.
Zekice olduğunu kesinlikle düşünmüyorum.
Bugüne kadar komedyenler toplumun herhangi bir kesimini rahatsız ederek, provoke edecek bir alana girmedikleri için bu elemanın basit şakaları zekice geliyor olabilir. Çoğu oldukça basit.
Ayrıca yönü, tarafı beni ilgilendirmez. Kendi inancı, dünya görüşü neyse onu pazarlayabilir de, savunabilir de; bununla ilgili üretim de yapabilir. Temel bir hak; hepimiz için.
Ancak mizah herhangi bir toplumun/topluluğun kutsalını alaya alacak kadar basitleşmemeli, düşmemeli. Çünkü bu kolaya kaçmaktır. Gündem olmak, "meşhur" olmak için insanların kutsalları üzerinden en hassas damarlarına basmak hafif ifadeyle provokasyondur.
Ve aynı yerdeyim; Biri Kurtuluş Savaşını, milli bayramları, şehitlerimizi "şaka" konusu yaptığında ne diyeceğiz?
Bu alanları mizah malzemesi yapmak gündem olmadı adına bir "mizahşör" için kolaya kaçmaktır. Buna tepki gösterilmesini de, şikayetleri de yerinde buluyorum.
İnanmayabilir.
İnsanlık sayfaları içinde saygı kavramından biraz haberdar olabilir.
Saygısı yok mu? O zaman göze alacak.
Tepki de gelir, şikayet de olur. Mahkemeye de verilir. Çünkü bilerek ve isteyerek bunu yapıyor. Toplumun ciddi bir kesimini, çoğunluğu tahrik ve provoke edecek bir alana üstelik inanç alanına giriyor.
Kendisinin, kişinin inanmıyor olması saygıyı aradan kaldırmamalı
"İlk üç kitap iyiydi, dördüncüde çeviri zayıf. Dört kitap arasında en iyisi o bence, bir kere iddialı bir çıkış 600'lü yıllarda."
"Yazan için de çok zor, aklına yeni bir fikir gelse 'son kitap' dedik."
Bu kesit ve devamı tam anlamıyla hem Kuran'a hem de Peygamberimize karşı bir taşlama ve alaya alma.
Mesela şehitlerle ilgili bir şaka yapsa ne demeliyiz? Ya da Kurtuluş Savaşını alaya alsa? Veya 19 Mayıs'a bir taşlama yapsa? Ya da İstiklal Marşı'nı alaya alsa? Veya Atatürk'ün hayatının herhangi bir evresini "şakayla" alaya alsa?
Ooovvv ne zekâ falan mı diyeceğiz?
Bir yasak vb ifade kullanmadım. Tespitimi söyledim. İlk başta da yazdığım gibi gözaltına alınmış alınmamış umrumda değil.
Bunu göze almış. Kurguyu yapmış.
2 Temmuz 'da ülkeye dönmüş :)
Toplumun/milletin çoğunluğunun hassas noktasını alaya aldı. Provoke etti. Sonuç da bu olur. Bilinen bir şey. Yüzlerce şikayet olduğu da (net sayıda var detaylarda) açıklanmış.
(Göz altı sebebic şikayet sayısı vs haber detaylarında var.)