Bilindiği üzere, Sendikamızın uzun soluklu ve tavizsiz mücadelesiyle, büyük bir emek ve kararlılığın ürünü olarak, DHMİ bünyesindeki tüm personeli kapsayan performans primi ödemesi hayata geçirilmiştir.
Kıymetli ve zorlu bir mücadelenin ürünü olan bu anlamlı kazanımın ardından, hem süreçte büyük emeği olan Genel Müdürümüze şükranlarımızı sunmak hem de tüm kurum personeli adına hayırda bulunmak maksadıyla bir etkinlik tertip edilmiştir. Amacımız, tamamen iyi niyetli ve toplumsal dayanışmaya yönelik olup, herhangi bir kişi ya da gruba yönelik “nispet”, “gösteriş” ya da “mesaj” içerdiği yönündeki iddialar
ancak kötü niyetli gözlerin çarpıtması ve zihni bulanık çevrelerin hayal gücünden ibarettir.
Ne yazık ki, kurulduğumuz ilk günden bu yana Sendikamızca atılan hemen her adımı hasetlikle karalamayı adet haline getiren bir güruh peyda olmuştur. Özlük hakları için sendikal eylem yapınca “vatan haini” diyerek yaftalayan, bunun neticesinde tüm kurumu kapsayan bir kazanıma imza atınca “diğerlerine az verdirdiler” diye iftira atan, uzunca süredir beklenen bu kazanım için düzenlenen küçük bir hayır etkinliğini çarpıtarak algı oluşturmaya çalışan bu güruhu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.
Bizler, yolumuzu iftira ve nifakla değil; samimiyet ve hakikatin ışığıyla aydınlatıyoruz. Bu dezenformasyon ve iftiralara kulak asmadan, hakkın, emeğin ve alın terinin savunuculuğunu yapmaya devam edeceğiz.
Bu ilkeler çerçevesinde hareket eden Sendikamız, bizlerin ve Genel Müdürümüzün süreç içindeki tüm çabalarına karşın kanundaki halinden farklı yayımlanan oranlara ve yapılan kesintilere dair gerekli hukuki adımları atacağını herkesten önce ilan etmiştir. Daha evvelki süreçte, Sendikamızca temsil edilen hava trafik kontrolörlerimizin ek ödeme düzenlemesinin iptali sürecindeki tüm art niyetli tutumlara karşın, iyi niyetli ve hakkaniyetli kurum personelinin hak ve hukukunu korumak adına gerekli tüm girişimler yine bizzat Sendikamız tarafından yürütülmektedir.
Artık herkesçe bilinmelidir ki bu kurumda bir kazanım elde edilecekse bu sendika taklidi yapanlarca değil, ancak Sendikamız vesilesiyle olacaktır. Nitekim bizlerin sendikal anlayışı, tüm üyelerimizin ve emekçilerin her daim mümkün olan en yüksek kazanımlara ulaşması hedefiyle, samimiyetle çalışmaktır.
Bu yolda bizlerle yürüyen, desteğini esirgemeyen başta üyelerimiz olmak üzere basiret ve feraset sahibi herkese bir kez daha teşekkür ederiz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
SHGM Tarafından Yayımlanan “Havacılık Bilgi Yönetimi Personeli Aşırı
Yorgunluk Risk Yönetimi Genelgesi” Hakkında Kamuoyu Açıklaması
Bugün Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından, hava seyrüsefer hizmetlerinde destek hizmetleri mahiyetindeki bir birime ilişkin olarak “Aşırı Yorgunluk Genelgesi” yayımlanmıştır.
Söz konusu genelgenin “dayanak” bölümünde atıfta bulunulan ulusal ve uluslararası dokümanların hiçbirinde ilgili birime yönelik açık bir düzenleme ya da atıf bulunmamaktadır. Uluslararası mevzuatta hiçbir karşılığı olmayan ve ilgili kurumun kendi iç değerlendirmelerinde dahi hukuka aykırı olduğu ifade edilen bu düzenlemenin yürürlüğe sokulması, hem hukuki hem de idari açıdan skandal niteliğindedir.
Mezkur talep, daha önce DHMİ Kurum İdari Kurulu (KİK) toplantısında da gündeme gelmiş; burada da “kamu yararı bakımından mümkün görünmediği” açıkça ifade edilmiştir.
Sendikamız, kurulduğu ilk günden bu yana nöbet usulü çalışan tüm kurum personeli adına benzer bir uygulamanın hayata geçirilmesini talep etmiş; ancak DHMİ, bu tür bir düzenlemenin “uluslararası bir dayanak bulunmaksızın mümkün olamayacağı” belirtmiştir.
Eğer bugün, herhangi dayanak olmaksızın bu çalışma sisteminin yalnızca ilgili birim özelinde hayata geçirilmesine cevaz veriliyorsa, aynı sistemin nöbetli çalışan tüm DHMİ personeline de uygulanması gerekmektedir. Zira genelgeye konu olan birim, masa başı görev yapmak olup aktif operasyonel sorumluluk taşımamaktadır. Buna karşın, çok daha ağır operasyonel yük ve sorumluluk altında görev yapan pek çok nöbetli birim mevcuttur.
Bu nedenle, eşitlik ve hizmet gerekleri gözetilerek, söz konusu uygulamanın tüm nöbetli personel için geçerli hale getirilmesi kaçınılmazdır.
Sendikamız, bu süreçte yaşanan hukuka aykırılıkları ve adaletsizlikleri yakından takip edecek; gerekli tüm idari ve hukuki adımları kararlılıkla atacaktır.
Kamuoyuna ve üyelerimize saygıyla duyurulur.
HTKSEN 2. Yılında,
2 bine yakın üyesiyle,
Kurumdaki EN BÜYÜK İKİNCİ SENDİKA olmanın haklı gururunu yaşıyor!
Bu başarı,
Kararlı ve onurlu bir duruşla,
Etkin ve vizyoner sendikacılık anlayışıyla,
Üyeleriyle omuz omuza hikayesi yazılan bir mücadeleyle kazanıldı!
Bu daha başlangıç…
Gökyüzü kadar sınırsız,
Dayanışma kadar güçlü bir yolculuk bizi bekliyor!
Çıktığımız yolda, HTKSEN’e güç veren tüm üyelerimize sonsuz teşekkürlerimizle…
HTKSEN varsa, umut var!
HTKSEN varsa, gerçek sendikacılık var!
Birlikte Güçlüyüz!
📡 Hava Trafik Kontrol Hizmeti NEDİR? ❓
🗼 Hava araçlarının birbirleriyle ya da bina, kule gibi manialarla çarpışmasını önler.
🛬 Hızlı ve düzenli hava akışını sağlamak amacıyla verilen bir hizmettir.
🎙️ Uçuşların güvenli ve verimli gerçekleşmesi için bu hizmetler Hava Trafik Kontrolörleri tarafından yerine getirilir.
#TürkiyeHızlanıyor 🇹🇷
Sendikamızca 2023 Eylül ayında başlatılan inisiyatif almadan çalışma faaliyeti ile ilk adımı atılan ve yaklaşık 1.5 yıldır devam eden özlük hakkı mücadelesi, bugün itibarıyla TBMM’de kabul edilen düzenleme neticesinde yeni bir kazanımla daha taçlandırılmıştır.
Kararlılıkla sürdürülen iki farklı eylem süreciyle kamuoyu farkındalığı oluşturulması, gerçekleştirilen sayısız üst düzey görüşme ve en nihayetinde Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki her bir milletvekilimize ayrı ayrı ulaşarak desteklerini almaya varıncaya dek her aşamasını ilmek ilmek işlediğimiz bir emeğin neticesi olan bu kazanım, her ne kadar tam olarak adil olmasa da tüm DHMİ personeline maddi açıdan büyük katkı sağlayacaktır. Uzmanlara yönelik taslağın geri çekildiği bir ortamda, bu maddenin hayata geçirilebilmesi de bu başarının tescilidir.
Bununla birlikte, taslakta son anda yapılan değişiklik neticesinde ilgili ödemenin yapılabilmesi için bir kararname çıkarılması gerekliliği hasıl olmuştur. Bu kararnamenin de ivedilikle hayata geçirilmesi elzemdir.
Talimatlarıyla çözüm yolunu açan Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN başta olmak üzere, düzenlemenin hayata geçmesinde büyük emeği geçen Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sn. Cevdet YILMAZ’a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sn. Abdulkadir URALOĞLU’na, Kültür ve Turizm Bakanımız Sn. Mehmet Nuri ERSOY’a, AK Parti Grup Başkanı Sn. Abdullah GÜLER’e, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Sn. Mehmet MUŞ’a, Genel Müdürümüz Sn. Enes ÇAKMAK’a ve Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Milletvekillerimize müteşekkiriz.
Tüm kamuoyu tarafından şahit olunduğu üzere bu kazanımın elde edilmesinde asli rolü oynayan, inisiyatif almadan çalışma faaliyeti sürecinde sendikal birlikteliğin nadide bir örneğini sergileyen hava trafik kontrolörlerimizin her birine de ayrıca teşekkür ediyoruz.
Yaklaşık 2 yıldır devam eden bu sürecin kaybedenleri, olmayacak vaatlerle üye devşirmeye çalışıp mesnetsiz bilgilerle kurum personelini birbirine düşürenler, sendikacılığı üye sayısından ibaret görenler ve kendi cebi yerine başkasının cebine girene bakıp çığırtkanlık yapanlar; kazananı ise tüm kurum personeli olmuştur.
Ortaya konulan neticeden anlaşılacağı üzere gerçek sendikacılık kuru gürültüyle ve sahte pozlarla değil, samimi bir şekilde yürütülen mücadele ve azimle başarıya ulaşmaktadır. İki yıllık mazimize sığdırdığımız bu başarıları daha ileri götürmeye ve tüm üyelerimizin özlük haklarını iyileştirme mücadelesini sürdürmeye kararlıyız. Henüz “yetkili” olmasak da, “etkili” sendikacılık anlayışımızın daha nice başarının kapısını aralayacağından şüphemiz yoktur.
Son olarak, tamamen yasal çerçevede yürütülen bir hak mücadelesinin neticesi olan bu sürecin başında üyelerimizi lisans iptaliyle tehdit eden ve hukuka aykırı yönetmeliklerle hava trafik kontrolörlerimizi baskı altına almaya çalışan bir yapının, son dakikada bu mücadelenin eseri olan bir düzenlemeye dahil olması da ibretlik bir netice olmuştur. Umuyoruz ki bundan böyle sendikal faaliyetlere ve emekleri sayesinde büyük bir kazanım elde ettikleri bir meslek grubunun hak ve özlüklerine saygı duymayı başarırlar.
Bu vesileyle emeği geçen herkese bir kez daha gönülden teşekkür ediyor, daha nice kazanımlara imza atmayı temenni ediyoruz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Daha geniş bir perspektiften bakıldığında Türkiye, uluslararası havacılıkta önemli bir rol oynamakta; geniş havaalanı bağlantı noktaları, dünya çapında tanınan havayolu şirketleri ve EUROCONTROL üyeliğinin yanı sıra Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı’nın (EASA) Pan-Avrupa Ortağı (PANEP) olarak bu alanda aktif olarak yer almaktadır. Türkiye, EASA ile ortak hareket ederek havacılık emniyeti standartlarının yüksek düzeyde sağlanmasına önemli katkılarda bulunmakta ve küresel havacılık güvenliği çerçevesinin güçlendirilmesine katkı sağlamaktadır. Bu sebeple, Türkiye’nin uluslararası havacılık emniyet standartlarına bağlı kalması hem yolcuların güvenini muhafaza etme hem de havacılık sektörünün güvenilirliğini koruma açısından hayati önem taşımaktadır. Hava trafik kontrolörlerine aşırı baskı uygulayan herhangi bir düzenleme, bu güveni zedeleyebilir ve daha geniş çapta olumsuz sonuçlar doğurabilir.
Bu bağlamda, ATCEUC olarak Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve SHGM’den SHY-ATCO yönetmeliğindeki ilgili hükmün acilen gözden geçirilmesini ve yeniden değerlendirilmesini saygıyla talep ediyoruz. Söz konusu hükmün geri çekilmesi veya düzeltilmesi, hava trafik kontrolörleri üzerindeki baskıyı azaltacak ve uluslararası düzenlemelere uygun şekilde emniyet standartlarının korunmasını sağlayacaktır.
ATCEUC, bu konunun çözülmesi adına Türk yetkililer, EASA ve EUROCONTROL ile iş birliği yapmaya her zaman hazırdır. Türkiye’deki hava trafik kontrolörleri ile süregelen ve gelecekteki potansiyel iş birliğimizden gurur duyuyoruz. Sektörün başarısını ve havacılık emniyetini hep birlikte sağlamayı, aynı zamanda Türkiye’nin küresel hava seyrüsefer alanındaki konumunu güçlendirmesini temenni ediyoruz. Türk yetkililerle sağlanacak açık bir diyalog ortamının, sektöre sağlanan ortak katkıyı daha da değerli kılacağına inanıyoruz.
Bu konudaki ilginiz için teşekkür ederiz. İvedi eyleminizi arzu etmekteyiz.
Saygılarımızla,
Volker DICK
ATCEUC Başkanı
AVRUPA HAVA TRAFİK KONTROLÖRLERİ SENDİKALARI KOORDİNASYONU’NDAN (ATCEUC) SHY-ATCO YÖNETMELİĞİNE İLİŞKİN AÇIK MEKTUP
Sayın Yetkili,
ATCEUC (Avrupa Hava Trafik Kontrolörleri Sendikaları Koordinasyonu) adına, Avrupa genelinde 33 hava trafik kontrolörleri sendikasını temsil eden bir kuruluş olarak, Türk Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından yayımlanan ve 18 Şubat 2025 tarihinde yürürlüğe giren Hava Trafik Kontrolörü Lisans ve Derecelendirme Yönetmeliği (SHY-ATCO) hakkındaki ciddi endişelerimizi ifade etmek için yazıyoruz. Söz konusu yönetmelikte, hava trafiğinin hızlandırılmaması durumunda hava trafik kontrolörlerinin lisanslarının iptal edilebileceğine dair bir hüküm bulunduğunu anlamış bulunmaktayız.
ATCEUC, HTK-SEN ile koordineli olarak bu konuyu ayrıntılı şekilde ele almış ve değerlendirmiştir. Bahsi geçen yönetmelik, uluslararası alanda kabul görmüş standartlarla doğrudan çelişmektedir. Özellikle, ICAO’nun Ek 11 - Hava Trafik Hizmetleri ve PANS-ATM düzenlemelerinde, emniyetin her koşulda en öncelikli unsur olduğu ve hava trafiğinin verimli yönetilmesini sağlamaya yönelik çalışmaların daima bu temel ilkeye bağlı kalması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu standartlar, hava trafik kontrol hizmetlerinin aşırı baskı altında yürütülmemesi gerektiğini açıkça belirtmekte ve emniyetin tartışmasız bir şekilde her koşulda öncelik olması gerektiğini ifade etmektedir. Yönetmelikte yer alan ilgili hüküm, hava trafik kontrolörlerini yüksek stres altına sokmasıyla hata yapma olasılıklarını arttırarak havacılık emniyetini tehlikeye atma riski taşımaktadır.
Ayrıca, hava trafik kontrolörlerinin lisanslandırılması ICAO Ek 1 - Personel Lisanslandırma Düzenlemesi çerçevesinde yürütülmekte olup, bu düzenlemeler ATCO lisanslarının verilmesi, korunması, askıya alınması ve iptal edilmesine ilişkin asgari yeterlilik standartlarını ve kriterlerini belirlemektedir. ICAO Ek 1’in 1.2.4 numaralı bölümü, lisansların askıya alınması ve iptal edilmesine ilişkin şartları açıklamakta ve yalnızca bu düzenlemede belirtilen sebepler doğrultusunda böyle bir işlem yapılması gerektiğini ifade etmektedir. Bu bağlamda, SHGM tarafından yayımlanan SHY-ATCO yönetmeliği, ICAO düzenlemeleriyle uyumsuz olarak görünmektedir.
HAVACILIK TARİHİNDE EMSALİ GÖRÜLMEMİŞ BİR SKANDAL!
SHGM tarafından hazırlanan ve bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hava Trafik Kontrolörü Lisans Ve Derecelendirme Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle birlikte dünyada emsali görülmemiş bir havacılık ve hukuk skandalına imza atılmıştır.
Nitekim ilgili yönetmelikte yer alan 19. Maddenin 1-d fıkrasıyla birlikte dünyada ilk defa “hava trafiğinin hızlı akışına olumsuz etki etmek” gibi muğlak bir ifadeyle, önceliği ve asli görevi her daim emniyetli trafik akışını sağlamak olan hava trafik kontrolörlerimize “trafiği yeterince hızlandırmazsanız lisansınızı iptal ederiz” tehdidi altında çalışma zorunluluğu getirilmiştir. Yapılan düzenleme, havacılığın temel ilkeleriyle çelişmekte ve hem yolcuların hem de ülkemiz hava sahasında faaliyet gösteren tüm unsurların emniyetini doğrudan riske atmaktadır.
ICAO KURALLARI NET: ÖNCELİK HER ZAMAN EMNİYETTİR!
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından belirlenen havacılık prensiplerine göre hava trafik kontrol hizmetlerinde temel öncelik her zaman emniyeti sağlamaktır. ICAO’nun Annex 11, Doc. 4444 ve diğer ilgili düzenlemelerinde açıkça belirtildiği üzere, hava trafik kontrolörleri uçuş operasyonlarını emniyetli bir şekilde yönetmekten sorumludur ve herhangi bir operasyonel baskıya maruz kalmamalıdır. Dünyanın hiçbir havacılık otoritesinde hava trafik kontrolörlerine trafiği hızlandırmaları yönünde bir baskı unsuru oluşturulmamışken, ülkemizde bizzat düzenleyici ve denetleyici otorite tarafından getirilen bu düzenleme açıkça uluslararası normlara aykırıdır.
HAVACILIK EMNİYETİ AÇIKÇA RİSKE ATILIYOR!
Yakın zamanda ABD’de yaşanan havacılık kazasıyla, hava trafik kontrolörlerinin ne denli kritik bir role sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Böylesine hayati bir meslek grubunu baskı ve tehditle karşı karşıya bırakmanın hiçbir izahı yoktur. Kamuoyunca bilinmelidir ki bu düzenlemeyi hazırlayan ilgililer, bu baskı ve stres ortamından ötürü meydana gelebilecek tüm kaza kırım hadiselerinden de birinci derecede sorumludur.
ICAO’nun Küresel Emniyet Gözetim Denetim Programı (USOAP) kapsamında yapılan son denetimlerde ciddi eksiklikleri olduğu ortaya konulan bir kurum tarafından hazırlanan, hiçbir ulusal ve uluslararası dayanağı bulunmayan söz konusu maddeye ilişkin olarak Sendikamızca hukuki süreç başlatılmıştır. Bu vesileyle, asli görevi ülkemizin havacılık emniyeti standartlarını yükseltmek olan ilgili kurum yetkililerini aklıselime ve vazifeleriyle uyumlu şekilde hareket etmeye davet ediyoruz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
ABD’de bir uçak ve helikopterin havada çarpışmasıyla yaşanan elim kaza, havacılıkta emniyetin en vazgeçilmez faktör olduğunu gözler önüne sermektedir. Geçtiğimiz yaz hava trafik kontrolörlerinin eksik personel ve yoğun trafikle birlikte iş kaybı, gelecek kaygısı vb. stresi artıran unsurların gölgesinde çalışmak zorunda bırakılmaları, Amerikan Kongresi’nde gündeme getirilmişti.
Yaşanan bu kaza elbette tüm yönleriyle araştırılacaktır. Ancak havacılık, emniyetten asla ödün verilmeden, temelinde tüm risk faktörlerinin önalıcı bir yaklaşımla minimize edilmesini içeren, uluslararası sözleşmelerle uzlaşılan değerleri temel alan bir sektördür.
Bu emniyeti sağlamakla görevli hava trafik kontrolörlerimizin, dünyanın en stresli mesleklerinden biri olan görevlerini icra ederken yaşadıkları zorlukların yanı sıra, artan gelecek kaygıları da çalışanlar üzerinde baskıyı artırmaktadır.
Tüm bu yaşananların ışığında, ülkemizde özverili ve nitelikli çalışmalarıyla gece gündüz demeden görevini icra eden hava trafik kontrolörlerimizin stresini daha da artıracak faktörlerin devreye sokulmasının izahı ve çözümü imkansız sorunlara yol açacağı aşikardır.
Yetkililerin kısa vadeli ve cezalandırıcı çözüm arayışlarını bir kenara bırakarak, diğer EUROCONTROL ülkelerinde olduğu gibi havacılıkta yaşanan sorunlara bütüncül ve önalıcı bir yaklaşımı benimsemesi, kontrolörlerimizin üzerindeki stresi ve baskıyı artıran hamlelerden vazgeçmesi ve ICAO’nun son denetlemede ortaya koyduğu sorunları da içeren düzenleyici faaliyetleri geç olmadan hayata geçirmesi gerekmektedir.
Kamuoyuna ve ilgililere saygıyla duyurulur.
Yakın dönemde Hava Seyrüsefer Daire Başkanlığı’na atanan ve uzun yıllar hava trafik kontrolörü olarak görev yapan Sinan YILDIZ’a ilişkin olarak bir milletvekili tarafından yapılan açıklama ve akabinde bu hususta basında yer alan haberleri kınıyoruz.
Nitekim Hava Trafik Kontrolörlüğü, tıpkı pilotluk gibi mezun olunan bölümden bağımsız olarak analitik zeka, üç boyutlu düşünme, stres yönetimi, hızlı karar alma yetisi gibi yeteneklere yatkınlığın önem arz ettiği bir meslek olup; bu meziyetleri haiz kişiler arasından özel yetenek sınavıyla seçilenlerin, uzun yıllar süren nitelikli bir eğitim sürecini başarıyla tamamlaması neticesinde icra edilebilmektedir.
Sn. Başkanımız da, tüm hava trafik kontrolörlerimizin tabi olduğu ileri düzeyde yabancı dil bilgisi, uluslararası sağlık şartları, zorlu kurs süreci gibi tüm kriterleri karşılayarak kurumumuza giriş yapmış ve uzun yıllar hem board başında hem yönetici pozisyonunda başarılı hizmetler yürütmüştür. İlaveten, hava trafik kontrolörlerimizin eğitim sürecinde de çeşitli kademelerde görev almıştır.
Bu çerçevede, meslek hayatı boyunca hava trafik kontrolörlerimiz için özverili çalışmalar yürüten Sn. Başkanımız hakkındaki dezenformasyon niteliğindeki haberlere itibar edilmemesi gerektiğini bir kez daha vurguluyor, tüm ilgilileri ve basın kuruluşlarını bu konuda daha hassas davranmaya davet ediyoruz.
Yönetim kurulu olarak, Ankara şube yönetimimiz ile birlikte Genel Müdür Yardımcımız Sn. Mustafa Akkaya’yı makamında ziyaret ettik ve yeni görevinde başarı dileklerimizi ilettik.
Bilindiği üzere Sendikamızca icra edilen ve kamuoyunda büyük farkındalık oluşturan inisiyatif almadan çalışma faaliyetimiz neticesinde, Sn. Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla, Sn. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet YILMAZ başkanlığında toplanan üst düzey komisyonda hava trafik kontrolörlerimizin özlük haklarına ilişkin taleplerimizin TBMM açılışı akabinde çözümlenmesi kararı alınmış ve buna istinaden 1 Ağustos itibarıyla faaliyetimize son verilmişti.
Sn. Bakanımız tarafından da teyit edildiği üzere bu hususta hazırlanan bir taslak çalışmanın TBMM’de görüşülmek üzere sevk edildiği ve yakın dönemde ele alınacağı bilinmektedir. Bununla birlikte, şu ana dek tek icraatları personel kazanımını engellemek olan bazı sendikamsı yapıların başkaca kurumların da çalışmaya dahil edilmesi hususundaki söylemlerini; TBMM’de bir çalışma olmadığı yönündeki iddialarını hayretle takip etmekteyiz. Bu tarz söylemlerin, suyu bulandırmaktan ve süreci geciktirmekten başka bir amaca hizmet etmeyeceği aşikardır.
Şark kurnazlığı ve dezenformasyonla üye devşirmekten başka bir gayesi olmayanların, bu süreçte hiçbir emeği bulunmayanların son dakikada ortaya atılıp gidişatı baltalama çabalarını üyelerinin takdirine bırakıyoruz. Yapılan bu yersiz hamleler, tüm kurum personelinin ve ülkemizin büyük bir kazanımına engel olma potansiyeli taşımaktadır. Ancak yine biliyoruz ki bu yapılanlar Yüce Meclisimizin, Sn. Bakanımızın, Sn. Genel Müdürümüzün ve bizlerin bu çalışma hususundaki emeklerine gölge düşüremeyecek, olumlu bir neticeye ulaşılacaktır.
Bu vesileyle tüm ilgili STK’ları aklıselim davranmaya davet ediyor; bugüne dek personel kazanımı için hiçbir somut adım atmayıp, Sendikamızın ve hava trafik kontrolörlerimizin girişimleriyle başlayan, neticesinde tüm DHMİ çalışanlarının yarar sağlayacağı bir süreç üzerinden popülist söylemlerle prim kazanmaya çalışmaktan ve süreci baltalama çabalarından uzak durmalarını tavsiye ediyoruz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
#htksen #birliktegüçlüyüz
Ünlü Yahudi İngiliz Casus Arminius Vambery ( Reşid Paşa ) Londra'da yayınladığı günlüklerinde ;
"TÜRK'ler mert, saf ve güvenilir insanlardır. Bilhassa dini ve manevi bahislerde kimsenin yalan söyleyeceğine asla ihtimal vermezler. Kandırmamız hiç zor olmadı..." demiştir.
Yıllarca millete namaz kıldırmıştı oysa Müslüman bile değildi !!!