CHP’li Sancaktepe Belediyesi’nin; üzerinde Osmanlı ve Selçuklu motifleri bulunan, tepesinde ay-yıldız taşıyan saat kulesini yıkmasına ilişkin TBMM Genel Kurulu’nda yapmış olduğum konuşmamı izleyebilirsiniz.
Bir ülke umudunu yeniden kazandı,
bir millet geleceğine yeniden inandı.
O gün, sadece sandıklar değil, tarihte yeni bir sayfa açıldı.
#BirMilattır3Kasım
Bugün, AK Parti’mizin iktidara gelişinin 23. yıl dönümü.
Bu tarih; milletimizin “söz de karar da milletindir” diyerek başlattığı büyük yürüyüşün adıdır.
Savunma sanayimize yaptığımız bütün yatırımların gerçek değeri inşallah gelecek yıllarda çok daha iyi anlaşılacak.
Biz bu başarılara “boyunuzdan büyük işlere kalkışmayın, başımızı belaya sokmayın” diyenlere rağmen imza attık.
Risk ve tehditlerin asimetrik biçimde arttığı bu dönemin farkına en erken varan ülkelerden biri Türkiye olmuştur.
Son 23 yılda savunma sanayisi, diplomasi ve güvenlik başta olmak üzere attığımız adımlarla Türkiye’yi göz ardı edilemez bir ülke haline getirdik.
Mazlumun zalime boyun eğmediği, güçlünün güçsüzü ezmediği adil bir dünya için diplomatik, askerî, siyasi, ticari ve ekonomik tüm imkânlarımızı seferber ettik.
En sıkıntılı zamanlarında dostlarımızın yardımına koştuk, kardeşlerimizin yaralarını sardık, Türkiye’ye nerede ihtiyaç duyulduysa imkânlarımız ölçüsünde elimizden geleni hiçbir bagaj taşımadan yapmaya gayret ettik.
Bununla birlikte muhannete muhtaç olmamak için de kendi teknolojimizi kendimiz üretmeye başladık.
Savunma sanayisinde devletimizin desteği özel sektörün dinamizmiyle birleşince hamdolsun son yıllarda büyük bir ivme yakaladık.
İHA’larımızla, SİHA’larımızla, son teknolojiye sahip hava, kara ve deniz araçlarımızla destan yazmaya devam ediyoruz.
Artık takip eden değil, takip edilen bir devletiz.
Modern silah sistemlerinden kompleks koruma paketlerine, sürüş destek modüllerinden elektronik harp altyapısına kadar her hamlesi, her ürünü merakla beklenen bir ülkeyiz.
Hedeflerimize giden yolda önümüze çıkan ve çıkartılan engeller bizi sadece yavaşlatır, belki biraz geciktirir ama menzile varmamıza asla mâni olamaz.
Ya bir yol bulur ya bir yol açar, eninde sonunda hedeflediğimiz yere ulaşırız.