Biz ezelden beri hür yaşadık hür yaşarız, hangi çılgın bize zincir vuracakmış şaşarız
Kükremiş sel gibiyiyiz bendimizi yırtar aşarız
Yırtarız dağları enginlere sığmaz taşarız.
Aşağıda yolcu kalmasın iktidara yürüyoruz. ✌
📌Düşünsene;
Köydesin.
Tarlada uğraşıyorsun.
Gazetelerden Yunanlıların Ege'yi işgal ettiklerini okuyorsun.
Yaşadığın köye çok uzaktalar. Sana gelene kadar durdurulacaklarını ve köyüne gelemeyeceklerini düşünüyorsun.
iki gün sonra gazeteye bakıyorsun.
Komşu şehirdeler. Yolu yarılamışlar.
Endişeleniyorsun.
Birkaç gün sonra gazete de çıkmaz oluyor.
Çevre köylerden haber geliyor.
Hepsinin basılıp yakıldığını duyuyorsun.
Bıçak kemiğe dayanmış.
Gidecek yerin de yok.
Bekliyorsun. Sabah oluyor, akşam oluyor sonra tekrar sabah oluyor .
Belki bizim köye gelmezler diyorsun.
Köyden silah sesleri gelmeye başlıyor.
Kaçınılmaz son geliyor.
Artık senin köyündeler.
Düşünüyorsun.
Eşini kızını ve oğlunu kilere saklıyorsun. Silahını alıp evin camından dışarısını gözlüyorsun.
Dakikalar sonra evin önünde 30 kişilik düşman müfrezesi görünüyor.
Basıyorsun tetiğe.
Biri indi.
Bir daha basıyorsun. Bir düşman daha indiriyorsun
Üç dört beş derken mermin bitiyor.
Dalıyorlar evin içine. Dipçik ile suratını dümdüz ediyorlar.
Aman beni vurup gitsinler de ailemi bulmasınlar diye dua ediyorsun.
Buluyorlar.
Askerlerden üçü "Biz bunu bir sorgulayalim" deyip pis pis gülerek eşini sürükleyip ahıra götürüyor.
Diğer üçü de kahkahalar ile "Biz de bunu sorgulayalim" deyip kızını bahçeye çıkarıyor.
Askerlerden biri oğlunu işaret ediyor.
"Öldürün bunu. Büyüdüğünde intikam almak ister"
iki asker vurmak için oğlanı evin arkasına götürüyor.
Çaresizsin.
Beni vurun onlara dokunmayın diyorsun ama nafile.
Ellerin bağlı. Bir şey yapamıyorsun.
"Herşey buraya kadarmış" diyorsun.
Tam bu esnada köyde silah sesleri başlıyor.
Ancak bu sefer çığlıklar köylülerden değil düşman askerlerinden geliyor.
Türk askeri giriyor köye.
5 Mehmetçik evin arkasına koşuyor oğlanı kurtarmak için. Düşman askerini indirip oğlanı kurtarıyorlar.
4 Mehmetçik. Ahıra saldırıyor eşinin ırzına geçmesinler diye. Son anda yetişiyorlar. Orada ki düşman askerini de vurup hatunu kurtarıyorlar.
Diğer Mehmetçikler evin bahçesine dalıyor. Kısa sürede çatışma bitiyor. Kıza da zeval gelmeden kurtarıyorlar.
O asker senin canını, namusunu, serefini kurtarıyor.
Şimdi sen bu askerlere "Oruç tutuyor musun, namaz kılıyor musun, cumaya gidiyor musun, hangi partilisin, mezhebin nedir, dinin nedir" diye soru sorar mısın?
O noktadan sonra senin için önemi olur mu ?
Bizi birleştiren partimiz, rengimiz, dinimiz ya da mezhebimiz değildir.
Bizi birleştiren maya akrabalıktir, Türklüktür,
Birbirinize sahip çıkın.
Sizin köyünüze sıra gelmeden...
Anadoluyu vatan yapan, "Yurtta Barış, Dünyada Barış" diyerek bağımsız ve özgür Türkiye Cumhuriyetini kuran, eşsiz, yüreğinde sadece vatan sevgi ve şuuru olan önderimiz Mareşal Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, kahraman ve fedakar komutan ve silah arkadaşları ecdadımızı saygı ve minnetle anarak 30 Ağustos Zafer Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum.
Saygı/sevgilerimle.
Turgut Özakman
Demirel kürsüde konuşuyordu:
"Şunu yaptım. Bunu yaptım. Baraj, köprü, yol yaptım. Fabrika yaptım."
Kalabalığın içinde bir adam bağırdı:
"Bubaanin parasıynan mı yaptın?"
Polis, jandarma, Demirel'in korumaları, zabıta hemen bağıran adama doğru harekete geçti.
Başbakan Demirel, görevlilere "Durun!" dedi "Durun! Adam doğru bir şey sordu. "Durun!"
Sonra da protestocu adama bakarak konuşmaya başladı:
"Ülen! Senin bubanla, benim bubamın parasını üst üste koysak yine yetmez. Bu Meydandaki herkes, bubasının parasını getirse, çuvalla koysak o bile az gelir. Milletin parasıyla yaptım. Sizin verginizle. Ama benden öncekiler yapmadılar, ben yapıverdim. Anladın mı?"
Protestocu adam, Demirel'i alkışlamaya başladı: "Valla doğru söylüyon başbakanım. Allah senden razı olsun."
Siyaset işte budur.
Protestocuyu azarlamamak,
ve protestocuya kendini alkışlatmak.
Süleyman Demirel, babası Yahya Çavuş ve annesi Ümmühan hanımla İslamköy’de baba evinde baba evini bize gezdirirken, başımızı eğerek girdiğimiz kerpiç odaya bir göz gezdirdikten sonra şöyle demişti:
"İşte ben bu odada kardeşlerimle yaşadım. Elektrik yoktu gaz lambasıyla okur-yazardık. Köy okulunu bitirdim. Ortaokul yoktu. Ortaokula gitmek için her sabah kilometrelerce yürür, kasabaya giderdik. Sonra Afyon Lisesi. Eğer bana Cumhuriyet nedir, diye sorarsınız. Size cevabım şudur:
Cumhuriyet benim işte! İslamköy'den çıkmış bir köylü çocuğunu cumhurbaşkanı yapan, Cumhuriyet'tir. Cumhuriyet budur. Bunu Büyük Atatürk'e borçluyuz."
TARİHTEN GÜNÜMÜZE
Yeni PARTİ
Genel Başkanımız Sn. Özgür Özel :
"Şimdiye kadar hiçbir istifa çağrısı yapmadık. Ama 700 bini aşan istifalardan haberdarız.
Artık vakittir. Darbecilerden, butlancılardan, cuntacılardan kurtulun, YENİ Parti'mize buyurun!"
Tutuklu Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş:
"Siyasi gerekçeyle burada olduğumu biliyorum. Buraya gelmeden önce yapılan teklifleri kamuoyu da biliyor artık.
İsteseydim burada olmazdım ama ben bir siyasetçinin seçmenden aldığı yetkiyi en azından o dönem bitene kadar muhafaza etmesi gerektiğini seçmene saygının bir gereği olduğuna inanıyorum.
Yapmış olduğum, almış olduğum tavırdan dolayı da haklı ve doğru olduğumu düşünüyorum ve mutluyum."
'Ordu Yok' dediler, "Kurulur" dedi.
'Para Yok' dediler, "Bulunur" dedi.
'Düşman Çok' dediler, "Yenilir" dedi.
Ve dünyaya meydan okudu.
İşte o bir avuç Türk 🇹🇷
İslam vaizi Zakir Naik Londra'da bir taksiye bindi ve taksi şoförüne yüksek sesle şöyle dedi:
- Kardeşim lütfen radyoyu kapat çünkü Kur'an-ı Kerim'in buyurduğu üzere müzik dinlememe izin verilmiyor çünkü peygamber zamanında müzik yoktu özellikle batı müziği kafirlerin müziğidir.
Taksi şoförü kibarca radyoyu kapattı, taksiyi durdurdu ve kapıyı açtı.
Zakir ona sordu:
- Ne yapıyorsun kardeşim... ;
Taksi şoförü kibarca cevap verdi:
- Peygamber devrinde:
Hiç taksi yoktu.
Bomba falan yoktu.
Hiç kestirme yol yoktu.
Camilerde
yeni doğanları,yaşlıları ve hastaları ürkütücü saatlerde uyandırmak için hoparlör yoktu.
İntihar bombalaması yoktu.
AK 47 yoktu.
Her yerde huzur vardı...
Yani kapa çeneni, dışarı çık ve bir deve bekle...😊