Mecliste düzenlediğimiz basın toplantısında Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş konuşuyor.
“Rojin’in başına ne geldi, dosya aydınlatılsın istiyoruz. Biz 14 aydır acı çekiyoruz.” #RojinKabaişİçinAdalet
📍TBMM
Sokakta, üniversitelerde, ATK önlerinde, Adalet Bakanlığı önünde ve TBMM’de…
#RojinKabaiş’e ne olduğunu her yerde sormaya devam ediyoruz. Rojin’in şüpheli ölümünü aydınlatana kadar da sormayı sürdüreceğiz.
Gerçekleri açığa çıkaracak, Rojin için adaleti sağlayacağız.
Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları, İstanbul'un ardından Ankara'da da Rojin'in katledilişinin birinci yılı için basın açıklaması yaptı.
*Fotoğrafları kullanmanızda hiçbir sakınca yok.
📢 Rojin'siz 1 yıl eylemine giderken döviz atölyesinde buluşuyoruz.
Boyanı, kartonunu kap gel; Rojin'in sesi olacak dövizlerimizi birlikte hazırlayalım!
Ankara |
"Rojin için, tüm kadınlar için gerçek adalet" demek için buluştuk.
Rojin'in şüpheli ölümünün birinci yılında #RojinİçinKadınlarSokağa!
📅 28 Eylül Pazar
⏰ 18.00
📍Sakarya Meydanı
28 EYLÜL’DE ANKARA’DA EYLEMDEYİZ!
Rojin Kabaiş’in katledilmesinin 1. yılı yaklaşırken, Rojin’e ne olduğunu sormaya devam ediyoruz.
Rojin’in intihar etmediğini biliyor, gerçek adalet için 28 Eylül’de Rojin’e ses oluyoruz.
📍 Sakarya Meydanı
📆 28 Eylül Pazar
⏰ 18.00
“Sana gelinlik giydirip ormana atarlar!”
Girdiğiniz işte size kimliğinizden dolayı hakaret ediliyorsa naparsınız?
Ben gidip şikayet ettim karakola ve @TeleskopDijital deki işimden atıldım! Kimse bana iş yerinde “Sana gelinlik giydirip ormana atarlar!” gibi söylemlerde bulunamaz.
Bana bu ifadeyi kullanan kişi işe devam ederken ben işten atıldım!
Konuyla ilgili mücadeleme her alanda başlayacağım! Tacize, hakarete geçit yok!
26 Şubattan beri tutuklu olan Agit arkadaşımız revire götürülmüyor!
Spor yaparken parmağı kırılmış, kendisine sadece ağrı kesici verilip geri gönderilmiş. Parmağı şiş,hareket ettiremiyor. Bunca hasta tutsağın olma sebebi budur. En başından "küçük" hasar diyerek tedavi edilmemesi!
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Olarak Olayın Takipçisiyiz
14 Temmuz 2025 tarihinde, bir ailenin araçlarında Kürtçe müzik dinledikleri gerekçesiyle işkenceye maruz kaldığı ve gözaltına alındığına dair bilgiler kamuoyuna yansımıştır. Hamile bir kadın ve bir çocuk da dahil olmak üzere aynı aileden 10 kişinin gözaltına alındığı olaya ait görüntülerde kişilerin yerlerde sürüklendiği, yerdeyken tekmelendiği, yakın mesafeden yüze doğru biber gazı sıkıldığı ve ters kelepçe uygulandığı görülmektedir.
Dernek avukatlarımızın, aile ile yaptıkları görüşmede, hamile kadının karnına aldığı darbe nedeniyle bebeğinin sezaryenle alındığını ve hem annenin hem bebeğin yoğun bakımda ve durumlarının kritik olduğu öğrenilmiştir. Ayrıca gözaltına alınan 8 kişi, bugün savcılığa çıkarılacaktır.
İnsan hakları ihlallerinin ve etnik ayrımcılığın kabul edilemez bir örneğini teşkil eden bu olay, Türkiye’de Kürtçe müzik dinlemek gibi kültürel ifade biçimlerinin dahi baskı altına alındığını ve etnik kimlik nedeniyle ayrımcılığa maruz kalındığını göstermektedir. Daha önce de benzer şekilde konser yasakları ve hukuki süreçlerle karşılaşmış olan Kürt toplumu, bu olayla birlikte bir kez daha sistematik bir hak ihlaliyle karşı karşıya kalmıştır.
Etnik kimlik nedeniyle kültürel ifade özgürlüğünün dahi engellenmesi ve işkenceye varan müdahaleler, barış sürecine zarar veren bir tutumdur. Bu tür ihlallerin sonlanması, yalnızca adaletin sağlanmasıyla değil, aynı zamanda barış ve huzur ortamının tesisi için de elzemdir.
Nezarethane, cezaevi, geri gönderme merkezleri gibi tutulma yerlerinde sistematik bir uygulama olan işkence ve kötü muamelenin artık gündelik hayatın da olağan bir pratiği olduğunu gösteren söz konusu olayda, failler hakkında etkili ve caydırıcı adli soruşturma yürütülmesi yerine mağdurların adli soruşturma işlemlerine maruz kalmaları Türkiye Devletinin cezasızlık politikasını sürdürdüğünü ve uluslararası sözleşme ve ulusal mevzuattan doğan yükümlülüklerine aykırı davrandığını göstermektedir.
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi olarak, bu olayın takipçisi olacağımızı ve konuyu detaylı bir şekilde inceleyeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz. İşkence ve kötü muamelenin her türlüsünü kınıyor, bu suçu işleyenler hakkında derhal soruşturma başlatılmasını ve sorumluların açığa alınmasını talep ediyoruz. Ayrıca, bu tür ihlallerin cezasız kalmaması için tüm hukuki yolları kullanacağımızı ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğimizi vurgularız.
İnsan hakları ihlallerine karşı sessiz kalmayacağız. Bu olayın takipçisi olacağız ve hakikat ile adaletin yerini bulması için çalışacağız.
Saygılarımızla,
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi
10 yıl önce, 20 Temmuz 2015’te yıkılmış bir kenti Kobane’yi yeniden inşa etmek için yola çıkan 33’ler, Suruç’ta katledildi.
Yıllardır bu sokaklar, meydanlar ve kampüsler; Suruç’un izinde kavgayı büyüten gençliğin cüretli sesini tanır.
10. yılında #Surucunİzinde: Gençlik Ayakta!
DEM ve HDK Gençlik Meclisine yönelik operasyonla 4 ay önce tutuklanan genç siyasetçilerin yargılandığı dava İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinde başlamak üzere.
‘ sehit duyarı kasacaginiza baris konusalim’ diyor. yazdıgında herhangi bir suc unsuru yok tehdit yok orgut propagandasi yok. siz fikrine saygı duymadıgınız bir insanin fotografini acik bir sekilde paylasip hedef gosterip okulunu acık acık yazıp utanmadan ulkculerin onune atip+
Sayın Anaysa Mahkemesi başkanları, bugün üzerinize düşen vazifeyi yaparak, bu katliam kanunu iptal etmek belki de hayattaki en büyük vicdani sorumluluğunuz olacak. Vereceğiniz kararla ya sonsuza kadar acımasız hayvan düşmanı olarak anılacaksınız ya da toplumun onurunu, kültürel geçmişimizi, insanların vicdanını, hayvanların yaşamlarını koruyacaksınız. Yükünüzü bilin, kendinize hatırlatın. Bu diğer kararlara benzemeyecek. Bu karar sizi tarihe yazacak. Hiçbir mevkiyle üstü örtülemez bir tarih bu. Kararınızı verirken toplumda kaos yaratan, işe yaramayacağı bilimsel sebeplerle defalarca ortaya konulmuş, hayvanları katleden, katilere yetki veren ve aslında hiç olmaması gereken bir kanun hakkında karar verdiğinizi aklınızda tutun. Sadece on ayda dahi belediyelerin korkunç işkence ve toplamalarına rağmen sokaktaki köpek nüfusunun arttığını biliyoruz. Çocukların ve hayvanların refahı aynı şeye bağlı bu kanlı kanunun kalkmasına. Geliyoruz, yüzümüze bakın ve kararınızı bir de bu sebeplerle düşünerek verin! Gözümüze bakın! Çocukların gözlerine bakın, köpeklerin gözlerine bakın, çocuklarınızın gözlerine bakın. Kanlı yasa olmaz, yaşam hakkını gasp eden yasa olmaz! Buradayız, kararı vereceğiniz kurumun bahçesindeyiz! @AYMBASKANLIGI
Türk Polis Teşkilatı’nın 180. yılını kutluyorum.
Görevi başında hayatını kaybeden kahramanlarımızı rahmetle anıyor, gazilerimize minnetlerimi sunuyorum.
lan olm fişleme yapacak adam listeyi herkesin görebileceği şekilde tivit mi atar ya gider eliyle teslim eder muhbirse whatsapptan atar hiçbi şey yapamada cimere yazar listeyi hiç mi kafanız çalışmıyo ya