Dün o ayetlere saygısızlık yapıldı diye bu millet savaş verdi. Bugün tornadan geçmiş torunu ayet önü kapatıp İslam'a karşı kurtuluş savaşı verdiğini düşünüyor.
Ayet önü kapatarak vatan hainleri ile filan mücadele ettiğini sanıyor.
Acıdır ama eğitim sistemi mahsulü budur. 20'li yaşlarındaki ortalama zekalı her ürün aslında üstüne dökülen boyanın rengini alıyor. Bu renk bu milletten değil, bu millete düşman.
Kültür tarihi ve ona göre şekillenen müfredatın her bir cüzü kendisine, sağındakine ve kendisinin mazisine düşman kurşun askerler yetiştiriyor.
Kendi evladını, kendine düşman etmek için büyük bir emek ile para harcıyorsun. Daha önemlisi evlat harcıyorsun. Sonuç budur.
Bu masal etrafında gargara yapıp entelektüel pozları keserek bu millete ilmi hizmet yapılmaz. Islah ederek masal düzelmez, düşmanın diktiği bu yamalı bohçadan bize sıcak bir örtü çıkmaz.
Bu masanın tamamını aralıksız bir şekilde tekmeleyeceğiz. Yaban otunu sökmeden gül yetişir sanmak abes.
Kehf süresini okurken Ashab-ı Kehf, sûrenin başında "Bize bir çıkış yolu göster" değil de, "Bize rahmet ver" diye dua eder. Müfessirler de bu konuda şöyle der: Eğer Allah'ın rahmeti yanındaysa, mağaranın içi saraydan daha geniş olur.