Kardeşiz derken şaka yapmıyorduk !
Gazzeli kardeşlerimiz, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit olan Ömer Halisdemir'in portresini yıkık bir binanın duvarına çizdi.
Dertleriyle dertlendiğimiz kardeşlerimizin, derdimizle dertlenmesi bizi duygulandırdı...
ACİL ELDEN ELE YAYIP
BU AHLAKSIZLIĞI DURDURALIM ⚠️
Uluslararası ve Yerel medyada yeralan
Reklam ve duyurulara göre,
Büyük bir LGBT (GAY) kruvaziyer gemisi
Önümüzde ki günlerde (8 Temmuz)
İstanbul’a 5.000 LGBT'li getiriyor ⚠️
Sayın yetkililerimizin bu kepazeliğe
İvedilikle ✋ dur demesini bekliyoruz..
Sayın @TC_icisleri@TCKulturTurizm@TC_istanbul@mustafaciftcitr@gul_davut
Biraz geç oldu ama bu paylaşımı mutlaka okuyunuz kıymetli takipçilerim..
Bana "Hiçbir takipçim yok, emekli maaşım yok, o yok, şu yok." diye maddi menfaatlerle gelmesin. Ben, 1998 senesinde "Namaz kılıyorum." diyorum diye TSK'dan ihraç edilmiş bir askerî personelim.
Ben ilk oyumu 32 yaşında kullandım. Bu ülkede aslında 20 yaşımda da kullanabilirdim.
Ben bu ülkede Kenan Evren'i gördüm, Demirel'i gördüm, Özal'ı gördüm, Ecevit'i gördüm, Erbakan'ı gördüm, Mesut Yılmaz'ı gördüm, Tansu Çiller'i gördüm. Ben bu ülkenin son 40 yılını gördüm. Ben 32 yaşımda ilk oyumu Recep Tayyip Erdoğan'a verdim.
24 yıldır canım pahasına savunuyorum. Bu arada, karakolun yolunu bilmeyen bir askerî personel olarak iki defa cezaevine girdim. Onlarca dava açıldı hakkımda. Ordudan ayrıldıktan sonra özel sektörde bir fabrikada çalıştım. Aldığım tazminatın neredeyse tamamını hakkımda açılan davalara tazminat olarak ödedim. Ne bir evim var ne de bir arabam. Perperişan hâldeyim. Şu an saatler 03.48'i gösteriyor. Ben bu adamı ömrümün sonuna kadar desteklemeye devam edeceğim.
1994 ile 1998 arasında Doğu ve Güneydoğu'da komutan olarak yüzlerce operasyona katıldım. Yüzlerce şehit verdik. Kollarımda onlarca şehit kardeşim canını teslim etti. Bir keresinde karakolumuza baskın oldu. Telsizde o kadar çok bağırdım ki destek diye, bir Allah'ın kulu sesimizi bile duymadı. O gün yedi kardeşimi şehit verdim.
Bugün jandarma karakol komutanı olan kardeşim Şırnak'ta bir karakolun komutanı. "Abi, benim bir er bile telefonundaki uygulamadan 'Baskın oldu.' diye haber verse, anında onlarca İHA, SİHA ve helikopter geliyor." diyor.
İşte ben ondan dolayı ölümüne Erdoğan diyorum. Kollarımda şehit olan çocuklarımın yüzüne ahirette bakabilmek için Erdoğan'ı varımla yoğumla savunuyorum. Sizler için para pul önemli olabilir ama benim derdim başka, canlarım.
Ben şu an bir vatansever abimin, "Burada istediğin kadar kalabilirsin, kira vermeden." dediği bir evde ikamet ediyorum.
Benim hayatımı bilmeyen soysuzlar bana Erdoğan'ın trolü diyor. Ben Erdoğan'ın değil, bu vatanın trolüyüm.
Cümleten hayırlı sabahlar
Rümeysa Eker ile ilgili söylenmesi gereken ilk mesele kendisinin dile getirdiği ifadeleri sebebiyle hiçbir suç işlememiş olduğudur.
Bu yüzden böyle genç bir kadın hiçbir şekilde soruşturmayla, kovuşturmayla muhatap edilmemeli, hakkında dava açılmamalıdır.
Kullandığı ifadeler pek çok insanı rahatsız edecek olsa bile hangi ideolojik gruba karşı kullanılırsa kullanılsın ifade özgürlüğü kapsamındadır.
Üslubu bana göre hoş değildir. Sözlerini ifade biçimini de benimsemem. Ama hiçbir üslup cezalandırılmayı hak etmez.
Özgür Özel'in alevi bir siyasetçiye bıyığı üzerinden yaptığı aşağılamaya tepki göstermeyenlerin, Nisa Nur Çaydan'a belaltı ifadeler kullanarak hakaret eden Arif Kocabıyık'ın CHP Genel Merkezi'nde Özgür Özel tarafından şeref konuğu olarak ağırlanmasını eleştirmeyenlerin, müslümanlara karşı her gün tahkir edici ifadeler kullananları alkışlayanların Rümeysa Eker hakkında da söyleyebilecekleri tek bir söz bulunmamaktadır.
Ayrıca Rümeysa Eker'in kullandığı hiçbir ifade bugün siyaset kurumundaki aktörlerin birbirlerine karşı kullandığı ifadelerden daha ağır da değildir.
Siyasi partisinden ışık hızıyla istifa etmek zorunda bırakılması da orantısız ve hakkaniyetsizdir. Güzel veya çirkin bir şekilde fikrini ifade eden herkese siyaset yolunu kapatmak, orantısız cezalandırma yapmak, her şeyden önce özgür ifade üretimini engelleyecek, insanları düşünmekten uzaklaştıracak, insiyatif almalarına mani olacak, entelektüel dünyamızı çoraklaştıracaktır.
Genç siyasetçilere hata yapma hakkı ve hatasından dönme hakkı verilmelidir. Yoksa siyaset tatsız, kokusuz, eylemsiz, fikirsiz, çorak bir alana sürüklenir ve toplumsal sorunlara çözüm üretemez hale gelir. Üslup hatası yapmak dile getirdiğim bu risklerin yanında pek de önemli bir mesele de değildir.
Hatalı üsluplar düzeltilir, gerekirse özür dilenir, ama fikir üretimine bir kere ket vurulursa bir daha canlandırmak mümkün olmayabilir.
İnşallah bir gün fikirlerin özgürce ifade edilebildiği, daha da önemlisi ne kadar rahatsız edici olursa olsun fikirlere tahammül edilebilen bir ülke olmayı başarırız...
13’üncü kez Avrupa Güreş Şampiyonu olarak rekor kıran ve tarihe geçen, ülkemize ve milletimize büyük bir gurur yaşatan millî güreşçimiz Rıza Kayaalp’i en kalbî duygularımla tebrik ediyorum. 🇹🇷
İsrail'in, Gazze'yi bombalamasında tüm ailesini ve akrabalarının çoğunu kaybeden 2 minik yavru!
Tüm dünya niye susuyor? Kendi çocuğunuz değil mi diye? Susma!! HIZLICA LÜTFEN PAYLAŞ!!