La Sagrada Familia bazilikasının mimarı Gaudi, ölümünün 100. Yılı’nda Papa’nın ayiniyle ve muhteşem bir şölen ile anılmış.
Görseller inanılmaz.
150 yıldır inşaatın devam etmesine değen bir mucize.
Almanya’daki Türkler tatilde artık Türkiye yerine Yunanistan’a gidiyor
Metin Kaan Kurtuluş
Türkiye’de artan hayat pahalılığı, yurt dışındaki Türklerin gözünü korkutmuş durumda. Almanya’daki Türkler, yüksek fiyatlar ve gördükleri kötü muamele nedeniyle tatil tercihlerini artık Türkiye yerine Avrupa destinasyonlarına çeviriyor.
Metin Kaan Kurtuluş'un (@mkaankurtulus) haberi Oksijen’de.
https://t.co/FWx56AfA7p
🌳İstanbul Valiliği, kent genelinde ormanlık alanlara girişlerin, mangal, tüp kullanımı ve nargile gibi sebeplerle ateş yakmanın 8 Haziran-15 Ekim tarihlerinde yasaklandığını duyurdu
#Yeşilhat🌱
https://t.co/LwZTujp5ec
Así es la esclavitud en las minas en el este del Congo, de donde sale más del 70% del cobalto del mundo, miles de esclavos diariamente extraen el mineral por apenas 2$ al dia para llenar los bolsillos a las multinacionales capitalistas.
El capitalismo que no te enseñan, así es como se sostiene el nivel de vida y de consumo en Occidente, en estas minas al menos hay 40.000 niños esclavizados que pican piedra para que Apple saque 4 modelos de Iphone cada año.
Suyu yetmediği halde, suyunu Düzce’den ve Trakya’dan sağladığı halde İstanbul’un son kalan içme suyu havzalarından birini daha bile isteye beton yığınlarının altında bıraktılar. Dünyada örneği yok ama rant uğruna yaptılar. Yazık ki ne kadar.
Marmara Denizi'nin Balıkesir Marmara Adası açıklarında 15 bin metrekarelik hayalet ağ çıkarıldı.
Deniz canlıları için ölüm tuzağına dönüşen ağlarda halen hayatta olan çok sayıda canlı kurtarılarak yeniden yaşam alanlarına bırakıldı.🐙
Ekiplerin emeğine, yüreğine sağlık.💙
Ancak hayalet ağlar bir sonuçtur.
Marmara Denizi'nde hâlâ sürdürülmesine izin verilen endüstriyel balıkçılık faaliyetleri, denizlerdeki ekolojik yıkımın başlıca nedenlerinden biridir.
Marmara Denizi çoklu ekolojik yıkım altında can çekişiyor.
Eğer gerçekten denizin yeniden yaşamla dolmasını istiyorsanız; Boğazlar ve Marmara Denizi'nde endüstriyel avcılığı süresiz olarak yasaklayın ve etkin biçimde denetleyin.
https://t.co/AP9TP0BGBH
Kemal Bey'e açık mektup...
#SenHepBöyleymişsin
Merhaba Kemal Bey,
Bilmem hatırlar mısınız? Siz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olduğunuzda odamıza gelmiştiniz; Dış Karakol Binası'na. Ve orada, basına kapalı bir bilgilendirme toplantısı düzenlemiştik sizin için.
Sizi İstanbul için donanımlı hale getirmek için üç gün çalışmıştık. O dönemin en büyük kent problemlerini neredeyse hap yapar gibi tek tek özetleyip, görseller eşliğinde size bir sunum hazırlamıştım. Hatta o zamanlar çok da yaygın olmayan flash belleklerden alıp sunuşu ona da kaydetmiştik.
O toplantıyı hiç unutmuyorum. Büyük bir masanın etrafında toplandık, hocalarımız da vardı yanımızda... Size sunum yapmaya başladım.
Önce sizin hakkınızdaki ilk gözlemimi ve izlenimimi aktarayım. Hani sonraları insanların "poker surat" diye bahsettiği o yüz ifadesiyle ilk kez karşılaşmıştım. Daha önce sizi hiçbir yerde canlı görmemiştim.
Sunuş boyunca sustunuz hiç bir soru sormadınız hatta mimik bile yapmadınız...Öyle bakıp durdunuz...
İstanbul'un meseleleri arasında üçüncü köprü de vardı. Biz size Boğaziçi köprülerini ve üçüncü köprüyü anlatırken birdenbire canlandınız ve bana şu soruyu sordunuz: "Peki üçüncü köprü yapılmazsa, Karadeniz Otoyolu karşıya nasıl geçecek?"...
Bir an dondum kaldım ve hayretler içinde baka kaldım size. Birden sesinizin çıkmasına mı şaşırdım, bilemiyorum ama ağzımdan aniden, "Ay, bunca sorunun içinde bu mu size dert oldu?" cümlesi kaçıverdi...
O gün anlamalıydık sizi Kemal Bey...
O gün anlamalıydım. Bugünkü proje hamlenizin ipuçları o günden belliymiş aslında...
.....
Ricamızdır…
Görenler görmeyenlere göstersin, duyanlar duymayanlara anlatsın:
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, yarın Cumhuriyetimizin kalbi Ankara’da partililerimizle, halkımızla bayramlaşıyor.
Milletimiz neredeyse biz oradayız.
Makamlarda, taş binalarda değil, milletimizin yanındayız!
Bekliyoruz…
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası / Güvenpark
Mahkeme “dur” dedi, iş makineleri hâlâ sahada.
Aybastı Perşembe Yaylası ile Korgan yaylalarındaki maden sahası tamamen tahliye edilsin.
Hukuk sadece halka değil, şirketlere de uygulansın.
“Belgrad Ormanı bir holdingin daha rant işgaline açıldı, Alarko ormanı çevirdi…”
Kuzey Ormanları Savunması (KOS) yaptığı açıklamada “İstanbul’un en değerli ekolojik koridorlarından biri olan yaklaşık 370 dönümlük mevkimiz, 150’ye yakın lüks villanın yapımı için fiilen işgale açılmıştır. Orman ekosistemi parça parça villa ve rezidans yığınlarına çevrilmek istenmektedir. Bakanlıklar, anayasal görevleri olan ormanı koruma görevini bir kenara bırakıp sermayenin lüks konut projelerine ‘yasal zemin’ hazırlama merciine dönüşmüştür.” dedi.
#BelgradOrmanınaDokunma
https://t.co/jkqLmF449e
Saye, Farsçada “gölge” demektir. Sayende ise “senin gölgende” anlamına gelir.
Sayende özgürüz,
sayende karanlıkta kalmıyoruz.
Sayende okuyoruz,
sayende söz hakkımız var.
Her şey senin sayende🇹🇷
DENİZ ÇAYIRLARINI SÖKME!
Bayram yaklaştı. Tatil sezonu başlıyor. Oteller, yazlıklar harıl harıl hazırlık yapıyor.
Umarız bu hazırlıkların içinde plajdaki, kıyıdaki deniz çayırlarını sökmek yoktur!
Geçmiş yıllarda kimi iş makinesi getirip deniz çayırlarını söktürdü, kimi deniz çayırlarını öldürsün diye denize torba torba sönmemiş kireç döktü.
Oysa deniz çayırı plajların daha berrak, temiz olmasının garantisi. Sayısız deniz canlısının barınağı, yuvası, korunağı! 1 m²'si her gün 10 litreden fazla oksijen üretiyor. Fosil yakıtlarla atmosfere gönderdiğimiz CO2 tutarak denizin dibine hapsediyor.
Lütfen plajda deniz çayırı gördüğünüzde sökülmesini, temizlenmesini istemeyin!
Korkuyorsanız, huylanıyorsanız, ayağınıza bir patik veya deniz ayakkabası giyin!
Otel sahibi ve yazlık yöneticilerine özel uyarı: Deniz çayırlarının hepsi koruma altında olan türlerdir. Deniz çayırı sökerseniz, zarar verirseniz çok yüksek tutarda cezaya maruz kalabilirsiniz!
Unutmayın sizin tatiliniz veya kazancınız evi deniz olanların kabusu, sonu olmamalı!
Deniz çayırı söküldüğünü, denize kireç veya başka bir madde döküldüğünü görürseniz lütfen 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak şikayetçi olun!
Bu hafta Gazete Oksijen ile birlikte yayınlanan Health&Wellness için konuştuğum @nipalm longevity'ye başka bir penceren bakıyor, yaşlılığın -evet yaşlılığın- getireceği fırsatlardan bahsediyor.
"Uzun yaşamak bir fırsat, şimdi nasıl yararlı olacağımızı düşünmeliyiz".
Birleşik Krallık Ulusal Yaşlanma İnovasyon Merkezi Direktörü Nicola Palmarini
Longevity'yi günümüzde moda bir kelime olarak nitelendiren Nicola Palmarini, meseleye farklı bir pencereden bakıyor: “Yaşlanmak bir problem değil. Dünya giderek yaşlanıyor, bunu kabullenip kendimizi oyunun dışında tutmadan topluma nasıl katkıda bulunacağımızı düşünmeli, eşit bir toplum yaratmalıyız. Zira uzun yaşam tıbbi bir şey değil. Hayatta bir amaca sahip olmak, daha aktif olmak demek"
Yeşim Nur Mantaş'ın (@yesimn) Nicola Palmarini ile röportajı Oksijen Health & Wellness özel yayınında.
https://t.co/zLaz39YW3q