Sevgili Çocuklar,
Ne yazık ki olumlu bir sonuç alamadık.
Sizin denize girebileceğiniz , kayalardan kopan keskin taşların ayağınızı kesmeden yüzebileceğiniz deniz oyuncaklarını bağışlayan bir üretici firma henüz bizi aramadı .
Bir süre sabredeceğiz .
Sonunda biz kazanacağız
Akşam saatlerinde leylek gelmiş ve yıkılan yuvasının olduğu yerde bekliyormuş. Antalya Serik’te bu konuyla ilgilenecek, konuyu yetkililere ulaştıracak anlatacak birileri yok mudur? Hızlı aksiyon almak adına
Zaten ülkemizde anneler bol bol et yedikleri için protein alımları yeterlidir, göğüsleri süt doludur, B12’leri de 400lerdedir o yüzden mental sağlıkları çiçek gibidir🌸 İkinci çocuğu yapmıyorlar çünkü onlar modern hayatın gönüllü kölesi olmuş, fıtratlarından uzaklaşmışlardır🌸🌸🌸🌸
Beşiktaş'ta kumpir ve midye yediği için bir aile zehirlendi, 2 minik çocukları yaşamını yitirdi!
İstanbul'un göbeği Beşiktaş'tan söz ediyoruz!
Bu haberin üzerine bir izleyicimizden şöyle bir ileti geldi:
"İsveç'te gıda mühendisi olarak çalışıyorum. Dün, işim gereği Rassf portalin Ekim-kasım raporunu inceliyordum ve Türkiye’den red edilen ürün sayısının Pakistan, Hindistan ve Çin ile yaristigini gormek beni derinden üzdü. Düşünün, muhtemelen en kaliteli ürünler Avrupaya yollanıyor. Türkiye'de yiyip içtiğiniz ürünleri düşünemiyorum bile."
Gerçekten biz ne yiyip içiyoruz?
Hocam biz ülkemiz için tertemiz düşünüyoruz. İmkan verilse çok büyük alanlarda zeytin , badem, ceviz dikmek isteriz. Bizim her kuruş sermayemiz doktor arkadaşlarımızın tasarruf ettiği küçük paralarından teşkildir. Destekleriniz çok kıymetli teşekkür ederim.
Bu işte bir #TerslikVar !!
Yasemin’in sesini iyi duyun !!
Bizim çocuklarımız için sesini çıkartan, gözünü karartan, acısını bile yaşayamayan bir Anne için hala mı kapatacağız kulaklarımızı !!
Ayağa kalk Türkiye !!
Ahmet’in ve çocuklarımızın yarınları için !!
Orman yangınlarına da etken olan havai fişeklerle ilgili hazırladığımız içerik. Bu ilkel, insanlığa yakışmayan eğlence şekline farklı bir açıdan bakmanıza neden olacaktır.
https://t.co/DvxJf43ZpN
Sevgili İzmir Halkı, Sizi Dayanışmaya Çağırıyorum,
Disk Genel İş Sendikası İzmir’de mantıklı hiçbir açıklaması olmayan bir grev sürecini, insanlarımızın günlük hayatını alt üst etme ve sağlıklarını bozmayı da göze alarak devam ettirme çabası içindedir. Bu esnada hem iş yapmaya çalışan arkadaşlarımız hem de belediye yöneticileri sık sık tehdit ve tacizlere maruz bırakılıyorlar. Bu baskı ve tehditlere boyun eğmem asla mümkün değildir. Grev bitsin diye çaba gösteriyorum, ancak makul olmayan, sorumsuzluk boyutunda taleplere kesinlikle “evet” diyemem.
Grev öyle ya da böyle son bulacaktır. Dayatmalarla değil hukukla, siyasi ve idari sorumluluğumuzla İzmir adına gerekeni yapacağız. Bu süreç içinde; Şehrimize ve insanlarımıza sahip çıkmak adına, grev sonlanana kadar sizlerden dayanışma ve destek bekliyoruz. Hep birlikte çevremizi temiz tutalım, duraklarda bekleyen hemşehrilemizle araçlarımızı paylaşmaya çalışalım. İzmir’in dayanışma kültürünü gösterelim.
Sevgili belediye çalışanları,
Grev hakkınıza sonuna kadar saygılıyım. Belediyenin daha fazla ücret ödeyebileceğine dair kanaatiniz varsa grev yapmaya devam edin. Ama, duyuyorum ki birçoğunuz mevcut durumdan yakınmakta. Sizlerin de yaşananlara anlam veremediğinizin farkındayım.
Kurmaya çalıştığım tek şey, mali disiplini olan bir belediye, kamu kaynağını doğru kullanan bir yönetim anlayışıdır; Hem İzmir’in hem çalışanlarımızın geleceği için bunu yapmak zorundayım. Burada görev size düşüyor. Lütfen sendika yetkililerinin makul tekliflerle gelmesi için elinizden geleni yapın, hepimiz için çok geç olmadan.
Bazen düşünüyorum; “torunum süt kuzusu Asude’m keşke doğmasaydı” diyorum. Doğmasaydı da 6aylık ömründe bu acıları çekmeseydi,.dile kolay 8 gün enkaz altında,annesinin kollarında. Muhtemelen anneciği ve babası kendinden önce hayata veda etmiş,çünkü bebekler daha uzun dayanıyor..Bir bebek düşünün altındaki bezi bile çıkarılmadan siyah bir torbaya konulup defnedilmiş,tüm bunlar yaşanmışken kim bebek ister? Bebeği bırakın bazen keşke ben de doğmasaydım diyorum..Evlatlarım gitti bari biraz avunmam için adalet verin ..Hiç mi kıymeti yoktu bizim çocuklarımızın ?
Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
İsrail'e Bakü-Ceyhan boru hattı üzerinden petrol sevkiyatımız devam ediyor. Yani, Gazze'yi ve Suriye'yi bombalayan jetlere yakıt ikmali yapmayı sürdürüyoruz. Bu ticaretten varil başına 1,27$ dolar kazanan BOTAŞ, direkt Erdoğan'a bağlı.