@06melihgokcek Başkanım biz sizi çocuklugumuzdan beri biliriz.. Sözünün ardında duran belgesiz konuşmayan yıllar gecmesine ragmen hala peşinden sizi cekemeyen binlerce köpeği havlatan efsane başkanımızsın
Mustafa Varank kitabın ortasından konuşmuş yine.
“Komedi adı altında Mustafa Kemal Atatürk'ün şahs-ı manevisi rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenlerle;
Komedi adı altında Alevi vatandaşlarımız rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenler;
Komedi adı altında İslamın kutsallarına hakaret edildiğinde, bir bakıyorsunuz ne var bunda ifade hürriyeti deyip, utanmadan üzerine iktidarı suçluyorlar.
Hadi oradan ikiyüzlüler!”
9 yıl oldu hafızamızdan şu sahneyi de sözleri de hiç silmedik.
"İnsan bir kere ölür, adam gibi ölür."
251 şehidimize saygı ve rahmetle...🇹🇷
#15Temmuz#15TemmuzDestanı
Dikkat ederseniz CHP’siyle, medyasıyla, diğer yapılarıyla muhalefet tarafı, gerek diploma gerekse yolsuzluk-hırsızlık meselesinde yargının ortaya koyduğu iddialara asla cevap veremiyor.
Bunun yerine konuyu siyasi sloganlara hapsederek milleti aldatma kolaycılığına kaçıyorlar.
Muhalefetin kendi iç kavgalarını veya hukukla olan sıkıntılarını ülkenin en önemli meselesi gibi gösterme gayreti, riyakârlığın dik âl��sıdır.
Hırsları ve ihtirasları âdeta akıllarını esir almış durumda.
Polisimize saldıracak; hâkime, savcıya, mahkemelere tehditler savuracak kadar muvazeneyi yitirmiş vaziyetteler.
Deseler ki “kardeşim, bu diploma alın teriyle, usulüne uygun şekilde alınmış bir belgedir”, bunu ilgili arkadaşlarımız vasıtasıyla ve hukuki argümanlarla konuşup tartışmak mümkün.
Aynı şekilde deseler ki “kardeşim, belediyede hiçbir hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlük, haksızlık, karanlık ve karmaşık ilişki yok”, bunu da yine işin erbabı vasıtasıyla ve hukuki deliller ışığında konuşup tartışmak mümkün.
Ama bunları yapmıyorlar, yapamıyorlar çünkü hepsinin ve çok daha fazlasının doğru olduğunu, gerçek olduğunu en iyi kendileri biliyor.
Hatta bu bilgi ve belgelerin çoğunun bizzat kendi partilileri tarafından yargıya aktarıldığının da farkındalar.
Kamuoyu önünde timsah gözyaşları döken CHP yöneticilerinin çoğunun, parti içi çekişmede rakip eledikleri için kapalı kapılar ardında sevinçten yerlerinde duramadıkları da ortadadır.
Bir kez daha söylüyorum: CHP’nin meseleleri ülkenin ve milletin değil, kendi genel merkezlerindeki bir avuç muhterisin konusudur.
Bizim ne şahsen ne parti ne de ittifak olarak muhalefetin müsamerelerine ayıracak vaktimiz yok.
Bizim havanda su döverek boşa harcayacak zamanımız, pervasızca etrafa saçacak kirli ve karanlık para kulelerimiz de yok.
AK Parti olarak biz ülkenin gerçek gündemiyle meşgulüz.
Biz sadece işimize bakıyoruz, hedeflerimize odaklanıyoruz.
Hamdolsun 23 yılımızın her günü, her anı bu şekilde ülkemize sayısız eser ve hizmet kazandırarak geçti.
81 vilayetimizin her karışına yatırımlarımızla mührümüzü vurduk.
Türkiye Yüzyılı’nın inşasına giden yoldaki engelleri sabırla ve kararlılıkla tek tek ortadan kaldırdık.
Bu şekilde de yola devam ediyoruz.
#ÖNEMLİ. !!!
Arkadaşlar CHP’li Özgür Özel’in kışkırtmaları sonrası provokatörlerin polisimizi hedef almaları ve sokak çağrısına yönelik #DevletiminYanındayım etiketine yazalım hep beraber.
- İlk şikayet eden CHP’li
- İhbar eden CHP’li
- Sokağa çağıran CHP’li
- İtirafçı olan CHP'li
- Yurt dışına kaçan CHP'li
Ama suçlu Türk Devleti öyle mi :)
Dikkat ettiniz mi Gökhan Özoğuz, Cem Yılmaz, Fazıl Say ve Tarkan gibi ünlüler Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması hakkında paylaşım yapmadılar.
Sizce neden acaba?