DİYARBAKIR TARİHİ BÜYÜK, YÖNETİMİ KÜÇÜK BİR ŞEHİR Mİ OLACAK?
Diyarbakır gibi köklü bir tarihe, büyük bir nüfusa ve bölgesel bir güce sahip bir şehrin en büyük talihsizliği, büyüklüğüne yakışmayan bir yönetim anlayışıdır.
Koca bir yaz geçti! Bir kavşağı bitirmek, bir trafik sorununu çözmek bu kadar mı zor? Üstelik söz konusu olan sıradan bir şehir içi yolu değil; Diyarbakır'ı ulusal ve uluslararası ulaşım ağlarına bağlayan hayati bir güzergâh!
Aylar süren çalışmaların sonunda ortaya çıkan sonuç ne? Vatandaşın çilesi, bitmeyen kuyruklar, aksayan ulaşım ve sorunu çözmekten uzak yarım yamalak bir kavşak! Tam insanlar rahat bir nefes alacak derken aynı yol yeniden tek şeride düşürülüyor.
Soruyorum: Bütün yaz boyunca ne yapıldı da çalışmalar için okulların ve üniversitelerin açıldığı dönem mi beklendi?
Üniversite öğrencileri derslerine yetişemiyor. Bölgenin tamamına hizmet veren Tıp Fakültesine doktorlar, hastalar ve ambulanslar zamanında ulaşmakta güçlük çekiyor. İnsanların eğitimini, sağlığını ve günlük hayatını doğrudan etkileyen bir ulaşım sorunu karşısında hâlâ seyirci kalınıyorsa burada ciddi bir yönetim ve koordinasyon sorunu var demektir.
Bir kavşağı zamanında bitiremeyen, şehrin ana ulaşım arterlerini sağlıklı biçimde yönetemeyen bir anlayış, Diyarbakır'ın geleceğini nasıl planlayacak?
Diyarbakır bir çevre yolunu hak etmiyor mu? Şehrin büyümesi, nüfusunun artması, bölgenin yükünü taşıması belli ki bazı yöneticilerin gündeminde yeterince yer bulmuyor. Her gün trafik çilesi çeken vatandaşın sorunları, belli ki karar vericilerin öncelikleri arasında hak ettiği yeri alamıyor.
Bir de yıllardır açılması beklenen Şeyh Said Bulvarı var. Yıllar geçiyor, beklentiler büyüyor; fakat ortada vatandaşın görebileceği somut bir sonuç yok. Projeler konuşuluyor, vaatler sıralanıyor; ancak Diyarbakırlı yine trafikte bekliyor.
Artık yeter!
Başta Karayolları olmak üzere, sorumluluğu bulunan bütün kurumlar ve ilgili belediyeler bu tablonun sorumluluğunu üstlenmelidir. Hangi çalışma neden gecikti? Neden yaz döneminde tamamlanamadı? Neden trafik yükünü azaltacak kalıcı çözümler üretilmiyor? Vatandaş bu soruların cevabını hak ediyor.
SAYIN MİLLETVEKİLLERİ, SİZE DE SÖZÜMÜZ VAR!
Bu halk sizi Ankara'da koltuk işgal etmeniz, protokollerde görünmeniz veya yalnızca seçim zamanı hatırlanmak için seçmedi. Sizi Diyarbakır'ın hakkını savunmanız, şehrin sorunlarını çözmeniz ve bu halka hizmet etmeniz için gönderdi.
Ankara'da siyaset yapmak yetmez; Diyarbakır'da sonuç üretmek zorundasınız!
Şehrin ulaşım sorunları yıllardır ortadayken hangi somut adımları attınız?
Çevre yolu meselesinde hangi aşamaya geldiniz?
Başta Elazığ yolu ve Seyrantepe-Silvan yolu gibi şehrin ana arterleri bu hâldeyken ilgili kurumları harekete geçirmek için ne yaptınız?
Bu kadar önemli bir konuma sahip bir şehrin otobanının, hızlı treninin olmaması herkesin ayıbı!
Milletvekilliği yalnızca unvan taşımak değil, sorumluluk üstlenmektir. Şehrin sorunlarını görmezden gelmek, çözüm üretmemek ve her şeyi olağan kabul etmek bu sorumlulukla bağdaşmaz.
Bu şehrin insanı daha iyi yolları, planlı ulaşımı ve daha yaşanabilir bir hayatı hak ediyor. Bunun için kimsenin lütfuna ihtiyacımız yok; görevini yapan yöneticilere ihtiyacımız var.
Diyarbakır küçük düşüncelerin, günü kurtaran projelerin ve bitmeyen mazeretlerin şehri değildir!
Ya bu şehrin büyüklüğüne yakışır bir yönetim anlayışı ortaya koyun ya da neden çözüm üretemediğinizi bu halka açıklayın!
Çünkü Diyarbakırlı artık beklemekten, trafikte zaman kaybetmekten ve her yeni çalışmada aynı çileyi yaşamaktan bıktı.
Bu şehir sahipsiz değildir. Bu halkın sabrı, yöneticilerin sorumluluktan kaçışına sınırsız bir mazeret olamaz!
@RTErdogan@Akparti@akpartidbakir@UABakanligi@KarayollariGM@MSTanrikulu@GalipEnsarioglu@a_uraloglu@mehmetsaityaz@Kepoluasuna@serrabucak@KarayollariGM
Ömrümüze dolu dolu bir sayfa daha ekledik. Bu toprakları vatan kılan, kültürümüzü harmanlayan yıldız şairlerine ve eserlerine odaklandık.
Bir tarihi eser kadar veya daha çok öneme sahip olan bu kahramanları mezarlarıyla, türbeleriyle tekrar var kılana dek daha çok çalışmalıyız. Gelecek nesillere onları tüm imkanlarımızla aktarmalıyız.
Bazılarına rahmetle:
Aşık Çelebi, Hayali, Mesihi İsa (Priştine), Bosnalı Alaeddin Sabit - SÂBİT, Hayreti, İshak Çelebi, Usuli, Taşlıcalı Yahya, Adni - Mahmud Paşa, İshak Çelebi Kılıçzade, Suzi Çelebi, Niyazi Mısri
Osmanlı Avrupası’nda Edebiyat, 1400-1800
04-05 Eylül 2026
Üsküp, Kuzey Makedonya
Değerli Dr. Emrah Gökçe (@bercestebeytler) hocamın, kültür dünyamıza büyük katkı sunan yeni eserinin yolu açık, okuru bol olsun. Kitabı tarafıma ulaştırma nezaketinde bulundukları için müteşekkirim.
Hikmet Akademik Edebiyat Dergisi’nin 23. Sayısı (GÜZ 2025) yayımlandı. Yeni sayıya aşağıdaki bağlantı aracılığıyla ulaşabilirsiniz.
Katkı sunan editör kurulu, hakem ve yazarlarımıza teşekkür ederiz.
@ahmettanyildiz@HikmetAkademik
🔗🔗🔗
https://t.co/g23qfltwFd
Hikmet Akademik Edebiyat Dergisi’nin 22. Sayısı (BAHAR 2025) yayımlandı. Yeni sayıya aşağıdaki bağlantı aracılığıyla ulaşabilirsiniz.
Katkı sunan editör kurulu, hakem ve yazarlarımıza teşekkür ederiz.
@ahmettanyildiz@HikmetAkademik
🔗🔗🔗
https://t.co/6lwjkJzz3f
Bu sayımızda 22 ilmî makale ve 1 kitap değerlendirme yazısı bulunmaktadır. 2025 Bahar sayımızın saha araştırmalarına hayırlar getirmesini temenni ediyoruz.
Saygılarımızla.
Vefatının 101. yılında Ali Emiri Efendi’yi rahmetle yad ediyoruz.
Vefatının 100. Yılı münasebetiyle yayımladığımız özel sayı ile birbirinden değerli yazılarla merhum Ali Emiri Efendi’yi yad ettik.
Mekanı cennet olsun.
@ahmettanyildiz
https://t.co/PpfGMhVGAi
Savaş bitti. Tarih sizi barbar; bir avuç insanı da kahraman olarak yazdı. Gazze direnişin sembolü oldu.
İsmail’e, Yahya’ya , Rim ile dedesine ve cümle şühedâ’ya rahmet niyazıyla.
“cümle şehitlerin omuzlarında”…
Vefatının yıl dönümünde M. Orhan Okay’ı rahmetle yad ediyoruz.
2020 yılında kıymetli öğrencileri ve akademisyenlerin katkılarıyla hazırladığımız sayıyı merhum Hocamızın aziz hatırasına armağan etmiştik.
Mekanı cennet olsun…
https://t.co/3jD5Kr2ldB
Dağ mı çarpmış göğsüme, açılmıyor gözlerim
Dedem güzel öldüm ben, tutsam da sakalını.
Ah! Hiç sorma Tarık’ı, son bir kez öpemedim
Dedem gamzem bal tası Gazze’m şehid kovanı.
#HalidNebhan