“İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.”
Millî Savunma Bakan Yardımcımız Sayın Alpaslan Kavaklıoğlu Beyefendi’nin muhterem eşi Gonca Kavaklıoğlu Hanımefendi’nin vefatını teessürle öğrendim.
Merhume Ablamıza Cenâb-ı Allah’tan rahmet; başta Sayın Bakanımız olmak üzere kıymetli ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Mekânı cennet, makamı âli olsun. 🤲
@alp_kavaklioglu #Türkiye 🇹🇷
Sübhânallâh..
Şehit Ayla Kara öğretmenimiz saldırı esnasında çocukların üstüne kapanarak onları koruduğunu öğrendim.
Ne demişti merhum Nurettin Topçu: “Öğretmen, bu hayatı yaşamayı değil, ona hizmeti tercih ile seçmiş fedakâr varlıktır.”
Tüm varlığıyla kendisini Peygamber mesleğine vakfeden canım öğretmenimiz mekânın cennet olsun, Efendimize (sav) komşu eylesin. Olay sonrası kalp krizi geçiren refîkine de Rabbimden şifalar dilerim, cennetinde buluştursun.
TOKİ’nin 500 Bin Sosyal Konut Projesi’ne katılmak, aşağıdaki gerekçelere binaen caiz ve meşrudur:
1.Proje, dar ve orta gelirli vatandaşların konut sahibi olmasını hedeflemektedir. Bu hedef, projenin hikmet ve maslahat temelli bir yaklaşımla tasavvuruna imkân sağlamaktadır. Fıkhî hükmün belirlenmesinde tasavvur da önemli ölçüde etkilidir.
2.Konutların nitelikleri, büyüklükleri, fiyatları, aylık ödenecek taksit tutarları ve toplam ödeme vadesi baştan açıkça belirlenmiştir.
3.Borç bakiyesinde ve buna bağlı olarak taksit ödemelerinde her altı ayda bir artış yapılacak olması, fiyat belirsizliği gerekçesiyle sözleşmenin fâsit sayılması sonucunu doğurmaz. Her ne kadar periyodik artışlar, nihai bedelin kesin olarak öngörülmesini güçleştirse de bu artış oranı, marûf bir endekse bağlanmak suretiyle bütünüyle belirsiz bırakılmamıştır. Fıkıh kurallarına göre cehâlet-i fâhişe yani tarafları mahkemeye başvuracak derecede anlaşmazlığa düşürecek olan ciddi bir bilinmezlik sözleşmeyi bozar. Söz konusu projedeki taksit artırımları, bir önceki 6 aylık dönemde gerçekleşmiş olan memur maaş artış oranına göre yapılacağından buradaki bilinmezlik, cehâlet-i yesîredir yani herkesin kabul edip katlanabileceği düzeydedir. Bu ölçüdeki bir bilinmezlik ise fakihlerimize göre akdi ifsat etmez. Diğer taraftan memur maaşlarının artış oranında enflasyon dikkate alındığından taksitlerde bu oranda yapılacak bir artırım, paranın/alacağın değer kaybından kaynaklanan haksızlıkların kısmen telafisi anlamına da gelecektir.
4.Taksitleri ödeyememe durumunda söz konusu olacak yaptırımlar (ki TOKİ projelerinde üst üste iki ay ödememe durumunda sözleşmede yazılı olan oranda gecikme faizi ödenmektedir) bahsedilen akdi iki sebeple baştan geçersiz hale getirmez. a) Şu an itibariyle ödeyememe durumu bir vehimden yani gerçekte olmadığı halde varmış zannından kaynaklanmaktadır. Fıkhın yerleşik bir ilkesine göre “Tevehhüme itibar yoktur”. Kaldı ki bu projede zaten dar ve orta gelirli vatandaşların ev sahibi olması amaçlandığı için taksit tutarları da düşük tutulmuştur. b) Bu yaptırım, cezaî şart kabîlindendir. Tarafların haklarını korumaya ve sadece fiilen gerçekleşen kaybı telafiye yönelik makul düzeyli cezaî şartlar, reel faiz sayılmaz ve akdi ifsat etmez.
En doğrusunu Yüce Allah bilir.
Bilinci ve idraki açık olanlara Gazze çok şey öğretti. İmandan üstün bir gücün olmadığını, asaleti, izzeti, direnişi, beşerin önünde eğilmemeyi ve daha nicelerini. İddianın ispatlandığı, teorinin uygulamaya konulduğu mektep olan Gazze, Allah'ın izniyle zafere kadar öğretecek.
Sumud yolcularını sağ selamet menzillerine ulaştır Allahım!
Onları engellemeye, zarar vermeye yeltenen azgın zalimleri, Musa aleyhisselamı ve onunla birlikte iman edenleri kurtarıp firavunu ve zalim tayfasını helak ettiğin gibi onları da denizin dibine batır, helak et Allahım!
İlk günden itibaren aralıksız bir şekilde Gazze'ye ses olanlardan Allah razı olsun. Rabbim onlara Gazze'ye nefes, siyonazi yamyamlarına ve onların vicdansız destekçilerine kabus olmayı da nasip etsin.
Dünyanın en üstün nimeti Allah'ı tanımak ve sevmektir. Bu, dünya cennetidir.
Âhiretteki en üstün nimet Allah'ı görmek ve Onunla konuşmaktır. Bu da cennetin cennetidir.
Dünya cennetine girmeden, âhiret cennetine girilmez.
"Rabbimiz bize dünyada da iyilik ver, âhirette de."
Hür dünyanın bütün vicdân sahiplerine,
Bugün, gün boyu Gazze'deki yetkili kişilerden çok acı haberler aldım.
Gazze'deki büyük mezalim, tahammülü hatta tasavvuru dahi mümkün olmayan bir safhaya girmiştir. Başka siyasi ve insani krizlere odaklanarak Gazze'deki trajediyi geri planda bırakan kamuoyuna mevcut durumu ilan etmeyi insani bir vazife biliyorum.
Birkaç yıldır devam eden ağır bombardıman, toplu yıkım ve soykırımla beraber Gazze'de su, yiyecek ve ilaç başta olmak üzere temel hayatî ihtiyaçlar konusunda büyük bir mahrumiyet yaşanmaktaydı. Bu mahrumiyet son haddine ulaşmış durumdadır. Bebeğinden ihtiyarına, yaralısından hastasına, bütün Gazzeliler topyekün bir açlıkla karşı karşıyadır.
Uzun süredir açlığa direnen çocuklar, yaşlılar ve hastalar ölmektedir. Sınırlarda ihtiyacın binde biri dahi olmayan yardımların tabiri caizse damla damla dağıtılması nedeniyle büyük bir kaos oluşturulmaktadır. Şerefli Gazzeliler çocuklarına götürebilecekleri bir lokma için itiş kakış içine girmek zorunda bırakılmakta ve küçük düşürülmektedir. Dünya tarihinin en şerefli mücadelelerinden birini vererek her halükarda ayakta kalan bir halk, silahlı askerlerin karşısında yerlerde süründürülerek, aşağılanmaktadır. Yüzlerce kişi yiyeceğe ulaşmak isterken, hunharca katledilmektedir.
Bu açlık, tabiî bir afetin neticesi değildir. Alçakça uygulanan bir soykırım mühendisliğinin son aşamasıdır.
Değerli dostlar,
Süre tükenmektedir... Hayat tükenmektedir... Onur tükenmektedir...
Başta ilk günden itibaren Gazze'nin sesini tüm insanlığa duyuran Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm yetkililere tarih boyunca insanlığın vicdan yükünü omuzlayan aziz milletimizin her ferdine sesleniyorum.
Lütfen tüm önceliklerimizi değiştirerek insanlığı bir kez daha Gazze'de yaşanan büyük trajediye yöneltelim.
Bu mutlak şer ve kötülüğe derhal müdahale edilmediği takdirde, -tıpkı Bosna gibi- bütün insanlığın utançla anacağı bir Gazze'miz olacak!
Vallahi ahirette Gazze'den sorulacağız!
Vallahi ahirette bunun hesabını veremeyeceğiz!
Derdi adalet olanın gündemi erdemler olmalıdır. Zira adalet sonuçtur; erdemler ölçüsünde tecelli eder (iffet+şecaat+hikmet = adalet). Kem âlât ile kemâlât olmaz; erdemler bakımından nâkıs/kusurlu olandan kâmil adalet umulmaz.
RAMAZAN KAZANIMLARI
Dua nöbeti,
Empati yapma,
Sabrı kuşanma,
Acziyeti hissetme,
Fabrika ayarlarına dönme,
Nimetlerin önemini anlama,
İnfak ile cimrilikten sıyrılma,
Haramları terk etme alıştırması,
Kur'an ile aradaki engelleri kaldırma,
Tövbe ile günah yüklerinden kurtulma.
Ne demişti Salâheddîn Eyyûbî Richard'a yazdığı Kudüs mektubunda: "Sizin işgaliniz geçicidir. Müslümanlar zaafa düştüğü için buraları ele geçirdiniz. Savaşacak gücümüz olduğu müddetçe size burada rahat yok." Allah Şam gibi özgür Kudüs'e kavuşmayı da nasip eylesin.