Türkiye'deki vatandaşın sahil hakkını gasp edenler sadece bununla yetinmiyorlar.
Halka ait, kapatılamayan plajlardaki kumları da her sene çalıyorlar.
Antalya'daki halk plajlarından yüzlerce kamyon sahil kumu çalındı.
Bu kumlar binlerce yılda oluşuyor ve her sene çalıp başka yerlere satıyorlar.
Antalya'da tespit ettiğim plajdaki kumlar bitmiş, birçok yerinde gölet olmuş. Vatana ihanet sadece silahla olmaz.
Türkiye'de vatandaşın SAHİL HAKKI GASP EDİLİYOR. Ve bu gasp gizlice yapılmıyor, herkesin gözü önünde gerçekleşiyor.
İlgili bakanlıklar, belediyeler bu gaspı izliyorlar.
4 tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin sahil bölgelerine kim olduğu belirsiz insanlar çöküyor.
Bu haber için İzmir'deki beach club dedikleri yerlere bizzat girdim ve sahile girmek için bu şahıslara 8 bin TL ödemek zorunda kaldım. Bunu vermezseniz içeriye alınmıyorsunuz.
SAHİLLER VATANDAŞIN ANAYASAL HAKKIDIR.
Vatandaşın bu hakkını gasp edenler memlekette sahil alanı bırakmamışlar. Antalya, İzmir, Muğla...
Her şehrin en güzel sahillerine KM'lerce çökülmüş.
İspanya ise sahillerinin her noktasını 20 yıl boyunca korumuş ve İspanya'da da 'SAHİLLER HALKINDIR' kanunu var.
Aynı yasalar Türkiye'de de olsa, herkesin gözü önünde milletin hakkı GASP EDİLİYOR. Tüm bu sahil noktalarını tek tek inceledim.
Bu çalışmamın daha fazla insana ulaşması için beğenip paylaşabilirsiniz. Bu gaspların tüm belgelerini paylaşmaya devam edeceğim.
Yaptığım belgeselin 20 dakikalık halini Youtube'da paylaştım: https://t.co/yurMUQTbHB
İspanya ve Türkiye'nin sahil bölgelerinde çektiğim görüntülere bakın:
• 1. görüntü Türkiye - İzmir 🇹🇷
• 2. görüntü İspanya - Mallorca 🇪🇸
İspanyol hükümeti ve belediyeleri, hiçbir sahil alanının işgaline İZİN VERMEMİŞ. VATANDAŞIN HAKKINI KORUMUŞ.
Türkiye'de ise milyonlarca insan dar halk plajlarına sıkıştırılmış.
İki görüntüyü de ben çektim. Herkesin gözü önünde bu milletin hakkına giriliyor.
🇪🇸 İspanya'da dünyanın en güzel sahillerine 0 TL vererek giriyorsunuz.
🇹🇷Türkiye'de ise kapatılan sahillerde ya otel müşterisi olmak zorundasınız ya da oralara çökenlere en az 3 bin TL ödemek zorundasınız.
Türkiye'de vatandaşlar ağır vergiler öderken sahil hakkı bir grup şahsın eline verilmiş.
Ne bakanlık ne de belediyeler adım atıyor. Hiçbir partiden kişi bununla ilgili adım atmıyor.
Bu hak sizin hakkınız bunu normalleştirmeyin en azından hangi partiye oy verdiyseniz onun yetkililerine hesap sorun. Bu iş böyle giderse hiçbir noktadan denize giremeyeceksiniz.
Bu belediyeler siyasiler birbirini yemekten başka işe yaramıyorlar. Bunlara hesap sorması gereken sizlersiniz. O deniz ve sahiller hepinizin.
@izmirbld@csbgovtr@cesmebld@Akparti@herkesicinCHP@yenipartiyiz
Okuldan artan zamanlarımda, Anadolu'da köy köy gezerek halk müzikleri kaydeden sıradan bir müzik öğretmeniyim. Kayıtlarımı tüm dünya tanısın istiyorum. Sizden ricam bunu retweetlemeniz. Ayrıca kanalıma abone olmanız için link:https://t.co/uGfixT0jMs
Remzi’ye ya da Suadiye’ye özgü bir şey değil bu. Önümüzdeki günlerde kitapçılar birer birer kapanacak.
Adını koymak, açıklamak güç; ama gözümüzün önünde kültürel bir çağ değişimi gerçekleşiyor. Beşerî, iktisadi, siyasi ve teknolojik pek çok eksen aynı anda yer değiştiriyor.
Belki de anahtar kelime: Hız.
Kitap, insanın dünyayı ve kendini anlama, keşfetme çabasının başlıca araçlarından biri olmaktan çıkıyor.
Bir de işin maddi tarafı var: Kitap ekonomik olarak aşırı külfetli olmaya başladı. Sebepler çok ve hepsi birbirine içkin.
Ekran mesaisi 10+ saatten az olan kimse kaldı mı?
Henüz Şehir Hatları Gen. Müdürüydü. Tanışmıyorduk. Emirgan İskelesi’nin bakımsız olduğunu tadilat beklediğimizi yazdım. Bir ay içinde yenilendi. Teşekkür için götürdüğüm kazağı kabul etmedi. “O zaman İskeleye bir saat alayım” dedim “O olur ve onu birlikte asalım” dedi. Geldi, birlikte astık. Hayatımda bürokratlardan gördüğüm en zarif davranıştı. Sanırım suçu da budur . #SinemDedetaş
Oğuzhan Uğur gözaltına alınmadan önce kaydettiği videoyu bu sabah paylaştı... tek tek tüm iddialara somut bilgilerle yanıtlarını veriyor, yaşadıklarını hep yaptığı gibi en şeffaf haliyle aktarıyor... işine, ailesine, sevdiklerine en kısa sürede döner umarım.
İspanya, İtalya, Almanya vb. Avrupa ülkelerinin vize randevularını bot yazılımlarla kapatan sözde vize şirketleri:
Vatandaşın ücretsiz olan vize randevu hakkını 250 Euro’dan 400 Euro’ya kadar satıyor. Siz aylarca bekleyi, alamazken bunlar sizin hakkınızı pazarlıyorlar.
Kısaca: Bir karaborsa sistemi kurmuşlar.
Bu şirketlerden randevu almazsanız randevu bulmanız neredeyse imkânsız. Randevular saniyeler içinde tükeniyor.
Bu korsan vize şirketleri yılda milyonlarca dolar kazanıyor.
Avrupa Birliği yetkililerine bu hafta gönderdiğim delillerin ardından inceleme başlatıldığını söylediler.
Umarım bu video bir ihbar olarak kabul edilir ve Türkiye’de bu kişiler hakkında soruşturma başlatılır.
Yaptığım bu çalışmaların gündem olması ve devamı için beni takip edip, videolarımı paylaşabilirsiniz.
🔴#SONDAKİKA | VİZE RANDEVULARINI KARABORSADA SATAN ŞAHISLAR HAKKINDA İNCELEME BAŞLATILDI.
Tüm vatandaşlardan ricam bu şekilde para ödediğiniz karaborsacı şahısların konuşmalarını ve dekontları bana iletin.
Her işimi bırakacağım Vatandaşı soyan bu şahsılarla uğraşacağım.
Desteğiniz için teşekkür ederim lütfen çalışmayı Instagram’dan yayın.
Karaborsacıların reklamını yapan şahısların herbirini ihbar edeceğim.